BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Mushafı abdestsiz tutmak

Mushafı abdestsiz tutmak

Mezhepsizin biri çıkmış, herkesçe doğruluğu kabul edilen Kütüb-i sitte’deki hadislere dil uzatıyor. (Benden rivayet edilen hadisleri Kur’ana arz edin. Uyarsa alın, uymazsa, bırakın.)



Mezhepsizin biri çıkmış, herkesçe doğruluğu kabul edilen Kütüb-i sitte’deki hadislere dil uzatıyor. (Benden rivayet edilen hadisleri Kur’ana arz edin. Uyarsa alın, uymazsa, bırakın.) hadisine uyarak, (Buhari’deki veya Müslim’deki bir hadise bakarım, Kur’ana aykırı ise onun uydurma olduğunu anlarım) diyor. İmam-ı Buhari, İmam-ı Müslim, Kur’ana bakmadan mı o hadisleri kitabına almışlar? Onlar uydurma olduğunu anlayamamışlar da sen nasıl anladın ki? Yoksa onlar Kuran-ı kerimi senin kadar bilmiyorlar mıydı? Bu tip mezhepsizler, âlimin dindeki ve Allah katındaki yerini bilmeyen cahillerdir. Dinimizde âlimin kıymeti büyüktür: Kur’an-ı kerimde, (Bilmiyorsanız âlimlere sorun.) buyuruluyor. (Nahl 43) Hadis-i şerifte de, (Âlimler, peygamberlerin varisleridir) buyuruldu. (İbni Mace) Bir başka mezhepsiz de, “(Elini göğsüne koy! Helal şeyde kalb sakin olur. Haram şeyde çarpıntı olur. Şüpheye düşersen yapma! Din adamları fetva verseler de yapma!) hadisine uyarak, hadis kitaplarındaki bir hadis, uydurma mı, değil mi, bu yolla bilirim ben” diyor. Senin kalbin var da, hadis âlimleri kalbsiz miydi? Onlar bu hadisi şerifi bilmiyorlar mıydı? Zaten sen bu hadis-i şerifi de onların kitaplarından aldın. Bu mezhepsiz, bidat ehli sapıkların (Kur’ana abdestsiz ve cünüp dokunulabilir) sözlerini savunarak, (Ben Allah ve Resulü böyle söylüyor diyorum, Ehli sünnet Müslümanları ise, İmam-ı azam, İmam-ı Gazali böyle söylüyor diyorlar. Allahı ve Resulünü bırakıp da İmamı azam’a veya diğer imamlara uyanlara ne denir.) diyerek bir mezhebe uyan Müslümanlara hakaret ediyor. Açıkça (İmam-ı azam ve diğer imamlar Kur’anı, hadisi anlamıyorlar, ben anlıyorum) demek istiyor. Peygamber efendimiz, Bekara suresinin, (Hayzdan temizleninceye kadar kadınlarınıza yaklaşmayın.) mealindeki 222. âyeti ile, Vakıa suresinin, (Kur’an-ı kerime temiz olanlardan başkası dokunamaz.) mealindeki 79. âyet-i kerimesini açıklayarak buyuruyor ki: (Kur’ana ancak hadesten [abdestsizlikten, cünüplükten, hayz ve nifastan] temiz olan el değdirebilir.) [Nesâî] (Hayzlı ve cünüp olan, Kur’andan bir şey okuyamaz.) [Tirmizî] (Cünüp ile hayzlıya mescide girmek helal olmaz.) [İbni Mace] (Hayzlı kadın namaz kılamaz.) [Ebu Davud] (Resulullah, cünüp olmadığı sürece Kur’an okuturdu.) [Tirmizî] Bütün fıkıh kitaplarında da Kur’an-ı kerime cünüp ve abdestsiz iken dokunulamayacağı, cünüpken de okunamayacağı bildiriliyor. Cumhurun bu açık hükmüne rağmen, mezhepsizlerin sözüne kanarak, Allahın emrine, Resulullahın ve âlimlerin sözlerine aykırı olarak hayzlı ve nifaslı iken namaz kılan, Kur’ana cünüp dokunan veya cünüpken okuyanlara yazıklar olsun.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT