BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Heyecanı yeter

Heyecanı yeter

Definecilik bambaşka bir merak, bir yerde hazine gömülü olduğunun haberini duyan define avcıları, tüm techizatlarını ve ekiplerini hazırlayarak soluğu söz konusu yerde alıyorlar. Etrafa hissettirmeden gizlice, özellikle de gece yapılan kazılar sonucunda hazine yerine Indiana Jones filmlerine taş çıkartan senaryolar çıkıyor.



Internet vasıtasıyla tanıştığımız M.Y. buluşma yerine geldiğimizde, “Bizden de ne Indiana Jones’lar çıkarmış” dedirtircesine bütün karizmasıyla kuruluyor karşımdaki koltuğa. Kısa bir tanışma faslından sonra sorularımıza başlıyoruz: “Nasıl bu işe başladınız” sorusunu duyunca birden gözlerinin içi gülüyor ve heyecanla cüzdanına sarılıp ilk bulduğu sikkelerden birini masanın üzerine bırakıyor. Işıl ışıl parlayan ve en azından 800 yıllık olan bu sikke adeta masamızı aydınlatıyor. Altınlar ayaklarımın dibinde M.Y. anlatmaya başlıyor; “Bir bakıma tesadüf. Avlanırken dinlenmek için yaslandığım taştan duvarın hiç bir sebep yokken sıvalı olması çok dikkatimi çekti ve büyük bir merak ve heyecanla o bölgeyi kırdım. Bir anda koca küpün içindeki 6,5 kilo altın sikke ayaklarımın dibine dökülüverdi. İşte beni bu maceraya sürükleyen ilk ve kolay define avı da bu oldu.” Asıl mesleğinin bobinajcı olduğunu söyleyen M.Y., 7 yıl boyunca yanlarında çalıştığı gayr-i müslim patronlarından çok şey öğrendiğini ve ilk merakını o yıllarda edindiğini söylüyor. Heyecanı bile yeter 16 yıldır bu işle uğraştığını belirten M.Y., “Beş kişilik bir ekibim var, hepsi bu işe meraklı ve heyecanlı çocuklar. İlk zamanlar bizlerde çok büyük yanlışlar yaptık. Saçma sapan haritaların peşinden koştuk, o zamanlar ne bilelim, kimi sahtekârlar uyduruk haritalar yapıp, yeni heves define avcılarına satıyorlarmış. Artık neyi nerede, nasıl bulacağımı öğrendim, fazla bir ekipmana da ihtiyaç yok. Biz çoğu kez kazma kürekle bile define aramaya gittiğimiz oluyor, tabii zaman zaman iş makinelerini kullandığımız da oldu” diyerek maceralarını anlatmaya başladı. Yılda 100 ton altın En çok kazancını yıllar önce bulduğu Yunan mitolojisine ait olan 13 cm. boyundaki Eros heykeliyle kazandığını belirten M.Y., “Bundan tam 90 bin dolar kazanmıştım” diyor. Konuşmamızın sonlarına doğru M.Y. son bombasını da patlatıyor: “Eğer bana devlet tüm imkânları seferber etse, ben yılda 100 ton altın sikkeyi bu ülke ekonomisine kazandırmayı taahhüt ediyorum.” Esrarengiz ‘Hacı Amca’ Define avcılarına, hazinelerin gömülü olduğu yer hakkında bilgilerin nereden geldiğini sorduğumuzda hemen hacı amcalardan bahsediliyor. Türkiye’nin en büyük definecisinin aslında ‘Hacı Amca’ olduğu ve elinde yurdun hemen hemen her yöresine ait define haritalarının bulunduğu ayrıca, Türkiye’de nerede ne varsa bunu en iyi ‘Hacı Amca’nın bildiği söyleniyor. Altınlar arı olup uçtu Görüştüğümüz bir diğer define avcısı da şöyle bir macerasını anlattı: “Bir keresinde elimizdeki haritayla araziye çıktık. 4-5 metre kazdıktan sonra 1 metre genişliğinde bir kapak geldi karşımıza, bunu da binbir zorluklarla aralayıp bir tünele indik. Burada inanılmaz bir uğultu ve kasvetli bir hava hakimdi. Birden milyonlarca arı oluk gibi üzerimize yağdı. Orada bir tılsım vardı ve bundan dolayı altın sikkeler arı olup uçuvermişti” Dedektör satışları fazla Türkiye’de define avcılığının boyutunu anlamak için dedektör satışlarına bakmamız yetiyor. Sadece İstanbul’da her bir dükkan ayda 15 tane dedektör satıyor. Bir diğer ilginç nokta da, bu işten esas para kazananların sahte harita satıcıları olması. Bunlar deri üzerine renkli işlemeli olarak yaptıkları define haritalarını, yüksek fiyatlarla çömez definecilere satıyorlar. Definecilik yasak mı? Definecilik yasak değil ama aramaların resmi makamlardan izin alınarak yapılması şart. Kazı yapılacak yerin sit alanı olmadığı belirlendikten ve toprak sahibinin olurunun alınmasından sonra belli bir harç parası yatırılarak ilgili makamlara başvuruluyor. Daha sonra, savcılıktan, Müzeler Müdürlüğü’nden ve Jandarma’dan bir ekip kazı yapılacak bölgeye gider ve uygun görülürse izin verilir. Kazılar neticesinde herhangi değerli bir şey çıkarsa, bulunanların değerinin %40’ı kazıyı yapan kişiye veriliyor.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT