Ekonomideki iyileşme süreciyle birlikte şirketlerin finansal yapılarının da düzelmeye başlaması, ‘konkordato’ya giren firma sayısının azalmasında etkili oluyor. Abaküs Bağımsız Denetim AŞ kurucu ortağı Doğuş Bektaş “Bankaların finansman kaynaklarını biraz daha açması, şirketlerin rahatlaması için bir diğer önemli etken oldu. Faiz oranlarında yarı yarıya bir azalma gerçekleşti. Bundan yaklaşık 12 ay evvel, bizim konkordato ilan ettiğimiz onlarca müşteri oldukça yüksek faiz oranlarıyla karşı karşıya kaldılar. Bankalar bu süreçte yüzde 35 ila 42 arasında değişen oranlarla faiz tahsilatı yaptı. Geçen yılın son çeyreği ile bu yılın ilk altı ayında bunları ödeyemeyen birçok şirket, konkordato ilan etmek zorunda kaldı. Şu anda yüzde 19,5 faiz oranlarıyla kredi veriliyor. Yani 10 milyon kredisi olan bir şirket yıllık 4 milyon faiz öderken, şimdi 2 milyonun altında bir rakam ödüyor. Bu çok büyük bir fark oluşturdu. Yüzde 42 faizi bankalar neye göre yansıttı, bunu da birileri soracaktır mutlaka” dedi.

FARKLI İMKANLAR DA VAR
Bektaş, devlet tarafından da şirketlere destekler sağlandığını hatırlatarak; harç muafiyeti, ödemesiz dönemler ve düşük faizli yapılandırmalar aracılığıyla konkordato ilan etmeden şirketlerin önünün açıldığını söyledi. Farklı finansal enstrümanların da piyasayı rahatlatabileceğini belirten Bektaş, şunları kaydetti: Piyasamızda çek önemli bir enstrüman ama geçmişte bankalar herkese çek verdi. Çekin, güvenilir hâle gelmesi çok zor değil. Diğer taraftan sermaye piyasalarında yüzlerce enstrüman var. Borsa, tahvil, kısmi hisse satışı, ‘melek yatırım’ gibi... Bunları piyasa kullanımına sunabilirsek, kimse mevduatını dövizde tutmaz ve buralara yönelir. Böylece 1,8 trilyon lira, yani yaklaşık 330 milyar dolar mevduatta yatan para piyasaya akmış olur.