BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ermenistan AGİK ilkelerini çiğniyor...

Ermenistan AGİK ilkelerini çiğniyor...

1 Aralık 2000 günü, bu sütunlarda yayınlanan köşe yazımda, Ermenistan Cumhuriyeti'nin, TBMM Hükümeti ile Ermenistan'ın imzaladığı 3 Aralık 1920 tarihli Gümrü ile 13 Ekim 1921 tarihli Kars Antlaşmalarını, yani Millî Mücadele ile sağladığımız ve bütün dünyanın kabul ettiği Misak-ı Milli sınırlarımızı tanımadığını ve tarihin çöplüğüne atılan Sevres Antlaşmasından hâlâ medet umduğunu anlatmıştım.



1 Aralık 2000 günü, bu sütunlarda yayınlanan köşe yazımda, Ermenistan Cumhuriyeti'nin, TBMM Hükümeti ile Ermenistan'ın imzaladığı 3 Aralık 1920 tarihli Gümrü ile 13 Ekim 1921 tarihli Kars Antlaşmalarını, yani Millî Mücadele ile sağladığımız ve bütün dünyanın kabul ettiği Misak-ı Milli sınırlarımızı tanımadığını ve tarihin çöplüğüne atılan Sevres Antlaşmasından hâlâ medet umduğunu anlatmıştım. Oysa Mustafa Kemal ve Hükümeti, Ermeniler'in Millî Mücadele yıllarında işgal devletleri ile işbirliği yaparak, sergilediği bütün düşmanlıkları ve vahşetleri görmezlikten gelen ve yeni bir devir açmak isteyen bir politika ortaya koymuş, 16 Mart 1921'de Sovyetler ile imzalanan Moskova Antlaşması ile düzenlenen ilişkileri 13 Ekim 1921 Kars Antlaşması ile genişleterek, Kafkasya'daki Ermenistan, Azerbaycan ve Gürcistan Cumhuriyetleri ile yaygın bir hale getirmiş ve bu suretle bu devletler ile Türkiye arasında bugünkü sınırlar kabul edilmiş, yani Ermenistan'daki Bolşevik darbesi dolayısı ile onaylanmayan 3 Aralık 1920 Gümrü Antlaşması, 13 Ekim 1921 Kars Antlaşması ile tamamlanmıştır. Ermenistan ise, Devletler Hukuku esaslarını ve kurallarını ihlâl ederek, 23 Ağustos 1990 Tarihli Bağımsızlık Bildirisi'nde; "Ermenistan Cumhuriyeti 1915'te "Osmanlı Türkiyesi" ve "Batı Ermenistan"da gerçekleştirilen soykırımın uluslararası alanda kabulünün sağlanması yönündeki çabaları destekleyecektir" demekte ve bu husus 23 Eylül 1991 tarihli Bağımsızlık kararı ile 1995 tarihli Anayasa'da da teyid edilmektedir. Bu suretle Ermenistan, sözde soykırımın kabul ettirilmesi ve "Batı Ermenistan" olarak nitelediği Türk toprakları üzerindeki talebini, gizli bir emel olmaktan çıkarmış, başka hiçbir ülkenin mevzuatında rastlanmayacak şekilde, komşu Türkiye'nin toprakları üzerindeki hedefini dünyaya açıklamıştır. Oysa Ermenistan'ın da Türkiye gibi, kısaca "AGİT-OSCE" olarak bilinen Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı'nın üyelerinden olduğu bilinmekte, bu teşkilatın statüsüne göre ise üye devletlerin karşılıklı ilişkilerinde gözetilecek ilkeler ve hedefler arasında, üye devletlerin biribirinin toprak bütünlüğüne saygı esası yer almaktadır. Nitekim 19-21 Kasım 1990'da Paris'te toplanan İkinci AGİK Zirvesi'nde "Yeni Bir Avrupa için Paris Şartı" adlı bir belge imzalanmış ve bununla üye devletler arasındaki çatışma ve bölünme döneminin sona erdiği ilân edilmiştir. Buna rağmen AGİT üyesi Ermenistan, diğer üye Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ bölgesini işgal altında tutmakta ve hiçbir tarihî değeri olmayan sözde soykırım tasarılarını destekleyerek ve diğer bir AGİT üyesi olan Türkiye'nin toprakları üzerindeki taleplerini Bağımsızlık Bildirisine ve Anayasasına koyarak, AGİT ilkelerini açıkça ve pervasızca ihlal etmektedir. Bu durum karşısında, "Türkiye'nin AGİT nezdindeki enerjik girişimlerini, daha fazla gecikmeden, yoğunlaştırması gerekir" diye düşünüyorum. NOT: Okuyucularımın yeni yılını kutluyor, sağlık ve iyilikler diliyorum. İ.G.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT