Sağlık Bakanı Recep Akdağ, sağlık çalışanlarına da müjde verdi. Bakan Akdağ, sağlık çalışanlarının özlük hakları ve gelirleri ile ilgili bir düzenleme üzerinde çalıştıklarını söyledi.

TGRT televizyonunda soruları cevaplandıran Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Türkiye'nin 2002 ile 2016 yılları arasında dünyaya örnek olan büyük bir sağlık dönüşüm programı gerçekleştirdiğine dikkat çeken Bakan Akdağ, programın AK Parti'nin vatandaşa hizmet anlayışı ile şekillendiğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da sağlık konusunun arkasında her zaman durduğunu ifade eden Bakan Akdağ, "Bugün Türkiye'de yılda 400 dolara yakın devlet ve kamu sigortası sağlığa kişi başına para harcıyor. Bu rakam Avrupa'da 2 bin 500 dolar civarında. Amerika'da sadece kamunun harcadığı 5 bin dolara yaklaştı. Bir o kadar da kişiler ceplerinden harcıyorlar. Biz Türkiye'de çok masraflı olmayan, hem kaliteli hem de herkesin eriştiği bir sağlık sistemi kurduk" dedi.

"USULSÜZ HAREKET EDEN HASTANE CEZASINI GÖRÜR, KAPATMAYA KADAR GİDER"

Hastanelerde ödenen fark konusu ve fazla para ödendiğine dair iddialara da cevap veren Bakan Akdağ, "Özel hastanelerden Sosyal Güvenlik Kurumumuz hizmet satın alıyor. Belli kalemler için hiç fark alınmıyor. Acil gitmişseniz, yoğun bakıma yatmışsa hastanız, kanser hastasıysanız, kalp ameliyatı için gitmişseniz, bunlar için özel hastaneye de gidilse fark alınması mümkün değil. Eğer alınıyorsa gereken neyse yaparız. Usulsüz hareket etmiş bir hastanedir, cezasını görür, kapatmaya kadar gider. Mesela acil bir vaka hastaneye kabul edilmemişse bunlarla ilgili mevzuatımız var. Özel sektörümüzün önemli bir kısma bu tip işlere tevessül etmiyor. İşi zapturapt altına alıp, bir taraftan özel sektörümüzün gelişmesini sağlarken, öbür taraftan vatandaşımızın mağdur olmamasını sağlamak durumundayız. Bizim 184 numaralı hattımız var, bir vatandaşımız sağlık açısından sıkıntıya uğruyorsa bizi arasınlar" şeklinde konuştu.

"SAĞLIK ÇALIŞANLARINA ÖZLÜK HAKLARI VE GELİRLERİ İLE İLGİLİ İYİLEŞTİRMELER GETİRECEĞİZ"

"Bizim için sağlık çalışanları başımızın üstündedir" diyen ve sağlık çalışanlarının kıymetini bildiklerini belirten Bakan Akdağ, "Önümüzdeki günlerde bir takım iyileştirmeler yapma imkanımız olacak. Alacakları ek ödemeler açısından, emeklilik hakları açısından iyileştirmeler getireceğiz. Sağlık çalışanlarına özlük hakları ve gelirleri ile ilgili iyileştirmeler getireceğiz. Üzerinde çalışıyoruz. Elbette yapacağız, haklarıdır. Sistemin içinde vatandaşı mağdur eden bir durum varsa buna da razı olamayız. Bu tip iyileştirmelerde Başbakanımızın ve hükümetimizin kararları önemlidir. Biz Bakanlık olarak bu meselenin birinci aktörüyüz, Maliye Bakanlığı var, diğer bakanlıklar var, ama bu hususta belirli iyileştirme imkanımız olacak" ifadelerini kullandı.

"VATANDAŞA KİM UYGUNSUZ DAVRANIYORSA ONA RAZI OLMAM"

İzmir'in Kemalpaşa ilçesinde aile hekiminin odasına girip beklediği için 70 yaşındaki hastanın doktor tarafından azarlanması olayına ilişkin, "Görüntüleri gördüm, kabul edilebilir değil. İzmir'deki yöneticilerimize talimat verdim, soruşturma başlattılar" açıklamasında bulunan Akdağ, bir soruşturma yapıldığını, baştan da kimseyi mahkum etmediklerini belirtti. Akdağ, "Bütün sağlık çalışanlarının benim başımın üstünde yeri var. Vatandaşa kim uygunsuz davranıyorsa ona razı olmam. Sağlık çalışanları olarak bazen zorlanabiliriz, bizim de dertlerimiz var ama mesleğimiz bu. Biz insana şefkatle davranmak durumundayız. İnsana kötü muamele eden kim olursa olsun buna tahammülüm yok. Peki sağlık çalışanına şiddet olursa, buna hiç tahammülümüz yok. Herkes birbirine medeni davranacak" dedi.

"GEREKSİZ SEZARYEN YAPAN DOKTOR NORMAL DOĞUM EĞİTİMİNE ALINACAK"

Sezeryen konusuna ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Bakan Akdağ, bu konuda hiçbir zaman kadınları suçlamadığını belirterek, "Bir kadın sezaryen ile çocuğunu doğurmak isteyebilir, ruhsal açıdan buna ihtiyaç duyabilir. Konumuz bu değil. Bir özel hastane grubunda sezaryen ile doğum oranı yüzde 71'e çıktı. Dünyada bu işi iyi yapan ülkelerde bu oran yüzde 15-20 oranında. İhtiyaç yokken, işin kolayına kaçmak için belki parasal sebeplerle bir annenin karnını yararak çocuğunu almak bilime, ahlaka ve hukuka aykırı. Sezaryen ihtiyaç duyulduğunda can kurtaran bir iştir, bir tıbbi ihtiyaçtır. Ama 100 bebeğin 71'i sezaryen ile yapıyor, bu hukuken suç, ahlaken doğru değil, bilimsel olarak bunu yapanlar yanlış yapıyorlar. Özel sektör ile görüştük, tedbirlerini almalarını istedik. 100 vakanın 70'ini sezaryen ile yaptırıyorsa bir hekim ya da kuruluş, onun normal doğum yaptırma eğitimini yeniden almaya ihtiyacı var demektir. Kurslara alacağız, yeniden doğum kursu yaptıracağız. Bir hastane düşünün, 100 vakanın 80'i sezaryen ile yapılıyor, demek ki o hastanenin yönetimi, çalışan ekipleri normal doğum hususunda eğitilmeye muhtaçlar. Bu hususta verilmiş bir karar yok, biraz otokontrol ile bunun sağlanmasını bekliyoruz. Gerekirse ücretlendirmelerle ilgili sosyal güvenlik kurumu ile konuşup farklılaştırmaları yapacağız" diye konuştu.

İlk doğumunu sezaryen ile yapan bir kadının ikinci doğumunu normal yapıp yapamayacağına kadın doğum uzmanının karar vermesi gerektiğini belirten Akdağ, "Genellikle ilk doğum sezaryen ile olmuşsa peşinden gelen doğum sezaryen ile yaptırılmak zorunda kalınıyor. Mecbur kalmadıkça ilk doğumları sezaryen ile yapmamak lazım" şeklinde konuştu.