BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Fransa'nın Haçlı kini

Fransa'nın Haçlı kini

Tanzimattan bu yana Türk aydınlarının çoğu, Fransa'yı bizlere yanlış tanıtmışlardır. Kaldı ki Fransa her fırsatta Osmanlı'ya ve Türkiye Cumhuriyetine "Haçlı kini"ni kusmuştur. Dost göründüğü yıllarda bile, bir akrep gibi zehir kusacağı anı sabırsızlıkla beklemiştir. Oysa ki, bazı siyasi, bürokrat ve aydınlar, Fransa'nın Türkiye düşmanlığını çok dar açıdan müşahede etmektedirler.



Tanzimattan bu yana Türk aydınlarının çoğu, Fransa'yı bizlere yanlış tanıtmışlardır. Kaldı ki Fransa her fırsatta Osmanlı'ya ve Türkiye Cumhuriyetine "Haçlı kini"ni kusmuştur. Dost göründüğü yıllarda bile, bir akrep gibi zehir kusacağı anı sabırsızlıkla beklemiştir. Oysa ki, bazı siyasi, bürokrat ve aydınlar, Fransa'nın Türkiye düşmanlığını çok dar açıdan müşahede etmektedirler. Mart 2001 ayında Fransa'da yapılacak mahalli seçimler meselenin sadece zahiri yüzüdür. Bugüne kadar çok sayıda genel ve mahalli seçim yapıldı. Neden şu güne kadar sözde Ermeni soykırımıyla ilgili meclislerde karar alınmadı da şimdi karar alındı? Bu sorunun cevabı çok basit; Türkiye ciddi bir şekilde Avrupa Birliğine tam üyelik için ilerliyordu. Ancak treni raydan çıkarmak için bir engel gerekiyordu. Geçmişte Ermeniyi kullanan Fransa, bu sefer de kullanılmaya hazır olan Ermenilere yöneldi. Politikacıların çoğu maalesef, Fransa'nın gerçek niyetlerini ya bilmiyor ya da söyleyecek cesaretleri yok. Kaldı ki mesele gayet basittir. Fransa'nın stratejisi ve milli hedefi AB'yi kullanarak Atlantik'ten Urallara kadar Fransa liderliğinde dünya hakimiyetidir. Bununla birlikte Almanya'da aynı hayalin peşindedir. Şimdilik her ikisi müttefiktir. Ama ileride çıkarları çakıştığı zaman birbirleriyle savaşabilirler. Fransa, Napolyon'un, Almanya ise Hitler'in ve Alman İmparatoru İkinci Vilhelm'in hayalini gerçekleştirmeleri için önlerinde 4 engel vardı. Sovyetler Birliği ve Yugoslavya Federasyonu'nun dağılması suretiyle iki engel ortadan kalktı. Şu anda hedeflerine mani 2 engel vardır. Bunlar, ABD'yi Avrasya'dan dışlamak ve Türkiye'yi bölerek ve güçlenmesini önleyerek bertaraf etmektir. Türkiye'ye karşı oynanan oyunda Ermeniler sadece piyondur. Gaybı elbette Allahü teâlâ bilir. Ama tahminde bulunmak caizdir. Ne Almanya ne de Fransa bu hedeflerine uluşamayacaklardır. Her ikisinin de sonu hüsranla neticelenecektir. Ömrü olan bunları görecektir. (İnşallah) Meselenin diğer yüzü ise, Osmanlı, Ermenilere soykırım yapmamıştır. Ama Ermenilerin sadece Kafkas ve Doğu Anadolu'da katlettiklerinin sayısı Osmanlı Arşiv belgelerine göre 500 binden fazladır. Yakın bir tarihte Ruanda'da 800 bin kişi katledildi. Birleşmiş Milletler tahkikat raporlarına ve belgelere göre bu katliamın arkasında Fransa hükümeti ile işadamları vardır. Ve bu katliam tamamen Fransa silahı ile yapılmıştır. İkinci Dünya Savaşı sonunda yani 1945 yılında Sovyetler Birliği'nden kaçarak Fransa'ya sığınanların onbinlercesi Ermeni olup, Fransa bunları Stalin'e gemilerle teslim etmiş ve kurşuna dizilmelerinde Stalin'in cinayetlerine ortak olmuşlardır. 1954-1962 Cezayir Bağımsızlık Savaşında Fransa'nın katlettiği insan sayısı resmi kayıtlara göre 1 milyon 760 bindir. Asıl sayı ise 2 milyonun üstündedir. Oysa bu saydıklarım, zalim Fransa'nın kanlı tarihinin çok küçük bir bölümüdür. Bir ülkenin tarihine ait kararlar vermek, hiçbir ülkenin meclisinin yetkisi dahilinde değildir. Kaldı ki varsayalım Osmanlı soykırım yapmış olsa bile, Batılı ülkeler gözünde, dünya tarihinde sadece Ermeniler mi soykırıma maruz kalmıştır? Kızılderili, Maya, İnka, Aztek, Amerika'ya zorla getirilen 20 milyon Afrikalı ve Batı'nın alçakça yaptığı soykırımlar neden gündeme gelmiyor? Ve yapılmayan yani Osmanlının yapmadığı soykırım meclislerde neden moda haline gelmektedir? Hıristiyan Batı güçlü Türkiye istemiyor. Çünkü Anadolu Türkü güçlü olursa, İslâm Dünyası asla sömürülemez. Tarih bunu ispatlıyor. Anadolu zayıf olursa İslâm Dünyası esaret altında kalarak Batı'nın sömürgesi oluyor. Bugün İslâm ve Türk Dünyasının büyük çoğunluğunun iktidarları Batı'nın ajanlarıdırlar. Churchil'in vasiyetine göre Türkiye'nin güçlenmesi her çareye başvurarak önlenmelidir. Churchil'in ifadesine göre Batı'nın refahı için zayıf Türkiye gereklidir. Türkiye güçlenirse kuyruklu yıldızın nüvesi gibi diğer İslâm ülkelerini arkasından sürükler. IMF hayvancılık ve tarım sektörünü çökertti. Batı'nın hedefi Türkiye gıdada Batı'ya muhtaç olsun ki, onu devamlı kontrollerinde tutabilsin. Tanzimattan bu yana "Batı" örnek alındı. Ama görüyoruz ki, Batı'nın Haçlı Zihniyeti, kini, düşmanlığı asla azalmadı.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT