BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Terim'i saran tehlike!

Terim'i saran tehlike!

Bilen bilir. Bilmeyen bilenden öğrensin... Gevşek değil, sıkı bir Fatih Terim'ciyim!



Bilen bilir. Bilmeyen bilenden öğrensin... Gevşek değil, sıkı bir Fatih Terim'ciyim! Fiorentina'ya gittiğinden beri; dağlardan devedikeni değil, mor menekşe toplarım. Mektup postadan, gol Rui Costa'dan geldi mi; türkü mırıldanırım sevinçten... Mutluluktan içim içime sığmaz, artanını koyacak kiralık bir gönül boşluğu ararım. Amma velakin... Sevinçlerimin kursakta yatıya kaldığı geceler, boğazıma düğümler de atmaya başladı. Başımın üstünde... Kaşımın üstünde... Yaşımın üstünde... Her şeyin üstünde yeri olan Terim; kendisinden sonra gelmeye namzet antrenörlere İDOL olacakken, bir anda TABU oldu. Sevinçlerimiz, gururlarımızı kırbaçlamaya başladı. "İmparator" yakıştırmaları filan derken; Fatih Terim, oldu Fatih Sultan Terim... Sevgide aşırı doz, yan etkiler getirdi. Fiorentina maçları; bizim Trabzon maçlarından daha gösterişli, daha heyecanlı ve daha fazla santimetrekareli verilmeye... Fatih gerilmeye başladı! Onu ve takımını izlemek için İstanbul'lardan taaa Floransa'lara kadar giden medya mensupları; Türkiye'de açtıkları kucağa, İtalya'da şefkat bulamadı. Kameraman ve muhabir arkadaşların önemli bir bölümü; afralı ve tafralı bir Terim portresi ile yüzyüze gelmişler... Resmi basın toplantıları dışındaki özel görüşme isteklerine, "Kaplama alanı dışında" kalmaya başlamış... Eskiden bu işlere karşı yüksek fazlı idi, şimdi hayli nazlı... Anlayacağınız; Floransa'ya gitmeyen pişman, giden bin pişman durumları var. * * * Onu gerektiğinden çok mu mu fazla gazladık da; uçtu gitti arkasından yetişemiyoruz. CNN TÜRK kanalındaki "Futbol Zirvesi"nde sergilediği davranış modeli de, "Cihan İmparatoru" edasına her hafta daha fazla yoğunluk katıyor. Fatih Terim'in karşısında oturan konuklar; sanki gerçek bir padişahın karşısındaymış gibi, el pençe divan durur bir ezik-büzüklük içinde... İmparator hafif yayılmış, hafif kaykılmış mağrur haliyle ferman buyururken... Şenol Güneş gibi bir milli takım hocası, Terim karşısında omuzları düşük, iki eli apış arasında şaşkın, devletlûnun gazabından korkuyor. Başkaları da, benzer ezik görüntüler sergiledi. İşte bunu anlamakta zorlanıyorum. Bir insanın başarılı olması ve onun başarılarından hepimizin onur duyması gayet doğal... G.Saray'da üst üste gelen 4 şampiyonluk... Avrupa zaferleri... UEFA Kupası... Hatta Süper Kupa bile, temelde onun eseri sayılır. Tamam... Eyvallah... Sağol... Allah razı olsun... Ama başımızın üstüne çıkardık diye, başımıza edecek hali yok. Onu genç meslekdaşlarına İDOL yapalım derken TABU yaptık. Bu tehlikeli bir süreçtir. Hem Terim'e, hem bize zarar verir. Bugün başarılara Fatih şarkısı okurken, yakında Fatiha okumayalım. * * * Türkiye, başarılara sahiplenmede ve onurlandırmada; vizyon geliştirmelidir. Skalasını ve yelpazesini genişletmelidir. Çok değil sadece 5 sene önce; bir Türk basketbolcusunun NBA'de ilk 5'te oynayabileceği hayâlini kim gönül rahatlığı ile kurabilirdi. Hidayet; dünyanın en zor ve en görkemli liginde; inanılmazı başarıyor. Bu gerçek; Hakan Şükür'ün İnter'de oynama başarısından çok daha yüksek seviyedeki bir oluşumdur. İbrahim Kutluay'ın, Yunanistan'daki başarısı; Alpay'ın Aston Villa'daki başarısını 5'e katlar... Kimilerini gözardı edip, kimilerini ise şımarma noktasına getirtme yanlışlarımızı; önce onları değil, önce kendimizi adam etmekle rafine edebiliriz. * * * Fatih Terim'e, Türk ulusuna kazandırdıkları için binlerce Teşekkür... Minnet... Şükran... Ama onu İmparator yaptık diye, bizleri kılıçtan geçirmesin. Hedeflerini değil, davranışlarını kontol altına alsın. Çünkü bugün MAĞRUR olan, yarın MAĞDUR da olabilir. Kötü gününde de, yanında olmak istiyoruz. Ama önce o, kendi iyi gününde bizim yanımızda olmalı!
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT