Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Akdeniz'de sekizinci sondajın yapıldığını belirterek "Bazı emareler var. Emin olduğumuzda açıklayacağız" dedi. Karadeniz ve Akdeniz'deki enerji kaynakları ile arz güvenliği konusunda önemli açıklamalarda bulunan Dönmez, Karadeniz'de keşfedilen 320 milyar metreküplük doğalgaz rezervinin yıllık üretim rakamlarının belirlenmesi için gerekli planlamaların yapıldığını bildirdi. Dönmez "Arzu ettiğimiz yıllarca hayalini kurduğumuz keşfi hamdolsun bu yıl içinde yakalamış olduk. 2023 yılında bu gazı şebekeye bağlayıp vatandaşların hizmetine sunacağız. Bu saha Türkiye Petrollerinin yüzde 100’üne sahip olduğu bir saha. Bundan sonra ilave kuyuların açılması için şüphesiz dışarıdan yapım hizmeti alabiliriz. En uygun teklifleri değerlendirmek suretiyle yaptıracağız. Bazı işleri kendi içimizde çözüme kavuşturacağız. Petrol endüstrisine yakın olanlar bilir ki bu işler dışardan temin edilir. Sondaj hizmetleri, testler için hizmetler var. Onlardan da hizmet alabiliyoruz. 3-4 yıl içinde maksimum üretime geçene kadar belirli bir süreye ihtiyaç var" dedi.

DAHA UCUZA MAL EDECEĞİZ

Dönmez, doğalgazın sisteme dâhil olmasıyla gaz fiyatlarının da düşeceğini belirterek şunları kaydetti: Bizim yaptığımız hesaplamalar şunu gösteriyor. İthal ettiğimiz gaza göre bunu çok uygun mal edeceğiz. Yıllık 45-50 milyar metreküplük doğalgaz tüketimimiz var. Büyümeye bağlı olarak talep projeksiyonu yapıyoruz. Kışın çok sert geçerse talep nerede oluşur, ılık geçerse ne olur diye planlar yapıyoruz. Arz planlaması da yapıyoruz. Azerbaycan, Rusya, İran başta olmak üzere çeşitli uzun dönemli kontratlarımız mevcut. Denize kıyısı olan bir ülkeyiz. LNG alma imkânına sahibiz. Biri özel sektörde diğeri BOTAŞ’ta. Yüzer LNG terminallerini sisteme bağladık. Birisi İzmir’de diğeri de Hatay Dörtyol’da. Bunlarla biz boru gazına alternatif kaynak oluşturmuş olduk.

HAKKIMIZI YEDİRMEYECEĞİZ

Akdeniz'deki sondaj çalışmaları hakkında da bilgi veren Dönmez "Akdeniz'de şu an sekizinci sondaj yapıldı. Bazı gaz akışları okuyoruz. Emareler var. Ekonomik olması ve bunun sürekliliği de çok önemli. Doğu Akdeniz'de doğalgaz bulunduğu an açıklarız, emin olmamız lazım. Ayrıca Karadeniz’in ilave potansiyel barındırdığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Komşu ve yakın ilişki içinde olduğumuz ülkelerle sondajla ilgili bazı talepler geliyor. Kendi programımıza yoğunlaşmış durumdayız. İmkân olursa bu servisleri onlara da verebiliriz. Trakya ve Güneydoğu'da da kara sondajları devam ediyor. Önümüzdeki günlerde burada da yeni keşifleri paylaşacağımıza inanıyorum. Ayrıca Diyarbakır'da çatlatma yöntemiyle petrol üretimi başladı. Bu yöntemi biraz daha geliştireceğiz" diye konuştu. Dönmez, Akdeniz'de Türkiye'nin kıta sahanlığında aramaların süreceğini, kimsenin Türkiye'ye engel olmasına izin vermeyeceklerini ifade etti.

PETROL ÜRETİMİNDE REKOR

Geçtiğimiz yıl karada 120 sondaj yaptıklarını anlatan Bakan Dönmez "Geçtiğimiz yıl günlük 47 bin varil ile son 20 yılın en büyük yurt içi üretimini gerçekleştirdik. Dün günlük üretimimiz ise 55 bin 260 varil oldu. Bu alanda yeni bir rekor kırdık" ifadelerini kullandı

FRANSA ASLINDA BİZİM TEZİMİZİ SAVUNUYOR

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki tezlerinin uluslararası hukuka uygun olduğunu belirterek, Fransa'nın geçmişte benzer konuda İngiltere'ye karşı kazandığı davanın emsal teşkil ettiğini söyledi. Dönmez "Fransa 1977’de İngiltere ile ada konusunda sorun yaşamış. İngiltere’ye bağlı, Fransa’ya yakın adalar var. Kanal adaları olarak adlandırılan adalar var. İngiltere diyor ki, bu adalar benim kıta sahanlığımın uzantısı sayılır. Fransa itiraz ediyor. Ortak hattan paylaşım yapabiliriz diyorlar. Hukuka başvuruyorlar ve Fransa haklı bulunuyor. Fransa aslında bugünkü Türkiye tezlerini savunup kazanıyor. Peki Yunanistan ne yapıyor? Yunanistan 2011-2012 yıllarında İspanya Sevilla Üniversitesine ısmarlama bir çalışma yaptırdı. Burada temel fikir adaların ana karada yerleşik ülkenin bir uzantısı olduğu… Yunanistan buradan hareketle Meis adasına aynı hakkın verilmesini istiyor. Meis adası 9-10 kilometrelik bir alan. Böylece, Yunanistan burada 40 bin kilometrelik bir alanı kapatarak 'buraya giremezsiniz' demek istiyor. Biz de adaların kara sularına saygı duyduğumuzu söylüyoruz. Türkiye'nin burada uluslararası hukuk açısından da hakkı var" diye konuştu.