BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ahmed Cevdet Pâşa

Ahmed Cevdet Pâşa

“Ehl-i sünnet fırkasının dört mezhebi, îtikatça, birbirinden ayrı değildir. Hepsi Ehl-i sünnet olup, îmanları, inanışlarının temeli birdir...”



Ahmed Cevdet Pâşa 1238 [m. 1823] de Bulgaristan’da, Rusçuk yakınlarındaki Lofça kasabasında dünyaya geldi. 1312 [m. 1894] senesinde vefât etti. (Mecelle) adındaki kitâbı hâzırlamakla, İslâmiyete büyük hizmet etmiştir. “Ma’lûmât-i nâfi’a” kitâbında şöyle yazıyor: Ehl-i sünnet fırkası, ibâdet bakımından dört (Mezhep)e ayrılmıştır: Birincisi, (Hanefî mezhebi) olup, İmam-ı Âzam Ebû Hanîfe Numân bin Sâbit mezhebidir. İkincisi, (Mâlikî mezhebi) olup, İmam-ı Mâlik bin Enes mezhebidir. Üçüncüsü, (Şâfi’î mezhebi) olup, imam-ı Muhammed bin İdrîs Şâfi’î mezhebidir. Dördüncüsü (Hanbelî mezhebi) olup, Ahmed ibni Hanbel mezhebidir. Bu dört mezhep, îtikatça, birbirinden ayrı değildir. Hepsi Ehl-i sünnet fırkasında olup, îmanları, inanışları, dinlerinin temeli birdir. İslâm milletinde bu dört imam; büyük, herkesçe kabûl edilmiş, inanılır müctehidlerdir. Yalnız şeriat yâni iş bakımından, bazı ufak şeylerde ayrılmışlardır... Bu dört mezhebin hâli, bir şehir ahâlîsinin hâline benzer ki, önlerine çıkan bir işin nasıl yapılacağı kanûnda bulunmazsa, o şehrin eşrâfı, ileri gelenleri toplanıp, o işi kanûnun uygun bir maddesine benzeterek yaparlar. Bâzen uyuşamayıp, bazısı devletin maksadı, beldeleri tâmîr ve insanların rahatlığıdır der. O işi, rey ve fikirleri ile, kanûnun bir maddesine benzetir. Bunlar, Hanefî mezhebine benzer. Bazıları da, devlet merkezinden gelen memurların hareketlerine bakarak, o işi, onların hareketine uydurur ve devletin maksadı, böyle yapmaktır derler. Bunlar da, Mâlikî mezhebine benzer. Bazıları ise kanûnun ifâdesine, yazının gidişine bakarak, o işi yapma yolunu bulur. Bunlar da, Şâfi’î mezhebi gibidir. Bir kısmı ise, kanûnun başka maddelerini de toplayıp, birbiri ile karşılaştırarak, bu işi doğru yapabilmek yolunu arar. Bunlar da, Hanbelî mezhebine benzer... DOĞRUYU BULANA MÜKÂFÂT İşte şehrin ileri gelenlerinden her biri, bir yol bulur ve hepsi, yolunun doğru ve kanûna uygun olduğunu söyler. Kanûnun istediği ise, bu dört yoldan biri olup, diğer üçü yanlıştır. Fakat, kanûndan ayrılmaları, kanûnu tanımadıkları için, devlete karşı gelmek için olmayıp, hepsi kanûna uymak, devletin emrini yerine getirmek için çalıştıklarından, hiçbiri suçlu görülmez. Belki, böyle uğraştıkları için, beğenilir. Fakat, doğrusunu bulan daha çok beğenilip, mükâfât alır. İşte dört mezhebin hâli de böyledir...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT