BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kuzeyin hırçın çocuğu Karadeniz

Kuzeyin hırçın çocuğu Karadeniz

9 bin yıl önce bir tatlı su gölü olan 'zengin balık yataklarına sahip ' Karadeniz, kıyısında bulunan 6 ülkenin duyarsızlığı yüzünden tehlike sinyalleri vermektedir



Sevgili okurlar, bugün size çok değişik yapıdaki Karadeniz'i tanıtmak istiyorum. Günümüzden takriben 35 milyon yıl önce mevcut olan Paratethys Denizinin değişimi sonucunda Karadeniz, Hazar Denizi ve Aral Gölü ortaya çıkmıştır. En son buzul dönemi olan Würm Buzul'unun 17.000 yıl önce artan sıcaklıklarla erimeye başlaması Tuna, Dinyeper, Dinyester nehirlerinin büyük hacimde suyu Karadeniz'e boşaltmalarına neden olmuştu. Jeolojik Devirler arasında çok önemli bir yeri bulunan Holosen döneminde günümüzden 12.000 yıl önce, insanoğlunun yerleşik hayata geçtiğini görmekteyiz. Güneydoğu Anadolu'daki Göbekli Tepe ve Nevali Çori günümüzden 11.400 yıl öncesine tarihlenmektedir. İklimlerde belirli bir sıcaklık artışının gözlenmesi gerek tarımsal gelişimi, gerekse zaman içinde atalarımızın yazılı tarihe doğru geçişini hızlandırmıştır. Devasa boyuttaki buzulların erimesi nehirlerin yanında, Akdeniz ve Ege'den yaklaşık 140 metre daha alçak seviyede bulunan Karadeniz'e, güneyden Çanakkale ve İstanbul Boğazı'ndan olağanüstü hacimde su transferi sonucu, ortalama 85-90 metre yükselmesine ve birçok kıyı yerleşiminin tarihte sular altında kalmasına neden olmuştur. KİMYASAL ÖZELLİKLERİ Karadeniz'in tuzluluk (salinitet) derecesi kendine özgüdür ve üst tabakalarda binde 17-18, ırmak ağızlarında binde 15-16, 150 metrenin altında ise binde 20'nin üzerindedir. İstanbul Boğazı'ndan Karadeniz'e akan tuzlu (binde 37-38) Akdeniz dip akıntısının yıllık hacmi 300 kilometreküptür. Buna mukabil yüzeyden güneye Marmara’ya akan az tuzlu Karadeniz Yüzey akıntısı yıllık 600 kilometreküp seviyesinde bulunmaktadır. Bu da Boğaz'a kuzeyden gelen suyun, tuzlu dip akıntısına nazaran bir misli daha fazla olduğunu göstermektedir. Karadeniz'de 160-180 metre derinlikten itibaren oksijensiz bir ortam oluşur. Bu derinliğin altında hiçbir canlı yaşama imkanı bulamaz. Sadece kimyasal sentez yapan Kükürt Bakterileri mevcuttur. Hidrojensülfür (H2S) ve Demir İyonları (FES2-Pirit gibi) ana dokuyu meydana getirir. Aynı şekilde derinlerdeki bu olumsuz şartlar yüksek miktarda Metan (CH4) oluşumuna imkan sağlamaktadır. Belirli derinlikte ve sediment tabakalarında bulunan bakterilerin aktiviteleri sebebiyle Karadeniz'in rengi koyudur. Renginin siyaha yakın olması "Karadeniz" isminin verilmesine yol açmıştır. YOĞUN KİRLİLİĞİN SEBEPLERİ * Gemilerden bırakılan tahliye, balast ve sintine atıkları * Sahil kesimindeki tarlalara atılan zirai mücadele ilaçları (Biocid'ler) * Çöp alanlarının sızıntıları * Deterjanlar ve kanalizasyon atıklarıyla aşırı fosfat girişi (oksijen tükenmesi ve Ötrofikasyon) * Aşırı avlanma * Kuzeydeki gemi söküm atölyeleri * Kıyı alanlarında yoğun yapılaşma * Endüstri bölgelerinden oluşan Asit Yağmurları "Karadeniz'in Kirliliğe Karşı Korunması" Sözleşmesi Nisan 1992'de Bükreş'te imzalandı. Ancak büyük oranda başarılı olduğu tartışmalıdır. Karadeniz'in memeli deniz canlılarının en önemlisi Afalina adı verilen Şişe Burunlu Yunus'tur (Tursiops truncatus). Ekonomik değeri olan en ünlü balık ise Hamsi'dir (Engraulis encrasicolus). Karadeniz'de boy ve ağırlıkları devamlı küçülen hamsi sürülerinin yanında, ekolojik kirlenme yüzünden Uskumru balığı kaybolmuş, Lüfer ve Palamut popülasyonlarında gerileme olmuştur. Özellikle dip balıklarından olan (Benthic sone) Pisi ve Kalkan balıklarında da azalma gözlenmektedir. Kofana, Torik ve Çinekop'a ise nadir rastlanmaktadır. Değerli okurlar, bugün size yeryüzündeki su havzalarının içinde çok özel bir yapıya sahip Karadeniz'i tanıtmaya çalıştım. Gelecek haftalarda gene çok ilginç ekosistemler olan Hazar Denizi, Aral ve Baykal göllerinin özelliklerini sunmaya gayret edeceğim. Hepinize güzel, mutlu ve sağlık içinde geçireceğiniz bir hafta diliyorum.... > COĞRAFİ KONUMU - Kıtaların buluşma noktası * Karadeniz'e sahili olan ülkeler: Türkiye, Bulgaristan, Romanya, Ukrayna, Rusya ve Gürcistan'dır. Kuzeyden ve batıdan dökülen nehirler; Tuna, Dinyeper, Dinyester, Don ve Kuban'dır. Güneyde ise ülkemizdeki Sakarya, Kızılırmak, Yeşilırmak ve Çoruh'tur. Çoruh nehri Artvin'den sonra sınırı geçerek Batum'dan denize dökülür. * Karadeniz'in yüzölçümü: 424.000 km2'dir * Taşıdığı su hacmi: 547.000 km küp * Maksimum derinlik: 2.212 m * Batıdan doğuya uzunluk: 11.75 km * Başlıca şehirler: Zonguldak, Sinop, Ordu, Giresun, Samsun, Trabzon, Rize, Batum, Soçi, Sıvastopol, Yalta, Odesa, Köstence, Burgaz, Varna >>> Denizanalarının savaşı Sevgili okurlar, bundan 8.500-9.000 yıl öncesine kadar bir tatlı su gölü olan Karadeniz, bu tarihten sonra az tuzlu bir içdenize dönüşmüştür. Flora ve Faunası kirlenme nedeniyle her geçen gün fakirleşmektedir. Nehirlerin taşıdığı organik kimyasallar ve inorganik metaller kirliliğin artmasına neden olmaktadır. Özellikle Tuna nehri, tüm Orta ve Doğu Avrupa ile Balkanların endüstriyel ve evsel atık sularının boşaltıldığı bir ırmak olup, sulardaki yaşam için ölümcül miktardaki organik Fekal Atıkları (kanalizasyon) ve Kadmiyum, Kurşun ve Cıva gibi ağır metalleri Karadeniz'e taşımakta ve oradan da Boğaz yoluyla Marmara Denizi'ne büyük hacimde ulaştırmaktadır. Diğer bir tehlike ise 1985 yılından sonra gemilerin balast suyu ile Karadenize taşınan Taraklı Denizanası (Mnemiopsis leidyi) faktörüdür. Etçil bir canlı olan bu tür Taraklılar (Ctenophora) ailesindendir ve denizanalarından farklı bir grubun üyesidir. Büyüklüğü 10-12 cm olan bu canlı hayvansal plankton, balık yumurtaları ve larvaları ile beslenir. Çift cinsiyetli (Hermafrodit) olan canlının üremesi de çok hızlıdır. 1997'den sonra doğal yolla Akdeniz'den gelen bir denizanası türü olan Beroe Ovata diğerinin üremesini kontrol altına alarak, kısmen bir denge sağlamıştır. >>> Yaban hayvanına sosisli ziyafet Orman ve Su İşleri Bakanlığı İstanbul 1. Bölge Müdürlüğü, kış şartları sebebiyle yiyecek bulmakta güçlük çeken yaban hayvanlarının yaşadıkları bölgelere, yaklaşık 1 ton pastırma, salam ve sosis bırakıldığını bildirdi. Son kullanma tarihi yaklaşan mamulleri dağıttıklarını belirten Kocaeli Şube Müdürü Nevzat Algan, "Tek amacımız var, yaban hayvanları aç kalmasın, zarar görmesin. Bu sayede insanlara zarar vermelerini de önlüyoruz" dedi. >>> Dev akvaryum balığı ABD'de oltayla balık avlayan Mike Martin, dev bir akvaryum balığı yakaladı. Balık 1.3 kilo ağırlık ve 38 santim uzunlukla inanılması zor bir büyüklükte. Balığı Michigan eyaletindeki Clair Gölü'nde yakalayan 25 yaşındaki balıkçı, akvaryum balığının küçükken doğaya bırakılıp zamanla büyüdüğünün sanıldığını söyledi. Balığı buz tutan gölde yakaladığını ifade eden genç, görünce şok olduğunu sözlerine ekledi. Bu büyüklükte akvaryum balığı yakalamanın çok nadiren görüldüğü bildirildi. >>> 2012 en sıcak yıllardan Amerikalı bilim adamları, 2012'nin, 1880 yılından bu yana dünyada yaşanan en sıcak 10 yıldan biri olduğunu tespit etti. NASA'dan bilim adamları 2012'nin en sıcak 9’uncu yıl olduğunu belirtirken, bir başka Amerikan kuruluşu ise geçen yılın, 1880'den bu yana en sıcak 10’uncu yıl olduğunu söyledi. Her iki araştırma ekibi de, geçen yıl bazı bölgelerdeki sıcaklığın düşmesine yol açan El Nino hava hareketleri olmasa daha yüksek olacağı tespitinde bulunuyor. ------- Yazışma adresi: 29 Ekim Cad­. No: 23 Ye­ni­bos­na İS­T. e-ma­il: ediz.hun@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT