Canan ERASLAN  DUBAI

Türk gıda üreticileri, Dubai'de 21 Şubat 2016'da başlayan ve 120 ülkeden 4 bin 800 firmanın katıldığı fuarda hedef büyüttü. Fuara tanıtım gruplarıyla katılan Türkiye, Irak ve Rusya gibi ülkelerde kaybettiği gıda ihraç pazarını yeni ülkelerle kapatacağına dair önemli sonuçlar aldı. Dubai Gulfood'a, İhracatçılar Birliği ve Şekerli Mamuller Tanıtım Grubu (ŞTG) öncülüğünde katılan 106 Türk firması, direkt siparişler alırken, önemli bağlantılar da yaptı. Fuarı değerlendiren Şekerli Mamuller Tanıtım Grubu Başkanı Hidayet Kadiroğlu, Afrika ve Orta Doğu'ya, ihracatın yüzde 50'sinin gerçekleştiğini, bu pazara açılan kapının da Dubai olduğunu belirterek, "Müslüman coğrafya bu fuarı bekliyor. Biz de ülkemizi en iyi şekilde temsil ediyoruz" dedi.
ALIM GARANTİSİ VEREN GELİYOR
Kadiroğlu, 2015 yılında çevre ülkelerde yaşanan sorunlar nedeniyle ihracatta görülen dramatik kayıpları telafi için Amerika ve Uzak Doğu’da 20 ülkeye odaklandıklarını söyleyen Kadiroğlu, "Hedef ülkelerden alım garantili heyetler getirmeye başladık. Daha önce 30 fuara katılıyorduk, şimdi 20'ye indirdik, odaklarımızı güçlendirdik. Yılbaşından bu yana Myanmar ve Güney Kore'den alım garantili heyetler geldi ve ürünlerimizi aldı. İlk ziyaretin ardından Myanmar'dan 60 konteyner sipariş verildi. Kore'nin en büyük alıcısı olan ve yıllık cirosu 5 milyar doları bulan bir firmayı getirdik. Japonya, Malezya, Singapur, Tayland, Çin, Güney Kore, Kolombiya, Meksika, Brezilya, Şili ve Arjantin’den alım garantili heyetler getirmeye devam edeceğiz. Arjantin, Panama ve Şili’de keşif ekibimiz araştırma yapacak. Bunun dışında Fas ve Endonezya’dan yabancı basın mensuplarını ülkemizde ağırladık. Güzel dönüşler aldık" diye konuştu.
BOŞ DÖNEN OLMADI
Alım garantisi veren firmalara Türkiye'de firma ziyareti yaptırdıklarını, boş dönen olmadığını belirten Hidayet Kadiroğlu, şimdi ülkelerde 'GLOKAL' trendi bulunduğunu ifade etti. Hindistan, Cezayir gibi ülkelere yatırım yapan dev firmaların ithalatı kısıtlatmak istediğini vurgulayan Kadiroğlu, "Cezayir Ekonomi Bakanı ithalatçılarla bir araya gelmiş, 'böyle devam ederseniz Merkez Bankasında döviz kalmayacak. İthal etmeyin, yatırım yapsınlar' demiş. Yani hem global hem lokal, yani GLOKAL olunması isteniyor" dedi.