BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Şalk haklı

Şalk haklı

Şalk'ın DGM Savcısı olarak uluslararası kurumlardan bilgi istemesi Türkiye'de sorun oldu. Kafaları 20. yüzyılda kalmış olanlar, neredeyse savcı "Türkiye'nin egemenliğini sarstı" diyeceklerdi.



Şalk'ın DGM Savcısı olarak uluslararası kurumlardan bilgi istemesi Türkiye'de sorun oldu. Kafaları 20. yüzyılda kalmış olanlar, neredeyse savcı "Türkiye'nin egemenliğini sarstı" diyeceklerdi. Nasıl olur da, hiyerarşi, emir-komuta zinciri, meratib-i silsile aşılarak sınırları aşan bir erk içinde olabilirdi? Yanlış yaptı, dediler. Çünkü, diyenler hâlâ uluslararası sistemin bir "bilardo masası"na benzediğini, bu iklimde sadece topların satıhlarının birbirleriyle temas ettiğini, bu yüzün de hükümet olduğunu sanıyorlar. 19. yüzyılda böyleydi. Bugün 21. yüzyıldayız. Bugün geçerli olan model, "örümcek ağı" gibidir. Karmaşık, birbirinin içinden geçen, çeşitlenmiş bir ilişkiler ağı... Öyle ki, bu ağın örgüsünde sadece devletler yok. Hükümetler dışı üniteler de var. Savcılar gibi... Yani, bu çağda bir savcı, yurt dışındaki bir meslekdaşı ile doğrudan iletişime girebiliyor. Zaten, çağın ihtiyaçlarına göre hukuk da ancak böyle oluşabiliyor. Ya uluslararası forumlarda, NGO'ların (Sivil toplum örgütlerinin) katkılarıyla... Ya da hükümetler dışı, bürokrasiler arası seminerlerle. Yani, Türk hukuk adamları, yabancı meslekdaşlarıyla uluslararası bir kongrede beyin fırtınası yapıp, küresel bir soruna, ortak bir hukukî yapı oluşturuyorlar. Sonra hepsi evlerine döndüklerinde, kendi siyasilerine dönüp, biz bu oyda sıraya vardık, bunu meclisten geçiririz, diyorlar. Böylece egemenlik mi ihlâl oluyor? Hayır, tabii ki. Böylece hiyerarşi mi bozuluyor? Hayır, tabii ki. XXI. yüzyıla uymayacak tarzda siyaset dışı kurumların demokrasiye egemen oluşları, milli hakimiyeti zedelemiyor da; bir savcının rutin işi bir anayasal sorun haline geliyor. Devletin imajı elden gitti deniyor. Geçin bunları. Şalk'ın davranışı değil, asıl DGM'nin XXI. yüzyıla bu yetkileri ve kamusal alanı ile uygun mudur, o tartışılmalıdır. Neredeyse her suçun devlet güvenliğine kastettiği bir ortam doğuyor. İnsanın, yurttaşın güvenliği (YGM'ler) nerede? Ombudsman olacaktı, hani. Aday yanlış seçildiği için millet kurumun kendisinden soğudu? Türkiye'de dara giren Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde soluğu alıyor. DGM'ye muvazi bir İnsan Hakları Mahkemesi neden bizde olamıyor ki? NOT: Sevgili okurlarım. Yıllık iznimden üç günümü kullanmak istiyorum. Pazartesi görüşürüz.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 110579
    % 1.14
  • 3.8381
    % -0.67
  • 4.5309
    % -0.42
  • 5.1467
    % 0.06
  • 155.535
    % -0.23
 
 
 
 
 
KAPAT