Türkiye Antarktika Kutup Bilimsel Araştırmalar Merkezi (TAKBAM) Başkanı Mehmet Ali Türkel,  geçen yıl mayıs ayında ilk kez Türkiye adına 2 akademisyenin yaptığı seferden sonra Antarktika kıtasında kurulacak Türk üssü için 2015 yılı Ocak ayında "2. Antartika Bilim Seferi"nin yapılacağını kaydetti.


TAKBAM Başkanı Türkel, Türkiye genelinde başvuran 300'den fazla akademisyen arasından 16'sının belirlendiğini ve akademisyenlerin Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurtarma ve Sualtı Komutanlığında Antarktika şartlarında hayatı idame ettirme, ulaşım araçlarını kullanma, intikal, iklim şartlarını değerlendirme gibi konularda eğitim gördüğünü belirtti.


Türkel, 14 milyon kilometrekarelik geniş bir kara parçası olan Antarktika'nın aşağısında göller, dağlar, vadiler bulunan coğrafi bir alan olduğunu kaydetti. Türkel, "Dolayısıyla her türlü tabii zenginliklere haiz olan bir toprak parçası burası. Ülkeler bilimsel amaçlı çalışmaların haricinde geleceğe yönelik bu tabii kaynakları kullanma amacında olabilirler" dedi.


Antarktika Yasası TBMM'ye sevk edildi


Türkel, Dışişleri Bakanlığınca hazırlanan "Antarktika Antlaşması Çevre Koruma Protokolüne Katılımımızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı"nın 18 Aralık 2014 tarihinde Bakanlar Kurulu'nda imzalanarak Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından Türkiye Büyük Milllet Meclisi Başkanlığı'na sunulduğunu hatırlatarak, "Diğer ülkeler 1994 yılında Antarktika ile ilgili Çevre Koruma Komitesi kurdular. Bu komite bir protokol ortaya koydu ve ülkelerin bunu imzalamasını istedi. Biz, 1959 yılında imzalanan Antartika Antlaşmasını ancak 1995 yılında imzaladık. 1998'de ortaya çıkan Çevre Koruma Protokolünü ise bu sene meclise getiriyoruz" diye konuştu.
Türkiye Antarktika Kutup Bilimsel Araştırmalar Merkezi (TAKBAM) Başkanı Mehmet Ali Türkel, geçen yıl mayıs ayında ilk kez Türkiye adına 2 akademisyenin yaptığı seferden sonra Antarktika kıtasında kurulacak Türk üssü için 2015 yılı Ocak ayında "2. Antartika Bilim Seferi"nin yapılacağını kaydetti.
"Ülkeler bilimsel amaçlı çalışmaların haricinde geleceğe yönelik tabii kaynakları kullanma amacında olabilirler." diyen Türkel, şöyle devam etti:


"İmzalayacağımız protokol bu madenlerin, tabii kaynakların kullanılmasını yasaklayan bir anlaşmadır. 1998'den 2048'e kadar, 50 yıllık hazırlanmış protokoldür. Az kaldı bitmesine. Ülkeler bu antlaşmaya uyar uymaz bilemeyiz. Bugün Antarktika'daki tabii zenginlikler ekonomik değer arzetmediği için kullanılmıyor ama yarın hangi ülkenin ne yapacağını bilemeyiz."


Ülkelerin bugüne kadar prestij veya bilimsel amaçlarla Antarktika kıtasına seferler düzenlediğini kaydeden Türkel, bu rekabetin zaman zaman siyasi ve politik hale geldiğini vurguladı. Türkel, şöyle konuştu:


"Günümüzde bir bilim rekabeti var. Antarktika'daki çalışmaların en önemlisi bilimsel faaliyetleri kapsar. Mesela haberleşme sistemleri. Antarktika, uzay bilimleri açısından çok önemli bir coğrafi yapıdır. Çünkü gökyüzünü gözleme veya diğer haberleşme sistemleri açısından özellikle yörüngelerde bulunan uydulardan veri elde etme konusuna daha uygundur. Mesela bir A uydusu Türkiye'den günde 4 kez veri elde edebilirken Antarktika kıta coğrafyası üzerinde o yörüngeyi belki 14 kez geçmiştir. Eğer bizim orada bir istasyonumuz, bir üssümüz olursa, o uydumuzdan daha fazla veri elde etme imkanına haiz olacağız demektir. Bu da Antarktika'da üs kurulması için bir gerekçedir."


Antarktika'daki Türk üssünün koordinatları belirlendi


TAKBAM'ın Türkiye'nin Antarktika'da kuracağı üssün koordinatlarının belirlediğini anlatan Türkel, "Gidecek olan ekibimiz bu koordinat noktalarının zemin etüt çalışmalarını da yapacaktır. Antarktika'da üs için en önemli konu su kaynağı konusudur. Her ne kadar yeryüzünün tatlı su kaynağının yüzde 67'si Antarktika'da olsa da burası yeryüzünün en kurak bölgesidir. Çünkü bir yağış bulunmamaktadır. Üsteki personellerin her türlü ihtiyacı için suyun bulunması gerekmektedir. Bunu kardan, buzdan eriterek sağlamak yerine mevcut olan gölet veya gölün kaynağını kullanmak daha önemlidir. Ülkeler üsleri kurarken en çok buna özen göstermektedir. Biz de tespit ettiğimiz koordinatlarda bu su kaynağını kullanabileceğimiz bölgeleri tespit ettik. İnşallah oradaki etütlerimiz tamamlanınca bunu gerçekleştireceğiz" diye konuştu.


Antarktika'da devletler tarafından onaylanmış 29 resmi üs bulunduğunu ifade eden Türkel, üs kuran ülkeleri küçük veya büyük ülkeler gibi sınıflandırma yerine Antarktika'nın önemini anlayan veya anlamayan ülke olarak sınıflandırmanın daha doğru olacağını söyledi.


2. Antarktika Bilim Seferi'ne katılacak bilim adamları arasında jeolog, zoolog, botanikçi, deniz bilimleri, fizikçi gibi akademisyenlerin bulunacağını anlatan Türkel, her bilim insanının kendi branşıyla ilgili çalışacağını belirtti. Türkel, Türk akademisyenlerin Çin, Bulgaristan, Rusya ve Şili'nin üslerinde araştırma yapacağını söyledi.


"Büyük ülke iseniz dünyanın kalan yerleriyle ilgilenmek zorundasınız"


Bilim heyetinin başkanlığını yapacak Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Rektör Yardımcısı ve Jeofizik Mühendisliği Bölümü Sismoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr Şakir Şahin, egemen ülkelerin artık uzayı bile parsellenmeye başladığına dikkat çekerek, "Büyük ülke iseniz dünyanın kalan yerleriyle ilgilenmek zorundasınız. Uzay meselesinde olduğu gibiAntartika meselesinde de durum aynı" dedi.


Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurtarma ve Sualtı Komutanlığında can yeleği kullanımından suya düşmeye, zodyak bottan gemiye binip inmeye kadar bazı eğitimler gördüklerini dile getiren Prof. Dr. Şahin, kurulacak olan üste bilimsel araştırmalar yapmak üzere TAKBAM ile SDÜ'nün protokol imzaladığını belirtti.


Şahin, şöyle konuştu:


"Dünyada artık uzay bile egemen güçler tarafından tabir yerindeyse parsellenmeye başlandı. Türkiye son anda Antarktika ile ilgili istişare ülkelerinin içine girdi. Yarın egemen ülkeler, karar mercii ülkeler, artık Antarktika ile ilgili bir planlama yapalım derse, biz ancak bir başka ülkenin üssüne çalışma için gidebiliriz. Biz de o trende yer almak istiyoruz."


Antarktika henüz keşfedilmedi


Antarktika'nın henüz keşfedilmediğini, gelecekte nelerle karşılaşılacağının bilinmediğini ifade eden Şahin, "Büyük ülke iseniz dünyanın kalan yerleri ile ilgilenmek zorundasınız. Uzay meselesinde olduğu gibi Antartika meselesinde de ilgilenmek zorundasınız. Biz büyük ülkeyiz diyoruz ama büyük ülkeyiz demekle olmuyor, bu tür yerlerde olmakla oluyor. Mecliste çıkacak yasa bir devletin irade beyanı. Bizim uluslararası alanda elimizi güçlendirecek, ikincisi bilimsel araştırmalar için kaynak bulmayı kolaylaştıracak. Bizim artık bir Antarktika politikamız var."


Şu ana kadar Antarktika'ya gidenler hep başkalarıyla gitti. Bu başkalarının değirmeniyle su taşımak gibi. Adam size ülke olarak sponsor oluyorsa sizin kaynağınızı mutlaka kullanacak demektir. Bu ülkeler oraya sizi götürürken ilk önce sizin verinizi alırlar, siz siz olmaktan çıkarsınız. Biz, özgün olmak istiyoruz."