BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ayranı üflemek!

Ayranı üflemek!

Sütten ağzı yanan bürokrat, parlamenter hatta müteşebbis bile ayranı 'üfleyerek' içiyor... Tabii buna 'içmek' denirse.



Sütten ağzı yanan bürokrat, parlamenter hatta müteşebbis bile ayranı 'üfleyerek' içiyor... Tabii buna 'içmek' denirse. İşler kilitlenmiş, çığ gibi büyüyerek üzerimize gelen iç ve dış meseleler 'çözüm' bekliyor. Buna rağmen bırakınız elini taşın altına koymak; parmağını bile kıpırdatan yok!.. "Olacağı buydu" diyerek yan gelip yatamayız. Zaten bu yüzden Başbakan 'feryadı' basmadı mı? Ecevit çok açık ve samimi biçimde mevcut 'güven'si#lik ve 'korku' ortamını seslendirmekle kalmayıp, yol da gösteriyor. "Adil ve süratli olunuz!" Sürüncemede bırakılan meselelerin 'kriz'e altyapı oluşturduğu meydanda. Buna fırsat verilmemelidir. Taşra, 'Ankara'ya yığılmış, muhatap arıyor. Gözlerindeki yaşama şevk ve azmi kaybolmuş vatandaşlar "ölü balık" misali donuk, tutuk ve kararsız!.. Hele sermaye yani 'para' çöldeki ürkek ceylan gibi göz ve gönül menzilinin dışında emin yerler arıyor... Sökmenoğlu'nun (MHP) çok veciz bir şekilde dile getirdiği 'fısıltı gazetesi' yani 'şayia' başını almış gidiyor. Pısırık, kararsız, sığ ve beceriksiz kadrolar 'prim' yapıyor. "Baş sallayıp maaş almak" ortak bir davranış haline gelmiş. Modern mi, klasik mi olduğu tartışılan 'darbe' ve 'darbeci'ler sebebiyle demokrasi yoğun bakıma alınmış hissi verilmek isteniyor... Tabii biz sonu gelmez sunî 'gündem'ler peşinde gölge boksu yaparak enerjimizi tüketirken; elin oğlu durmuyor. 'ABD'de, 'Hollanda'da, 'Yunanistan'da ve 'Fransa'da Ermeni propagandaları yeri göğü inletiyor. Muhasım kişi, kitle ve ülkelere karşı 'propaganda' ve psikolojik harekât (P/H) uygulamakla görevli olanlar; 'hedef' şaşırarak kendi 'medya'mıza yön vermek isteğinde!.. Avere 'kasnak'ı kırılan aracın gücü aktarma organlarına ulaşmayınca, motor tekliyor. Böylece 'muasır milletler seviyesi'ne ulaşmak hedefi bir başka bahara terkediliyor... Ayları, yılları, renkleri ve desenleri kirlettiğimiz yetmezmiş gibi; şimdi de 'gelecek' umudumuza turp sıkılıyor. Gel de çık işin içinden!..
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT