BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Gelişme tefekkürle büyür

Gelişme tefekkürle büyür

“Biz doğrudan doğruya milliyetperveriz ve Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin mesnedi Türk camiasıdır. Bu camianın efradı ne kadar Türk harsı ile meşbu olursa o camiaya istinad eden cumhuriyet de o kadar kuvvetli olur” diyor Mustafa Kemal Atatürk 28 Nisan 1927’de.



“Biz doğrudan doğruya milliyetperveriz ve Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin mesnedi Türk camiasıdır. Bu camianın efradı ne kadar Türk harsı ile meşbu olursa o camiaya istinad eden cumhuriyet de o kadar kuvvetli olur” diyor Mustafa Kemal Atatürk 28 Nisan 1927’de. Türk Ocakları, kurulduğu 1912’den 88 yaşında 33 büyük kurultayını tertiplediği yeni bin yılda da hep bu duyarlılıkta olmuş. Milli mücadeledeki katkısı da unutulamaz. Kurultayını gerçekleştirdiği Tarihi Türk Ocağı Binası da tek kuruş devlet desteği olmadan, Türk Ocaklılar tarafından bizzat inşa edilmiş, hizmete sokulmuş. Ta ki 1973 yılına değin. İktidarda bulunan Ecevit Hükümeti tarafından kamulaştırılan Türk Ocağı Binası şimdi yeniden eski sahibine iadesi için gündemde. Türk Ocağı birleştirdi Kurultay’da bazı siyasilerin hamaset gösterisinden sonra Bülent Arınç (FP) politikacıları Türkocağı’ndaki konuşmalarını TBMM’de de savunmaya çağırdı. Saffet Arıkan Bedük (DYP) “Gelin icraata geçirmeye burada söz verin söylemlerimizi” dedi. Alkışlar avuçları patlatacak neredeyse. Oğuz Aygün (DSP) bütün imkanlarıyla Türk Ocak’ın emrinde olduğunu açıkladı. Yaşar Okuyan (ANAP) “Buyurun hafta içinde TBMM gündemine taşıyalım binanın geri verilmesini” deyiverdi. Sadi Somuncuoğlu (MHP) de böylesi birlikteliğe şükranlarını sundu. Türk Ocakları Kurultayı’nda bütün partiler temsil edildi. MHP’nin iktidar olmasının da ilgiyi artırdığı gözlendi bana göre. Şimdi gözler TBMM’deki partilerde. Bakalım teklif kanunlaşarak Türk Ocağı Binası hakiki sahibine iade edilebilecek mi? Bu hafta belli olacak. Kurultayda bir de cumhurbaşkanı var. Ebülfez Elçibey.. “özyurdunda garipsin, öz vatanında parya”ya örnek veriyor “Milletin ruhunu saklamak için, muhafaza için Türk Ocakları kurulmuş. Mefkuresine sığınılmış. Ayır-buyur siyasetine rağmen Anadolu öz azadlığını yitirmedi. Çıra gibi yandı. Şimdiyse Türk’ün misyon devri başladı.” Elçibey bütün partilerin kurultayda olmasından sevinçli, “Ben Anadolu çocuğuyum, Türk Yurdu’nda Türk Ocağı’nın kurulması garip, çünkü Türk kültüründen başkası burada yaşamaz. Ama öyle değil. Ayır-buyur siyaseti var. Onun için çeşitli partilerdeki Türk Ocaklılar birleşmeli” diyor. En yaşlı hayattaki Türk Ocaklı Saadettin Bilgiç de Kurultay’da. Ocak’ta sabahlayan Galip Erdem usta rahmeti rahmana kavuştu, ancak 42 yıl önceki bir başka hizmet sevdalısı Nevzat Yalçıntaş da orada konuştu. Oturum Başkanı’nın anonsları böyle. Benim tespitlerim değil. Kurultay’da protokol karıştı. Birara muhalefet unutuldu. BBP’den Sayın Hasan Çağlayan çağrıldı. “Türk Ocağı ayağa kalksın, şahlansın temennisine bir MHP’linin “zaten ayakta”sı kurultayı gerdi. Şevket Bülent Yahnici’yi de bir delegenin “Öcalan’ı asın” hatırlatması da gerilim doğurdu. Yenilerle daha geniş platform Bürokrasinin ilgisi çiçekleriyle bile belliydi. Kurultay’da eskimez eskiler vardı, çoktu; ancak tabanın geniş tutulması yenilerle ve gençlerle örtüşmemişti. Hep tanıdık çehreler, hep tekrar mesajlar. Nihal Atsız’ın dizelerini ezberlemişiz ama, yerine hâlâ yenisini koyamamışız. Spiker Atsız Karaduman ve Yazar Niyazi Erdemir, Yavuz Bülent Bakiler’den, alıntılar ve hatıralar aktarınca düşündüm bunu. “Mehmet Akif’in mezarını Türkiye’ye getirelim” diyen maalesef Kültür Bakanları yaşamış bu ülke, bu insanlar. Genel Başkan Nuri Gürgür, küreselleşmeye, globalleşmeye, evrenselleşmeye taş attı. “Gelişme tefekkürle büyür. Avrupa Birliği saygısız bir üslup ile isteklerini deklare ettirmek istiyor. İçlerinde kabullenilemez verileri var. 2000’li yıllar münevverlerimize sorumluluk getiriyor. Daha dinamik, daha daha aktif birliktelik gerektiriyor” diye dikkat çekiyor. 13 yıldır kesintisiz yayın da yapan Türk Ocakları sadece binasını geri almak istemiyor, Türk Dünyası’nda şube açmak için Bakanlar Kurulu’nda bekleyen iznin çıkmasını da arzu ediyor. Hem de bu hafta. 27 sene önce Türk Ocağı Binası’nı kamulaştıran imza Başbakan Bülent Ecevit, kadere bakın bu defa da tarihi mekanın hakiki sahibine iadesine belki mühür vuracak.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT