Maliye Bakanı Naci Ağbal, Ekonomi Muhabirleri Derneğinin (EMD) Altın Kalem Ekonomi Basını Başarı Ödülleri dolayısıyla Wyndam Otel'de düzenlediği törende, bürokraside görev aldığı dönemlerde ekonomi muhabirleriyle sık sık bir araya geldiğini söyledi.

Ekonomi muhabirlerinin ne kadar emek vererek çalıştıklarına bizzat şahit olduğunu anlatan Ağbal, alanda çalışan gazetecilerin bir dernek çatısı altında bulunmalarının önemine dikkati çekti.

BASIN KURULUŞLARINDA ÇALIŞAN SAYISININ ARTMASININ ÖNEMİ

EMD'nin başarılı çalışmalarının bundan sonra da sürmesi temennisinde bulunan Ağbal, "Basın kuruluşlarımızda çalışan sayısının artırması haberin daha doğru aktarılmasına katkı verecektir." ifadesini kullandı.

Küresel ekonomi ve Türkiye ekonomisine yönelik değerlendirmelerde bulunan Ağbal, 2016 yılına ilişkin hedefler koyduklarını ve hükümet olarak başarı kriterlerinin bu hedef ve tahminleri gerçekleştirmek olduğunu dile getirdi.

Bu yılın başında büyüme için yüzde 4,5 hedefi öngördüklerini anımsatan Ağbal, "Yüzde 4,5'lik bir büyüme hem küresel koşulları dikkate aldığınız zaman, hem de büyümenin önünde finansman kanalından gelen kısıtları dikkate aldığımızda iddialı bir rakam ama biz hükümet olarak Türkiye'nin ihtiyacı olan potansiyele yakın veya potansiyel seviyesindeki bir büyümeyi gerçekleştirdik." diye konuştu.

Büyüme hedefini etkileyen olumlu koşullar bulunduğunun altını çizen Ağbal, hedefi destekleyen rakamların arka arkaya geldiğini kaydetti.

Ağbal, dış ticaret hakkında da görüşlerini dile getirerek, ihracat ve ithalatın gerilediğini, bunun çok arzu edilen bir durum olmadığını, dış ticaretin artırılması gerektiğini ifade etti.

Cari işlemler açığının da aşağı çekilerek Orta Vadeli Program'da ortaya konulan hedeflerle uyumlu gerçekleşmesinin Türkiye açısından olumlu olduğunu vurgulayan Ağbal, büyüme, tüketim, kredilerdeki gelişmeler, özellikle ekonominin kırılganlıklarına işaret eden risklerdeki iyileşmeler toplamında Türkiye ekonomisiyle ilgili beklentilerin genel anlamda iyiye gittiğini söyledi.

Ağbal, önümüzdeki 7 aylık süreçte hükümet tarafından süratle uygulamaya konulacak yasal düzenlemeler olacağına işaret ederek, birinci önceliklerinin özel sektörün arzu ettiği yatırım ortamını iyileştirmek üzere ekonomideki yapısal dönüşümü sağlamak olduğunu kaydetti.

Çözümlerin sandığın içinde gizli saklı olmadığını dile getiren Ağbal, "Burada hep beraber adımlar atmamız gerekiyor. Bu konuda güzel düzenlemeler yapacağız. Risklerimiz, sıkıntılı alanlar tabii ki var. Özellikle küresel ekonomideki gelişmelere bakıldığında kırılganlıklar var. Bir hafta, bir haftaya uymuyor. Küresel istatistikler iyi geldiğinde moraller düzeliyor, risk iştahı artıyor, bizim gibi ülkelere sermaye akıyor ama öbür ay bir açıklama yapılıyor bir anda moraller bozuluyor. Anlaşılıyor ki küresel ekonominin yapısal tarafında sorunlar çözülmüş değil. Ekonomilerin dönüşümü konusu Türkiye'ye mahsus bir konu değil." diye konuştu.

Fransa ve Çin ekonomilerinden örnekler veren Ağbal, ekonomilerdeki yapısal dönüşümle kırılganlıkların ortadan kaldırılmasının Türkiye'nin yanı sıra diğer gelişmekte olan ülkeler ile gelişmiş ülkelerin de ortak sorunu olduğunu belirtti.

"PES DİYORUM"

Ağbal, Türkiye olarak insana, teknolojiye, Ar-Ge'ye yatırım yapacaklarına dikkati çekerek, "Yatırımcının önündeki bütün engeli kaldıracağız. Benim de içinden geldiğim 'bürokrasi' denilen illetten de kurtulacağız. Bunun başka yolu yok. Biz siyasetçi olarak yatırımla ilgili ne kadar güzel şeyler yapmak istesek de bu 'mevzuat' hazretleri, öyle oyunlar var ki içinde, bu kadar yıl işin içinde olan birisi olarak söylüyorum 'pes' diyorum. Kanunda bu kadar açık bir şekilde yapılan bir düzenlemeyi ve yönetmeliği de nasıl vatandaşın elinden alıyorsunuz buna şaşırmamak elde değil. Bürokrasinin bakış açısını dönüştürmek son derece önemli. " şeklinde konuştu.

Göreve başlamasından itibaren sürekli özel sektör kuruluşlarıyla bir araya geldiklerini anlatan Ağbal, Bakanlık olarak ekonominin çarklarını döndürecek geniş kapsamlı bir çalışma yaptıklarının altını çizdi.

Ağbal, üretim ve yatırımın üzerindeki vergilerin aşağıya çekilmesi, kayıt dışılığın oluşmasına neden olan vergisel düzenlemelerin ortadan kaldırılması, vergide mükellef hukukunun korunması için yapılan ve yapılması planlanan düzenlemeler hakkında bilgiler vererek, özellikle reel sektöre yönelik düzenlemelerin yatırım ortamına önemli katkılar vereceğini düşündüğünü söyledi.

"2,5 GÜNDE ŞİRKET KURABİLECEKSİNİZ"

Ticaret şirketlerinin kuruluş işlemlerinin basitleştirilmesi ve işlem maliyetlerinin azaltılması ve bu yolla şirket kuruluşlarının teşvik edilmesine yönelik çalışmalar yaptıklarını dile getiren Ağbal, Dünya Bankası'nın Global Rekabet Endeksi'ndeki şirket kuruluşlarındaki maliyetler istatistiklerinde Türkiye'nin şu anda 57'nci sırada yer aldığını bunun kötü bir düzey olduğunu belirtti.

Ağbal, daha fazla yatırım için daha fazla şirket kurulması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Gümrük ve Ticaret Bakanımızla, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanımızla bir araya geldik. Bu konuda Ekonomi Koordinasyon Kurulunda da alınan karar çerçevesinde kapsamlı bir çalışma yaptık. (Şirket kuruluşlarında) 'Bütün maliyetleri aşağı çekelim, gün sayılarını aşağıya indirelim' diye uzun süreli bir çalışma yaptık. Bu çalışmayı tamamen bitirdik. Bu yaptığımız çalışmayla şu andaki mevcut mevzuata göre şirket kurmak istediğinizde bu 8 gün alıyor. Yapılan yeni düzenlemeyle bazı bürokrasiyi kaldırdık, bunu 2,5 güne indirdik. Bugün artık Türkiye'de şirket kurmak istediğinizde 2,5 günde şirket kurabileceksiniz. Eğer bu yasal düzenlemeleri hayata geçirebilirsek Türkiye 57'inci sıradan 14'üncü sıraya gelecek, Dünya Rekabet Endeksi'nde şirket kuruluş maliyetleri açısından 43 sıra ileriye gideceğiz."

"MÜŞTERİNİN AYAĞI ALIŞSIN"

Çalışma süresince kıran kırana pazarlıklar yaptıklarını belirten Ağbal, "Maliye olarak elinizi taşın altına koyun' dediler. Biz de ilk kuruluş yılında defter tasdik harçlarını almayacağız. Ben de buna karşılık TOBB'a döndüm dedim ki 'Biz vazgeçtik, sizin de bir şeylerden vazgeçmeniz lazım. Bunlar sizin üyeniz, müşterinin ayağı alışsın'. Onlar da 'Ticaret sicili gazetesi ilan ücretlerini yüzde 25 aşağıya çekiyoruz' dediler. Şirket kuruluşu sırasında ticaret sicili memuruna gittiğinizde size şöyle bir bakıyorlar, 'Bundan ne kadar alabiliriz?' diye. Şu anda aldıkları para bin lira. Yine oturduk konuştuk, bunu 300 liraya çektik. Burada da yüzde 70 civarında bir iyileşmeyi yaptık." şeklinde konuştu.

Ağbal, muhasebe ücretleriyle ilgili de girişimlerde bulunduğuna dikkati çekerek, avukatların şirket kuruluşu sırasında ücret aldığını söyledi.

Türkiye Barolar Birliğine de çağrıda bulunan Ağbal, şirket işlemlerine ilişkin başlangıçta alınan ücretlerin aşağıya çekilmesi gerektiğini bildirdi.

"MUHASEBECİLERİN İSTATİSTİK YÜKÜ KALKACAK"

Ağbal, bununla birlikte şirket kuruluşu işlemlerinin tek noktadan yapılabileceğini dile getirerek, "Ticaret Sicil Memurluğunun kapısının içerisinden girerek bütün işlemlerinizi orada yapıp sokağa çıktığınızda artık bir şirket sahibisiniz" dedi.

Bugün imzalayacağı bir düzenlemeden de bahseden Ağbal, muhasebecilerin Türkiye İstatistik Kurumuna (TÜİK) verdiği bir takım bilgiler bulunduğunu, bunun hem muhasebeci, hem de mükellef için işkence olduğunu söyledi.

Bu hafta boyunca yapılan görüşmelerde TÜİK ile bir protokol metni hazırlandığına işaret eden Ağbal, "Muhasebecilerimiz TÜİK'e bu istatistiği vermekten kurtulacaklar. Gelir İdaresi Başkanlığı doğrudan bu istatistikleri TÜİK'e verecek" diye konuştu.

Ağbal, damga vergisiyle ilgili yaptıkları düzenlemeler hakkında da bilgiler vererek, bu vergiden istisna tutulacak durumları açıkladı.

Yüksek teknolojiye sahip şirket satın alınıyorsa yapılan işlemlerden damga vergisinin alınmayacağını ifade eden Ağbal, girişim sermayesiyle ilgili yapılan sözleşmelerin de damga vergisinden istisna tutulacağını söyledi.

Ağbal, yapacakları yasal düzenlemeyle kamu ihalelerinde ihale iptal edilmişse buradaki damga vergisini vatandaşa iade edeceklerini, yatırım teşvik belgesi kapsamında inşa edilmiş binaları da emlak vergisinden muaf tutmak istediklerini kaydetti.

Bakan Ağbal, Ar-Ge ile ilgili düzenlemelerde de yeniliklere gideceklerini ifade ederek, "Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunları kapsamındaki Ar-Ge indirimlerinde uygulamayı tamamen Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına bırakıyoruz." şeklinde konuştu.