BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Günü birlik sendromu

Günü birlik sendromu

Ülkede meydana gelen herhangi bir bunalım karşısında önce paniğe kapılıyor sonra bütün gücümüzle, olayı geçiştirmeye çalışıyoruz. Önce panik, sonra ard arda sıralanan önlemler, olayı gölgeleyecek veya unutturacak boyutlar taşıyor. Bu tür sendrom, milletçe sık sık yaşanıyor.



Nedense; politikada, ekonomide, kültür ve sosyal hayatta, günü birlik bir yaşantı, bir değerlendirme, bir beklenti içindeyiz. Ne yazık ki; her alanda kararlarımız, tavırlarımız kısacası yaşantımız gününü gün etmek veya meydana gelen herhangi bir sorun karşısında “palyatif” tedbirler almak, daha sonra da her şeyi unutmak temeli üzerine oturtulmuş sanki. Tam bir “günü birlik sendromu” içindeyiz. Önce panik Ülkede meydana gelen herhangi bir bunalım karşısında önce paniğe kapılıyor sonra bütün gücümüzle, olayı geçiştirmeye çalışıyoruz. Önce panik, sonra ard arda sıralanan önlemler, olayı gölgeleyecek veya unutturacak boyutlar taşıyor. Bu tür sendrom, milletçe sık sık yaşanıyor. Tıpkı, deprem facialarında olduğu gibi; devlet, hükümet, ordu, medya hepimiz yaraların sarılması için çaba harcadık, birkaç gün sonra her şey unutulmaya terkedildi. Bardak taşıncaya kadar Her konuda, her sahada, her sorunda, bardak taşıncaya kadar bir “sabır” belki de “tevekkül” içindeyiz. Bu anlaşılamayan tutumumuz, özellikle ekonomide ve dış politikada kendini iyice hissettiriyor. Bardak taşıncaya kadar seyirci pozisyonumuzu bozmak istemiyoruz. Enflasyon serüveninde aynen öyle olmadı mı? Ne zaman ki; enflasyon illeti, hiperenflasyon sürecine meyil gösterdi, zor şartlar altında tedbirler almaya başladık. Tabii ki bu durumda da başarı çok geç ve güç elde ediliyor. Ya son krize ne demeli... Tabir yerinde ise, göstere göstere gelen bir kriz karşısında, afallayıp kalmadık mı? Bakalım bu bunalımdan ne zaman ve nasıl kurtulacağız. Bıçak kemiğe dayanınca Sözde Ermeni soykırımı, “günü birlik sendromu”na gösterilecek örneklerden biri oluyor. Şer güçler, yıllardan beri bir Ermeni ateşi yakmaya çalışıyor. Buna her seferinde önce seyirci kalınıyor sonra tepki gösteriliyor. Oysa; yıllardan beri bu iftiraya, bu tarihi yanılgıya kesin ve katı tavır alınmış olsaydı, belki de sorun dal budak salmayacaktı. Görülüyor ki, hem günü birlik yaşanıyor, hem de daima “savunma” konumunda kalınıyor. Hemen hemen her sahada böylesi “kargaşa” yaşanıyor ve “bıçak kemiğe dayanıncaya kadar” da yılınmıyor. Milletçe ödüyoruz Her ne hikmetse; olayları, sorunları önceden göremiyor, tesbit edemiyor, tahmin etmiyor, kestiremiyoruz, gelecek kaygısı ve korkusu taşımıyoruz. Üstelik; ne yazık ki, geçmiş meseleleri de çözemediğimiz gibi tekrar tekrar gündeme getirerek, günü birlik yaşantımızı nostalji ile zenginleştiriyor, renklendiriyor çoğu zaman da trajik hale getiriyoruz. Her zaman da günü birlik yaşamamızın faturası çok kabarık oluyor. ...Ve ne yazık ki, bunu milletçe ödüyoruz.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT