BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Rektörler Konuşuyor 4

Rektörler Konuşuyor 4

Üniversite rektörlerinin ortak bir noktada birleştiği konuların başında üniversitelerin özerk yapıya kavuşturulması geliyor. Özerk yapıyla birlikte üniversitelerdeki eğitim kalitesi de artacak.



Herkesten ortak ses: Özerklik istiyoruz İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülsüm Sağlamer: İTÜ kendi yağı ile kavruluyor Kendi kaynaklarını kullanmakta özgür olmayan, devlet tarafından verilen kaynakları kullanırken ise yüzlerce kural ve bürokrasi ile mücadele ettiklerini söyleyen İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Rektörü Prof. Dr. Gülsüm Sağlamer, "Çağı yakalamak için idari ve mali özerklik istiyoruz. YÖK'ün mevcut kalıpları arasında çağı yakalamak mümkün değil. Bürokrasisinde harcanan zaman ve enerji biz rektörleri belki pes ettirmeyecektir ancak pek çok bilim adamını bu yarıştan koparacaktır" diyor. Çağdışı uygulama Verilen kaynakların bin parçaya bölündüğünü ve parçaların bir anlam ifade etmediğini kaydeden Prof. Dr. Sağlamer, üniversiteye yapılacak bir yatırım için rektörlere hesap sormanın da çağ dışı olduğunu vurguluyor. Ülkemizde bulunan bütün devlet üniversiteleri, "Özerklik" düşüncesinde birleşiyor. Yatırım yapmak için artık devletten yardım beklemediklerini kaydeden Prof. Dr. Sağlamer, İTÜ'nün kendi imkanları ile geliştirdiği projeleri uygulamaya koyduğunu kaydetti. Prof. Dr. Sağlamer, "Dünya üniversiteleri özerk bir yapı içinde çalışırken ülkemizdeki üniversiteler ise özerk olmadan bürokrasiye terkedilmiş durumda. Dünya üniversiteleri ile rekabet içinde olan üniversitelerimiz yakında bu yarıştan kopacaktır. Dünya üniversiteleri ile yarışma kapasitesinde bulunan devlet üniversiteleri artık böyle devam edemezler. Eğer onları yıkmak istiyorsak bu gidiş amaca hizmet eder" şeklinde sitemde bulundu. Yeni projeler İTÜ, "2005 Yeni Ufuklar Projesi" ile yeniden yapılanmaya gidiyor. Öğretim üyelerinin yaşam kalitesini yükseltmek için İTÜ kendi imkanları ile sağladığı kaynakların bir kısmı ile öğretim üyelerine konut yapıyor. Bu konutlar kampus içinde olacak. Öğretim üyeleri ise kira ve yol masrafından kurtulacak. İTÜ başka bir projeye de büyük kaynak ayırıyor. Uzun süreli yurtdışı araştırma projesi ile her yıl 100 öğretim elemanı 3 ile 10 ay süreyle yurt dışında değişik üniversitelerde görev yapacak. Bu projeden tüm İTÜ'lü öğretim elemanları faydanalacak. Ayrıca İTÜ'ye ait olan 180 hektarlık arazi gecekondular tarafından işgal edilmiş durumda. Yerel yönetimler ile yapılacak işbirliği neticesinde bu arazilerin büyük bir bölümü üniversiteye geri kazandırılacak. Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörü M. Lütfi Çakmakçı: Kaynakları kullanamıyoruz Üniversiteler, hizmet verdikleri sektörlerden elde ettikleri geliri de kullanamıyor. Üniversitelerin en önemli gelir kaynaklarından olan fakülte hastanelerine ise, gerekli personel atanamıyor. Ülkemizdeki üniversitelerde tıp fakültelerine bağlı hastaneler büyük bir gelir elde ediyor. Bu da üniversiteler için bir kaynak. Ancak üniversiteler bu kaynakları özgürce kullanamamaktan yakınıyor. Aynı durumdan şikayetçi olan Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Lütfi Çakmakçı, üniversitelerin bünyesinde bulunan tıp fakültelerinin kendi gelirlerini ve giderlerini düzenleyecek bir etkinliğe kavuşturulması gerektiğini kaydetti. Rektör Çakmakçı, çağdaş işletmecilik anlayışının ötesinde yapılan uygulamaların üniversitelere kan kaybettirdiğine dikkat çekti. Evet üniversitelerimiz maalesef kendi öz kaynaklarını, ihtiyaç duydukları personeli istihdam etmek için kullanamıyor. Yatırım yaparken ve personel alırken Maliye Bakanlığı'nın iznini isteyen üniversitelerimiz ise personele ve yatırıma ayıracakları kaynaklarını da izinle kullanabiliyor. Hemşire verilmedi Süleyman Demirel Üniversitesi'ne devlet tarafından 40 milyon dolarlık yatırım yapıldığını ancak bu yatırıma karşılık hemşire kadrosu verilmediğine dikkat çeken Rektör M. Lütfi Çakmakçı ayrıca teknik personel sıkıntısının da had safhada olmasını anlatmakta zorluk çektiklerini ifade etti. Rektör Çakmakçı, tıp fakültelerinin özel sağlık sigortalarına yönelik sağlık hizmeti vermeleri konusunda yeniden yapılandırılması gerektiğini de kaydetti. Öğrenciler çalışsın Döner sermayenin tıp fakültesi hasteneleri için önemli gelir kaynağı olduğunu da kaydeden Prof. Dr. Çakmakçı, "Ancak döner sermaye kasasında Maliye Bakanlığı temsilcisinin bulunması, çalıştıracağı elemanı adam/ay ile bakanlığın sınırlaması, etkinliği azaltmaktadır. Döner sermaye bir hastane için ciddi bir gelirdir. Kazanacak olan da döner sermayenin bağlı bulunduğu birimdir" dedi. Üniversiteye yurtdışından alınacak teknik cihaz için gümrük muafiyetinin uygulanmasını da isteyen Rektör Çakmakçı, bu malzemelerden KDV alınmamasını da talep etti. Üniversitelerde öğrenciye burs verilmesi yerine öğrencinin yarı zamanlı çalıştırılmasını da öneren Rektör Çakmakçı, bu şekilde kendine güvenen bireylerin yetişmesine de imkan verileceğine işaret etti. Üniversiteler ilgi bekliyor Yıllardır terör ve bölücü örgütler tarafından eleman potansiyeli olarak görülen üniversitelerimizde yaşanan sorunların faturasını sadece öğretim üyeleri ve öğrenciler ödemiyor. Bu ağır faturayı milletçe ödüyoruz. Yükseköğretim Kurumları'nda giderek kronikleşen sorunların çözümü, ilgililerin ilgisizliği yüzünden imkansız hale geliyor. Sözde aydınlarla, varlıklarını ancak üniversitelerdeki karmaşalar sayesinde sürdürebilen bazı çevreler, bu çözümsüzlüğü adeta körüklemektedir! Görüştüğümüz bütün üniversite yöneticileri, seslerine kulak verilmesini ve problemlerin çözümü için bir an önce harekete geçilmesini istediler.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT