Terör örgütü ve onun güdümündeki bazı siyasi çevreler, gençleri kuşatmak isteyen bir nefret dili örüyor" ifadelerini kullandı. Ankara Arena Spor Salonu'nda düzenlenen kongrede, Genel Başkan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, eşi Sare Davutoğlu ile salonda kurulan platformdan partilileri selamladı.

Partililerin sevgi gösterisinde bulunduğu Davutoğlu çifti, gençlere karanfil dağıttı. Gençlerle özçekim yaptıran Davutoğlu, salondaki bir kız çocuğunu da kucağına alarak sevdi.
Kongrede, Davutoğlu çiftinin salondaki yerine geçmesinin ardından yoklama yapıldı ve kongrenin açılışı için yeterli çoğunluğun sağlandığı belirlendi.

Davutoğlu, Ankara Arena Spor Salonu'nda AK PartiGenel Merkez Gençlik Kolları Kongresi'ne gelişinde salon dışında bekleyenlere parti otobüsünden kısa bir selamlama konuşması yaptı. Davutoğlu, "Gençler sizin her birinizi alınlarınızdan öpüyorum. Sizler böyle soğuğa fırtınaya her türlü siyasi ya da iklime dayalı boraya dimdik durdukça, ayakta oldukça AK Partidavası ilelebet hak yolda yürüyecektir. Her birinizin gözündeki ışığı kalbindeki iman ruhunu, zihnindeki Türkiye aşkını görüyorum" değerlendirmesinde bulundu. Kongrenin hayırlı olması temennisinde bulunan Davutoğlu, konuşmasını "Allah azminizi daim etsin, sesinizi gür eylesin. Yüreğinizi kavi, adımlarınızı sabit eylesin, Allah'a emanet olun" sözleriyle tamamladı.

Kongre salonuna geçen Başbakan Davutoğlu kongrede partililere seslendi. Davutoğlu'nun konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:

Gençler bu istiklal bayrağını daha yücelere dalgalandırmaya var mısınız? Medine'ye yürüyenlerin adalet anlayışını dünyaya yaymaya var mısınız? Gençler istiklal aşkını istikbale taşımaya var mısınız? Sizlere en büyük emanetimiz budur. Her birinize teşekkür ediyorum mazi ve medeniyetinize sahip çıktığınız için. Kuruluşundan bugüne AK Parti çatısı altında ülkesine hizmet etmiş bütün gençlerimizi kutluyorum.

"Bu 13 yıl milletimizin başarısıdır"
1 Kasım seçimleri ardından Türkiye istikrara yelken açtı sizler çalıştınız Allah nasip etti tarihi bir başarıya imza attık. Yarınlar genç nesillerin eseri olacak. Her insanın sadece kendisi için değil ülkesi için de hayal kurduğu bir Türkiye'ye doğru gidiyoruz. 78 milyon insanımızla ama en çok gençlerimizle 2023 hedeflerimizi gerçekleştirmeye doğru gidiyoruz.
Geçtiğimiz 13 yılda milletimizle birlikte karanlık bir devri kapattık, aydınlık bir devri başlattık. Krizlerle çalkantılarla kargaşayla malul olan Türkiye gitti, atılımlarla büyüyen, özgürleşen, gelişen yeni bir Türkiye doğuyor. Ülkenin dertlerine çözüm üretmek bir tarafa, bu ülke için kendisi bir dert haline gelmiş olan siyasi anlayışlar tedavülden kalktı. Adeta dibe vurmuş bir ekonomi ayağa kalktı ve rekor üstüne rekor kırıyor. Demokrasimiz güçlendi. Milletin oyuna saygısı olmayanların, her türlü darbeci, vesayetçi, tek tipçi girişimleri devre dışı bırakıldı. Kendi içine kapalı bir ülkeden, dünyanın her köşesinde olan, söz söyleyen, sözünü dinleten bir Türkiye'ye geldik. Bütün bunları milletimizin desteğiyle başardık. Bu 13 yıl milletimizin başarısıdır.
 
Diyarbakırlı gençlerden dikkat çeken afiş
1 Kasım gecesi ellerini göğe yükselten mazlumların coğrafyasına sahip çıkacak mıyız? 'Dünya beşten Diyarbakır hendekten büyüktür' bak ne güzel söylemiş genç kardeşlerimiz. Bizle yarınki Türkiye özlemi ile büyüdük. Bizim nesillerimiz adalet, güvene hasretle büyüdü. Merhum Topçu yarınki Türkiye demişse biz yeni Türkiye diyoruz. Sizin için haksızlık karşısında dimdik durduk. Paralel yapılara sizin için boyun eğmedik. Yorulmayacaksınız, yılmayacaksınız. Sizden önceki nesiller gün yüzü görmedi. Sizler darbeler döneminin geri gelmemek üzere kapandığını gördünüz.
Her zaman her yerde adaleti gözetin merhamet sahibi olun. Varlık nedenimiz her zaman yaşadığımız ülkeyi korumak olmalı. Kadınlarımız va yaşlılara hürmetten vazgeçmeyin. Zulmün, merhametsizliğin karşısında olun. Mazlumların hamisi olun, zalimlerin hasmı olun. Elinizle dilinizle kalbinizle her kötülüğün karşısında olun. Siz bu davanın en genç üyeleri olarak örnek olmalısınız. İnsanlık birikimini sahiplenerek okuyun.

"Planın odağında gençler var"
Bugün Güneydoğu'da ortaya konulmak istenen planın odağında gençler var. Terör örgütü ve onun güdümündeki bazı siyasi çevreler, gençleri kuşatmak isteyen bir nefret dili örüyor. Okula gitmesi gereken, yaşları 8 ila 17 arasındaki çocukların, gençlerin ellerine molotofkokteyli tutuşturuyor, kendi okullarını yaktırıyorlar, güvenlik güçlerine saldırtıyorlar. Dağa kaldırdıkları gençleri ölüme gönderiyorlar. 12-13 yaşındaki çocukların eline silah veriyorlar. Kanına giremedikleri gençleri infaz ediyorlar, katlediyorlar. Bu Yasin Börü'yü katlederken de böyleydi, bir çorbacıda çalışan Şeyhmus Sanır'ı katlederken de böyle oldu. Gençleri, okula, camiye, kitaba, kaleme düşman hale getirmek istiyorlar.

Bu hendekleri kazanların hendeklerini, kendi tuzaklarını başlarında parçalamaya kararlıyız. Bunlar bu hendekleri kazarak İslam'ın değerlerine saldırıyorlar, Diyarbakır'ın ruhuna saldırıyorlar. Minarelerdeki ezan seslerini susturuyor, yerine kendi süfli marşlarını çalıyorlar. Diyarbakır'da Kurşunlu Camisi'ni yaktılar, sonra hiç utanmadan bize iftira etmeye kalktılar. Zaten terörle yol almaya çalışandan mertlik beklenmez, doğruluk beklenmez, insaf beklenmez.

"HDP yöneticileri hendekleri savunuyor"
Cizre'de Silopi'de yaşananları görüyorsunuz ne yapmaya çalıştıkları ortada. Terör örgütü aylardır orada millete zulüm ediyor. Bölge halkı terör örgütün zulmünden kaçarken bile zulme uğruyor. Şırnak kadın kolları başkanımızın aracına ateş açtılar. Yılmayacağız. Bu ülkeyi terör odaklarından temizleyene kadar gece gündüz mücadele edeceğiz. HDP yöneticileri terör örgütün açtığı bu hendekleri savunuyor.

Terör örgütü orayı halka zindan edecek bu HDP vekili onlara selam duracak. Terör örgütün verdiği zararları telafi edeceğiz. Şimdi yeni bir polemik başlattılar hendekler sebep değil sonuçtur. Neyin sonucu Allah aşkına. Yasakları ve inkârları kaldırmamamızın sonucu mu? Sizin siyaset yapmanıza engel olan var mı? Bu ülkede kimse sahipsiz değildir. Gençlerimizi hiçbir istismar odağının eline teslim etmedik etmeyeceğiz.