BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Mahzun bir yüzle baktı annesine...

Mahzun bir yüzle baktı annesine...

İskender bey yeni yatmıştı. Son günlerde uykusu azalmış, geç saatlere kadar oturur olmuştu. Berrin hanım ise kocasının sert bir şekilde koyduğu katı kurallar yüzünden pek konuşmuyor, aklı kızında, ama elinden bir şey gelmeden bekliyordu.



İskender bey yeni yatmıştı. Son günlerde uykusu azalmış, geç saatlere kadar oturur olmuştu. Berrin hanım ise kocasının sert bir şekilde koyduğu katı kurallar yüzünden pek konuşmuyor, aklı kızında, ama elinden bir şey gelmeden bekliyordu. İskender bey her ne kadar munis ve olumlu bir insan gibi gözükse de onun ne kadar acımasız ve dediğini yapan, inatçı biri olduğunu biliyordu kadın. Güler de keza ağabey dediği bu adamdan çok çekinirdi. Esin’in meselesinde, özellikle son zamanlarda takındığı katı, acımasız tutum karşısında elleri kolları bağlı kalmışlardı. Hele Güler, Esin’i görmeye gittiğinin ortaya çıkmasının ölümü demek olacağını anlamıştı iyice. Bir kez daha cesaret edememişti genç kadını ziyaret etmeye. Aklı ise hep ondaydı. İskender beyin son konuşmasında söylediği şeye takılmıştı kafası. Böyle bir acımasızlığın olamayacağını düşünüyor, birbirini seven iki gencin hayatını karartmak için elinden geldiğini yaptığını düşünüyordu bu adamın. Ama ne yaparsa yapsın, onun elinden tutup, sefaletin içinden çıkartmış İskender bey. Minnet borcu vardı. Ayrıca Esin’in hastalığının o izbe evde, beş parasız sürülen bir hayatla asla düzelmeyeceğini de bildiği için ailenin bu konudaki düşüncelerine katılmazlık da edemiyordu. Zilin sesini önce Güler duydu. Uzun geceliği ayaklarına dolanarak fırladı yataktan. Kendi ördüğü hırkasını sırtına geçirirken komodinin üstündeki ışıklı saate ilişti gözleri. Saat üç buçuktu. Korkuyla inledi: - Hayırdır inşallah, Esin’ime bir şey mi oldu yoksa... Ayaklarını sürüyerek fırladı sokak kapısına doğru. Bu arada Berrin hanımların yatak odasının da ışığı yanmıştı. Kadın ipek sabahlığı sırtında kapıda belirmişti bile. - Kapı çalınıyor Güler. Kim o? - Bilmiyorum abla, bakacağım. Kadın korkuyla bağırdı: - Kim o demeden açma sakın! Güler kapının kolunu tuttu, fısıldadı kulağını yaslayıp: - Kim o? - Güler abla biziz, açar mısın. Suna... Yüz hatları gerildi iyice emektar hizmetçinin. Korkuyla fısıldadı arkasında duran Berrin hanıma: - Suna gelmiş abla, Esin’e bir şey mi oldu yoksa? Hemen açtılar kilidi. İkisi de birer çığlık atarak geriye doğru bir adım attılar: - Esin... Esin geldi... Genç kadın mahzun bir yüzle baktı annesine. Ağlamaklıydı: - Anne ben geldim, evime döndüm, beni kabul edecek misiniz, size ihtiyacım var... - Yavrum, bir tanem, kızım... Herkes ağlıyordu. İskender bey de bu kadar gürültünün sonunda uyanmış, yalınayak, pijamasının önü açılmış bir şekilde kapıdaydı. Esin ona döndü ve suçlu bir ifadeyle konuştu önüne bakarak: - Babacığım, haklıymışsın. Evime döndüm. Artık onunla hiçbir ilgim kalmadı. Adam kollarını açtı. Sarıldı kızına. Keyfinden, sevincinden ne diyeceğini bilemiyordu.Suna ise kapıya dayanmış soru dolu gözlerle kendisine bakan Berrin hanıma ve Güler’e gülümsüyordu. Kavuşma merasimi bittikten sonra salona geçtiler. Berrin hanım kızının ne kadar solgun, ne kadar halsiz olduğunu dehşet içinde gördü. Yanına oturdu, onun saçlarını okşamaya başladı. Esin bir açıklama yapma gereğini duymuş olacak ki usulca anlattı: - Bitti baba, bitti anne. Mümkünse bana yardımcı olun, hemen yarın boşanma davası açmak istiyorum. Avukat Feridun amca yardım eder değil mi baba bana? Sözlerine devam edemedi. Yüreğindeki ayrılık acısı galip gelmişti. Annesinin göğsüne kapandı. Omuzları sarsılıyordu. DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86771
    % -0.03
  • 6.0043
    % -0.6
  • 6.7092
    % -0.48
  • 7.6486
    % -0.38
  • 246.92
    % -0.74
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT