BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Her an Allah’a muhtacız

Her an Allah’a muhtacız

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: [Dünkü hadis-i şerifin açıklamasına bugün de devam ediyoruz.] Allahü teâlâya, muhtaç olduğun kadar itaat et: Hangi an muhtaç değiliz ki?



Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: [Dünkü hadis-i şerifin açıklamasına bugün de devam ediyoruz.] Allahü teâlâya, muhtaç olduğun kadar itaat et: Hangi an muhtaç değiliz ki? Organlarımızın, hücrelerimizin çalışmasında muhtacız. Havaya, gıdaya, güce, kuvvete muhtacız. Gerek iç dünya yani vücut bakımından, gerekse dış dünya bakımından muhtacız. Havadaki oksijen ve karbondioksit oranları biraz değişse, dünyadaki herkes ölür. Kalbimizin atışı değiştiği zaman şuurumuz yerinden gider, söylediklerimizi bile unuturuz. Her an, her nefeste, her bakışta, Cenab-ı Hakk’ın kudretine muhtacız. Teknik ilerlemesine rağmen, henüz bir hücre bile tamamen anlaşılmış değildir. Kâinatın her tarafı ilâhi bir hârikadır. Vücudumuz bir hârika! İçeride neler neler oluyor! Elin bir hareketi, milyonlarca işten meydana geliyor. İnsanın beyninde, şuurlu bir işi yapmak bir şeye karar vermek için milyonlarca sinir hücresi, o anda o işe konsantre olur. Sübhanallah! Nasıl bir işlem yapıyorlarsa, beyindeki o bilgisayar her an, her söylediğine uygun kararlar alıyor. İnsan beyninin fonksiyonlarını yerine getirecek bir bilgisayar yapılamaz. İnsanda ruh vardır. En mükemmel bir bilgisayarda ruh olmaz. Diyelim ki böyle bir bilgisayar yapılsa, dağlar kadar büyük olması gerekir, ama yine de ruhu olmadığı için işe yaramaz. Çünkü birinin, düğmelerine basıp onu idare etmesi lazım. Zira komut verilmeden kendi kendine bir şey yapamaz. (Filan şey filan işi kendi kendine yapıyor) demek kadar yanlış bir şey yoktur. O hâlde beynin bilgisayarı, bu kadar hesabı kendi kendine mi yapıyor? Yaptıran kim? Demek ki, Allahü teâlâya muhtaç olmadığımız an yoktur, o hâlde Cenab-ı Hakk’a her an şükretmeli. Onun verdiği, emanet ettiği göz, ayak, kulak gibi organlar ve para pul, mal mülk gibi nimetler, Onun razı olduğu yerde, razı olduğu şekilde kullanılırsa, ancak o zaman şükredilmiş olur. Şükür, İslâmiyet’e uymak demektir. Ateşe dayanacağın kadar günah işle: Elimizi kibrit alevine tutsak acısına dayanamayız, Allah korusun öbür tarafta nasıl dayanacağız? Ateşe, sıcak suya bir parça elini sokmayan, günde bir iki defa böyle ciğerini, canını yakmayan insan, ateşte yanmanın ne demek olduğunu anlayamaz. O hâlde, Cehennemin dehşetini düşünüp şimdiden âhiret için hazırlık yapmalıyız. > Tel: 0 212 - 454 38 20 www.dinimizislam.com - www.mehmetalidemirbas.com
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 108953
    % 0.33
  • 3.482
    % -0.35
  • 4.1105
    % 0.01
  • 4.4532
    % -0.62
  • 144.153
    % -0.16
 
 
 
 
 
KAPAT