İSMAİL KAPAN / TOKYO
Avrupa temaslarının ardından Japonya'ya geçen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, uçakta gündeme dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Özellikle Rusya ile gerginleşen ilişkilere değinen Erdoğan, çözüm sürecinden AB sürecine kadar soruları cevapladı. İşte o açıklamalar....
DUYGUSAL DAVRANAMAYIZ
Rusya'nın hava sahası ihlalleriyle ilgili açıklamalarını ciddiyetle bağdaştıramadığımı belirtmek durumundayım. Türkiye gibi kendisiyle komşu olan; dahası, üst düzey işbirliği konseyi mekanizmasının yürürlükte olduğu bir ülkeye yönelik bu tür ihlaller yapmış olması elbette hoş değil.  Arife günü Moskova'da kendisiyle (Putin'le) yüz yüze görüştük. Hava operasyonlarının hemen akabinde yine telefon görüşmemiz oldu. Tüm bunların ardından, halihazırda yaşananlar da hava sahası ihlalleri de ciddiyetle bağdaşmıyor. Yaşananlardan dolayı kırgınlık içindeyiz. Böyle bir şey olmamalıydı. Rusya, ile Türkiye önemli bir ticari partner. Mersin Akkuyu'yu onlar yapmazsa bir başkası gelir yapar. Oraya 3 milyar dolarlık bir yatırım yaptılar zaten. Dolayısıyla o konuda daha hassas olması gereken Rusya. Biz Rusya'nın bir numaralı doğal gaz tüketicisiyiz. Türkiye'yi kaybetmek, ciddi bir kayıp olur. Türkiye, gerektiğinde doğalgazı çok farklı yerlerden temin yoluna da gidebilir. İcabında farklı alternatiflere yönelinir. Dolayısıyla tüm bu konularda Rusya da iyi düşünmek durumundadır. Biz bunların kaybedilmesini istemeyiz elbet. Bu nedenledir ki, Rusya'nın bunların kaybedilmesine yol açacak adımlar atması bizleri üzüyor. Bu tür hadiselerde duygusal davranamayız. 


ASIL DERTLERİ ÜS KURMAK
 (Hem Rusya'nın hem ABD'nin IŞİD'le mücadele için  PYD'yi destekleyeceğini açıklaması) Türkiye'nin söz konusu olduğu bir meselede, ABD ve Rusya'nın tümüyle aynı çizgide olabileceklerini düşünmüyorum. Her şeyden önce Türkiye olarak biz ABD ile müttefikiz; NATO üyesiyiz. Türkiye'ye yapılacak bir yanlışlıkta her iki ülkenin aynı çizgide olabileceğini düşünebiliyor musunuz? Böyle bir durum mümkün değil. Rusya, son açıklamasında, 'Irak davet ederse DAİŞ için orada da hava operasyonu yapabiliriz' diyor. Rusya, Suriye'de DAİŞ'i vurmuyor ki! Bir keresinde ağızlarından kaçırarak, 'Rejime karşı her unsur bizim için teröristtir' dediler. Sonra toparlamaya çalıştılar. Görünen o ki bunların asıl derdi, Lazkiye'de üs kurmak, Suriye'de askerî varlıklarını güçlendirmek. Oraya 50 uçak gönderdiler. Mevcut durumu bu haliyle kabullenemeyiz. Sayın Putin'le iki defa telefonda görüştüm. Bu şartlarda tekrar aramamın anlamı yok. 
ABD İLE STRATEJİK ORTAĞIZ
Bizler, ABD ile müttefik olmamızın yanı sıra stratejik ortağız. Dolayısıyla görüşmelerimiz sürüyor. Devlet kurumlarımız sürekli temas halinde, etkin bir şekilde görüşüyor. Muhtemelen önümüzdeki hafta Obama'yla bir telefon görüşmesi yapabilirim. Bu şekilde konuyu teferruatlı biçimde ele alabiliriz.
TAMPON BÖLGE İFADESİ YANLIŞ
 Geçenlerde 7 ülke ortak açıklama yaptı; ABD, Fransa, Türkiye, İngiltere, Almanya, Katar ve Suudi Arabistan. Bu ülkeler çalışmayı sürdürüyor. Ama şunu düzeltmemiz ve netleştirmemiz lazım. 'Tampon bölge' ifadesi yanlış. Neyin üzerinde çalışıldığı doğru ifade edilmeli; terörden arındırılmış güvenli bölge. Bununla Suriye'nin kuzeyinde Suriyelilere güvenli bir hayat alanı oluşturması hedefleniyor. Çadır veya konteyner kent formüllerine de sıcak bakmıyorum. Görüşmelerimde, terörden arındırılmış güvenli bölgede özgün mimariyle konut projeleri gerçekleştirebileceğimizi söyledim. Muhataplarımız da bu konu üzerinde çalışmak istediklerini ifade etti. Bu hayata geçirilirse, eğit-donattan sonra en önemli adım olacak. Tabi bu, uçuşa yasak bölgeyi de beraberinde getirecektir. Zira orası uçuşa yasak bir bölge olmalı ki güvenli bir bölge haline gelsin. 
Valilerle kaymakamlar yetkilerini kullanmalı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Brüksel'de yaptığı görüşmelerde mülteci meselesinin çözümü konusunda gelinen noktayı da açıkladı. Erdoğan, “Türkiye'nin çok ciddi bir yükü olduğunu vurguluyorlar. Bu yükün bir kısmının AB tarafından paylaşılması konusunda da hemfikirler. Tabii ki yükümüzün ne kadarını nasıl alacaklarını, kendi aralarında yapacakları görüşmeler akabinde belirleyecekler. Mevcut hassasiyeti sürdürürlerse, iyi bir ilerleme sağlanabileceğine inanıyorum” dedi. AB'ye üyelik sürecini değerlendiren Erdoğan, “AB Komisyonu Başkanı Juncker, müzakere sürecinin hızlandırılması gerektiğini belirtti. Özellikle vize muafiyetini hızlandırma; 2017'den daha öne çekme gayreti içerisinde olduklarını gördüm” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı, çözüm süreci ve paralel yapıyla mücadele konusunda ise, şunları kaydetti: 
NEREDEN GELİYOR BU PARALAR
“Ben 'Çözüm süreci kaldırılmıştır' demedim. 'Şu aşamada buzdolabına konulmuştur' dedim. İşler yolunda giderse, süreç yeniden gündeme gelir.  Terör örgütünü arkasına alan siyasi parti, çözüm sürecine uymadı. Meydanlarda 'sokağa dökülün' çağrısı yaptı. Ölen kim, öldüren kim? Kürt.. Valiler ve kaymakamlar, vatandaşlarımızın güvenliğini temini için, ellerindeki yetkilileri kullanmalı. Çıkarılmış olan iç güvenlik yasasının gerekleri yerine getirilmeli. Ben artık valilerimizin, emniyet mensuplarımızın, jandarmamızın, askerimizin daha kararlı olduklarını görüyorum. Vatandaş, devletin kendi yanında olduğunu hissetmeli. Paralel yapıyla ilgili ise, hukuk çerçevesinde ne gerekiyorsa yapılıyor. 'İnlerine gireceğiz' dedik, giriyoruz. Kaçışlarının sebebi bu. Biz bu ülkeyi bunlara kaptırmayız. Seçimden sonra bu aynen devam edecek. Manipülasyon amacıyla birden çok gazeteleri, televizyonları var. Yayın organları için de yasal çerçevede gerekli adımlar neyse atılmalı. Bunca kaynağı nereden, nasıl buluyorlar? Pensilvanya'daki kişi mi kazanmış bu paraları? Açtığı davaların harç paraları bile ciddi bir meblağ. Nereden geliyor bu paralar? Vatandaşlarımız bu konular üzerinde ciddi biçimde düşünmeli.” Cumhurbaşkanı Erdoğan, teröristin aracın arkasında çekilen cesedinin görüntüleri için de, “Olayın ayrıntılarını bilmiyorum. Çeken kim, çekilen kim, tabii ki incelenmeli. Devletin polisi öyle bir şey yapmışsa, elbette ki yapılan yanlıştır. Öyle bir şey olmamalı” yorumunda bulundu.

Malum terör örgütleri dinimize gölge düşürüyor
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Japonya temaslarının ilk gününde Tokyo Camisi ve Türk Kültür Merkezi'ni ziyaret etti. Camiye eşi Emine Hanım'la gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı, cami imamı Muhammed Raşit Alas karşıladı. Akşam namazını burada kılan Erdoğan, ardından cemaatle tokalaşarak bir süre sohbet etti ve hatıra fotoğrafı çektirdi. İslam dininin barış dini olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Dinimizin bu çağrısına gölge düşüren ve İslam adı altında ortada dolaşan malum terör örgütü ya da örgütleri de var. Bunlar ne yazık ki dinimize gölge düşürüyor. Yaptıkları uygulamaların bizim dinimizde zerre kadar yeri yoktur” dedi. Erdoğan daha sonra Japonya Temsilciler Meclisi Başkanı Tadamoi Oshima ve beraberindeki heyet ile çalışma yemeğinde bir araya geldi. 
Bunların cibilliyeti bozuk
Cumhurbaşkanı Erdoğan, oğlu Bilal Erdoğan hakkında ortaya atılan iddialara çok sert şekilde cevap verdi: “Türkiye'de Tayyip Erdoğan'a yapılan hakaretlerin hiçbiri, dünyanın bir başka ülke medyasında bir başka lider için yoktur. Erdoğan karşıtı medya gruplarında, hakaretin binbir türlüsü var. Avrupalı muhataplarıma 'Bütün gazeteleri, TV yayınlarını masaya yatırıp, inceleyin' dedim. Biz tüm bu hakaretlere sabırla karşı koyduk. Ailemize saldırıyorlar. Oğlum Bilal Erdoğan hakkında yaptıkları tezvirata bakın. Kendisi doktora için İtalya'da. Yok efendim neymiş, 1 milyar doları İtalya'ya kaçırmış! Ya böyle bir yalan olabilir mi? Bunlar cibilliyeti bozuk insanlar. Bu tür alçaklıklar dünyanın hiçbir yerinde hoş görülmez. Avukatlarımız tabii ki gerekli davaları açıyor.”