BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ecevitler'in bir yastıkta 55. yılı

Ecevitler'in bir yastıkta 55. yılı

1925 doğumlu Bülent Ecevit, ünlü tablolarıyle daha o zaman bile büyük ismi olan annesi Nazlı, Ecevit'e sokulur ve 12 yaşındayken, babası gibi milletvekili olmak istediğini şu sözlerle dile getirir: "- Anne, ben okuyup babam gibi milletvekili olmak istiyorum. Onun gibi iki lisan konuşmak istiyorum..."



1925 doğumlu Bülent Ecevit, ünlü tablolarıyle daha o zaman bile büyük ismi olan annesi Nazlı, Ecevit'e sokulur ve 12 yaşındayken, babası gibi milletvekili olmak istediğini şu sözlerle dile getirir: "- Anne, ben okuyup babam gibi milletvekili olmak istiyorum. Onun gibi iki lisan konuşmak istiyorum..." Annesinin tek sözü şudur: "- Evet oğlum, oku ama babanı da geç!..." Nazlı Hanım, Hukuk Profesörü ve aynı zamanda Kastamonu Milletvekli olan Fahri Ecevit'e, bu konuşmayı anlattığında, babası da çok memnun olur: "- İyi demişsin, inşallah dilediğin gibi olur..." Bülent Ecevit'in bu dilekleri yıllar sonra gerçekleşti. Önce Milletvekili oldu, bakan oldu... Ardından Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı oldu. Hem de tarihe adını yazdırmış ve Atatürk'ten sonra "İkinci adam" olmuş İsmet İnönü'nün de önüne geçerek... Daha sonra üç kez de Başbakanlık yaparak "Tarihi şahsiyet" oldu. Bülent Ecevit, siyaset adamlığı yanında gazeteciliği ve şairliği ile de ön plana çıktı. İstanbul'da doğan Ecevit, Ortaöğrenimini Robert Kolej'de tamamladıktan sonra Ankara Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi'ne devam etti. Bu arada tahsil masraflarını çıkarmak için basın Yayın Genel Müdürlüğü'nde de çalışıyordu. 1946 yılında liseden sınıf arkadaşı Rahşan hanımla evlendi ve tahsilini yarıda bıraktı. Türkiye'nin Londra Büyükelçiliği'nde Basın Ataşeliği'ne atanarak eşiyle İngiltere'ye gitti. 1950 yalında yurda dönen Bülent Ecevit, CHP'nin yayın organı Ulus gazetesinde çalışmaya başladı. Çok geçmeden yönetimde de görev aldı ama iki yıl sonra Ulus gazetesi kapatıldı. Bu kez Yeni Ulus gazetesinde çalışmaya başlarken, siyasette de isim yapmaya başladı. Hem lisanı, hem de meslekî gelişmesi için 1954-55 yıllarında ABD'de Kuzey Carolina'da çıkan bir gazetede konuk yazarlık yaptı. 1957 yılında ise Rockefeller Bursu ile 2. kez Amerika'ya gitti ve Harvard Üniversitesi'nde 8 ay "Sosyal Psikoloji ve Ortadoğu tarihi" alanında çalıştı. Aynı yıl Türkiye'ye döndü ve CHP'den Ankara Milletvekili olarak ilk kez Meclis'e girdi. 27 Mayıs ihtilalinde Kurucu Meclis üyesi oldu. 1961 yılında bu kez Zonguldak Milletvekili olarak İsmet İnönü başkanlığında kurulan koalisyon hükümetinde Çalışma Bakanı oldu ve büyük isim yaptı. 12 Mart 1971 muhtırasının ardından o zamana kadar hep "İsmet Paşacı" olan Bülent Ecevit, onunla ters düştü ve CHP Genel Sekreterliğini bıraktı. Parti Kurultayı da kendisine destek verince İsmet İnönü Genel Başkanlıktan ayrıldı ve Kurultay, Ecevit'i Genel Başkan yaptı. 1973 genel seçimlerinde en çok oyu alan CHP, yine de salt çoğunluğu sağlayamayınca, Ecevit, MSP ile koalisyon hükümeti kurarak Başbakan oldu. Ecevit, bu güzel haberi telefonla aradığı annesi Nazlı hanıma şu cümlerle bildiriyordu. "- Anne, sana verdiğim sözü tuttum, senin de isteğin oldu..." 12 Eylül 1980'deki askeri darbeden sonra gözaltına alındı ve eşi ile birlikte Zincirbozan'a gönderildi. Siyasetle uğraşması yasaklandı. Dış basına verdiği demeçler yüzünden iki kez tutuklandı. 4 ay hapis yattı. 1985'te kurulan Demokratik Sol Parti'nin Genel Başkanlığına seçilen Rahşan Ecevit ile propaganda gezileri yaptı. 1987 yılında yasaklama kalkınca Genel Başkanlığa Bülent Ecevit getirildi. Rahşan Ecevit de DSP Genel Başkan yardımcısı oldu. Şemsi Sılkım
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT