Ömer TEMÜR - Akıllı saatler yaklaşık 3 yıl önce piyasaya sürüldüğünde birçok üretici bu yeni giyilebilir teknolojiye kuşkuyla bakmıştı. Ancak aradan geçen kısa zamanda akıllı saatler kol saati sektörü için sıcak bir gündem konusu haline gelmiş durumda. Özellikle Apple Watch’ın satışa sunulmasıyla birlikte sektör ciddi tehdit altında. Verilere göre geçen yıl 4 milyon akıllı saat satıldı. Bu yılın üçüncü çeyreğinde ise dünyadaki akıllı saat satışları 7 milyon adede ulaştı. Akıllı saat satışları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 510 yükselirken bu artış neredeyse tamamen Apple Watch satışlarından geldi. Apple Watch’ın söz konusu dönemde pazar payı yüzde 73.6 oldu. Firmanın Koreli rakibi Samsung aynı dönemde 600 bin adetlik satış rakamına ulaşabildi. Sektör 2015 yılının tamamında 26 milyon adede akıllı saat satmayı hedefliyor. Akıllı saatlerle birlikte pazarın büyüklüğünün ise 100 milyar dolara ulaşması bekleniyor. 

İSVİÇRE PAZARIN HÂKİMİ

Akıllı saatteki bu inanılmaz yükseliş kol saati pazarını tehdit ediyor. İsviçre, adet bazında en önemli iki rakibi Hong Kong ve Çin kadar fazla ihracat gerçekleştirmese de, tutar olarak kol saati ihracatı açısından lider konumda bulunuyor. Bunda da en önemli etken İsviçre saat markalarının lüks segmentte yer alması. Deloitte’un raporuna göre, pazarın yarısını elinde bulunduran İsviçre, 2014 yılına ilişkin yaklaşık 21 milyar dolarlık ihracat rakamıyla dünyada bir numara. İhracat oranı son dört yılda yüzde 38 büyüyen kol saati, ülkede en çok ihraç edilen ürünlerin başında geliyor. Bütün bu gelişmelere rağmen sektör akıllı saatleri yeni bir tehdit olarak görüyor. Özellikle Apple Watch’ın piyasaya sürülmesiyle daha çok tehlikenin farkındalığı artmış durumda. Öyle ki üreticilerin neredeyse yarısı sektörün geleceği konusunda karamsar. İsviçreli üreticiler için tüketici kanalında da tehlike çanları çalıyor. Kol saati pazarının en büyük alıcıları arasında yer alan Çinli tüketicilerin yüzde 69’u, İtalyan tüketicilerin yüzde 48’i ve Fransız tüketicilerin yüzde 35’i önümüzdeki 12 ay içerisinde bir akıllı saat sahibi olmayı düşünüyor. Bu oran sadece İsviçre’de alt seviyelerde. Kendi pazarına sahip çıkan İsviçre’de akıllı saat almayı düşünenleri oranı yalnızca yüzde 17 seviyesinde. “Eski” ile “yeni”nin savaşına sahne olan sektörde pazarın galibini ise dijital dönüşüm belirleyecek. 

Dezavantajı  pil ömrü
Akıllı saatlerin yükselişi, küresel ekonominin durumu ve dış talebin azalması kol saati markalarını stratejilerini yeniden gözden geçirmeye zorlasa da hâlâ bir umut var. En azından lüks segmentte kol saati bir prestij unsuru olarak öne çıkıyor. Buna karşın pil ömrü ve akıllı telefonlar akıllı saatlerin yaygınlaşmasının önünde engel. Akıllı telefonlar akıllı saatlerin bütün özelliklerini neredeyse bünyesinde taşıdığı için tüketiciler ikinci bir cihaza gerek duymuyor. Yüksek fiyatlar da tüketicilerin satın alma kararını olumsuz etkiliyor. Diğer önemli bir konu ise güvenlik. Akıllı telefon ve sosyal medya ile özel bilgileri ortaya saçılan tüketiciler daha fazla mecrada bilgilerinin paylaşılmasını istemiyor. 

Fiyatlar artıyor 
2000 yılında ortalama 310 dolar kol saatleri, 2014 yılı sonunda ortalama 730 dolara kadar çıktı. Kol saati pazarında görevli üst düzey yöneticilerin yüzde 69’u, İsviçre para birimi frankın yüksek değerini bir risk olarak görüyor. Bu anlayışla bazı firmalar maliyetleri azaltma yoluna giderken, Montblanc, Audemars Piguet gibi markalar da ürün fiyatını artırıyor.


1.5 MİLYAR DOLARLIK İTHALAT 
Yılda 13 milyon 700 bin adet kol saati satılan Türkiye’de son beş yılda 1.5 milyar dolarlık saat ithalatı gerçekleştirildi. Buna karşılık aynı dönemde 125 milyon dolarlık ihracat gerçekleşti.