Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Kalın, PYD’nin Fırat’ın batısını kullanmak yerine Afrin’in doğusunu kullanarak Cerablus’a girmek için harekete geçtiği" iddialarına ilişkin, "Bizim Türkiye-Suriye sınırında ya da Suriye’nin kuzeyi diye ifade edilen o bölge içerisinde fiili durumlara müsamaha göstermemiz söz konusu değil. Bu hem bizim kendi ulusla güvenliğimiz hem de Suriye’nin geleceği açısından kabul edilebilir bir durum asla değildir. Oradaki etnik yapılarla oynamak, diğer gruplar üzerinde baskı kurmak ya da Uluslararası AF Örgütü’nün raporunda ifade edildiği gibi savaş suçu teşkil edecek eylemler içerisinde bulunmak ki Tel- Abyad’da bu yapıldı bildiğiniz gibi, bunları kabul etmemiz elbette mümkün değil. DAİŞ’le mücadele bahanesiyle orada coğrafyayla, demografiyle oynamak ancak Suriye’nin geleceğini daha da karartır ve bu hiç kimsenin faydasına olmaz" dedi.

Kalın, Türkiye’nin konuyla ilgili sahadaki süreçleri yakından takip ettiğini, müttefiklerle Cenevre’de yapılacak görüşmeler çerçevesinde bu konunun etraflı bir şekilde ele alınacağını belirtti.

BAŞİKA KAMPINDA SON DURUM

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’la hafta sonu yaptığı görüşme hatırlatılarak, "Başika kampı konusunda gelinen son durum nedir? Türkiye ile ABD, Başika kampı konusunda nasıl bir noktaya geldi?" sorusuna Kalın, "Başika’ya biz DAİŞ’le mücadele kapsamında askerlerimizi gönderdik ve bunu Iraklı yetkililerle, özellikle de Musul Valisi, Milli Savunma Bakanı, onlarla yapılan müzakereler neticesinde gerçekleştirdik. Tabi daha sonra konu başka bir yere çekildi. Şuanda misyon noktasında, hedef noktasında herhangi bir itilaf söz konusu değil. Yani DAİŞ’le mücadele kapsamında oradaki üssümüzün hem Peşmerge’ye, hem Musul gönüllü birliklerine hem de diğer gruplara eğitim vermesine herhangi bir itiraz söz konusu değil. Şuanda Iraklıların da kaygılarını giderecek şekilde bir süreç başlatılmış durumda. Onun şekli şemali biraz daha net, detaylandıkça kamuoyuyla paylaşacağız" yanıtını verdi.

Oradaki birinci önceliğin DAİŞ’le mücadele olduğunu dile getiren Kalın, aynı zamanda PKK terörüyle mücadelenin de önemli olduğunun altını çizdi. Kalın, bu bağlamda Irak hükümetinin güven ve istikrar çabalarını ile reform çalışmalarını desteklediklerini belirterek, "Iraklı yetkililerle bu bağlamda her düzeyde temasımız da devam ediyor. Son olarak Sayın Meclis Başkanımız, İslam Ülkeleri İşbirliği Teşkilatı Parlamentolararası Birliği’nin dönem başkanı olarak Irak’ın başkenti Bağdat’a gitti ve dönem başkanlığını Iraklı mevkidaşı Sayın Cuburi’ye devretti. Orada da kendisi hem Irak Meclis Başkanıyla hem Irak Cumhurbaşkanıyla ve tabi ki diğer ülkelerin meclis başkanlarıyla verimli görüşmeler yaptılar. Dün kendisiyle de bu konuyu değerlendirme imkanımız oldu. Bu konunun artık bir sorun olmaktan çıkması yönünde önemli adımlar atıldı. Çok yakın bir zamanda da bu prosedürlerin tamamlanması suretiyle oradaki bizim eğitim faaliyetlerimiz bu yeni çerçeve içerisinde devam edecektir" ifadelerini kullandı.

ERDOĞAN-ZANA GÖRÜŞMESİ

"Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Leyla Zana arasında bir görüşme gerçekleşip gerçekleşmeyeceği" sorusuna Kalın, "Leyla Zana Hanımefendi ile görüşme meselesi özel kalemler şu anda takip ediyorlar. Zannediyorum hem Cumhurbaşkanımızın hem Leyla Hanım’ın, ki kendisi şu anda yurt dışındaymış, programlarının uygun olduğu bir zamanda bu kabulün gerçekleşmesi için arkadaşlarımız çalışmalarını yürütüyorlar" yanıtını verdi.

"PYD’ye verilen mühimmatın PKK’ya geçip geçmediği" konusunda ise Kalın, "Bildiğimiz kadarıyla silah değil mühimmattır verilen şu ana kadar. PKK’ya geçip geçmediği meselesiyle ilgili, bu konuyu tabii ki çok yakından takip ediyoruz. Çünkü bizim ulusal güvenliğimizi doğrudan ilgilendiren bir konudur. Zaten, baştan beri söylediğimiz üzerinde ısrarla durduğumuz konulardan birisi de ’bu sınır bölgesindeki fiili durumların, terör yapılanmalarının ülkemize zarar vermesini önleyecek tedbirleri almaktır’. Bu konuyu, biz en üst düzeyde dillendirmeye devam ediyoruz. Bununla ilgili gerekli tedbirleri de aldık. Öyle bir hareketlilik planı var idiyse de bunların birçoğunun da boşa çıkartıldığını ifade edebilirim. Çünkü sınırımızın güvenliği sadece o sınırın güvenliğinden ibaret değil bizim ülkemizin güvenliği demek ve bizim açımızdan da tehdit neredeyse güvenliğin sınırını da biz orada çizmek durumundayız. Suriye’nin şu andaki kaos ortamında bu tedbirleri elbette almak durumundayız" dedi.

YENİ ANAYASA ÇALIŞMALARI

Yeni anayasa çalışmalarına ilişkin bir soruya Kalın, şöyle yanıt verdi:

"Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuda gerek siyasi partiler gerek sivil toplum kuruluşları, üniversitelerle, düşünce kuruluşlarıyla bu konuyu farklı platformlarda ele alıyor, ele almaya devam edecek. Bu tartışmayı motive eden, ona bir çerçeve kazandıran, yönlendiren bir figür olarak elbette katkılarını sunmaya devam edecek. Bizim Cumhurbaşkanlığı olarak zaten böyle bir anayasa teklifinde bulunmamız söz konusu değil. Bu, Meclis’te yürüyecek bir süreçtir ama oraya kadar Meclis’te oluşacak anayasa metninin herhalde oluşumu toplumun bütün kesimlerinin katkılarıyla gerçekleşeceği için doğal olarak Cumhurbaşkanlığı da bu konuda görüşlerini, kanaatlerini, görüşlerini, tekliflerini farklı şekillerde mecralarda ifade edecek. Bu çerçevede de yarın Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konuda bir programı olacak ve orada da bu yeni anayasa tartışmaları ile ilgili bir çerçeve konuşması yapacaklar."

"TERÖRLE MÜCADELE KONUSUNDA İSTİŞARELER DEVAM EDECEK"

"Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın özellikle devam eden terör operasyonlarıyla ilgili yapacağı görüşmelerin" sorulması üzerine Kalın, "Sayın Cumhurbaşkanımız bu tür genel istişarelere önem veren bir lider. Geçtiğimiz hafta Beştepe Sofrası’nda da biz bu konuyu ele aldık. Toplumun çok farklı kesimlerinden uzmanları davet ettik, bunları da konuştuk. Bu tür toplantılar da devam edecek. Buna her zamankinden daha fazla ihtiyaç var. Cumhurbaşkanımız bu tür toplantılar, görüşmelere her zaman zaten açık olmuştur. Bölgedeki kanaat önderleri ki en çok ihmal edilen insanlardır bunlar. Orada hakikaten sahada olan insanlardır bunlar ama elinde silah yok diye sesi çıkmayan insanlar değildir bunlar. Bunlar o sahada insanların içerisinde bulunan, kanaat önderleridir, liderlerdir, koruculardır, aşiret liderleridir vesaire. O insanlarla da tabii ki elbette temas etmek gerekir çünkü onlar oralarda yaşıyorlar. Ayrıca, siyasi temsilciler olur, meslek kuruluşlarının temsilcileri olur bunları çeşitli periyotlarla gerek buraya davet etmek suretiyle gerek başka ortamlarda elbette bu konuda Sayın Cumhurbaşkanının görüşmeleri ve istişareleri devam edecek" ifadelerini kullandı.

ERDOĞAN’IN YURT DIŞI TEMASLARI

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hafta sonu başlayacak olan Latin Amerika ziyaretine de değinen Kalın, bu ziyaretin 31 Ocak-4 Şubat tarihleri arasında Şili, Ekvador ve Peru’yu kapsayacağını ifade etti. Kalın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ardından Afrika’ya da bir dizi ziyaretinin olacağını, Mart ayı sonunda ise ABD’ye Nükleer Güvenlik Zirvesi nedeniyle bir ziyaretinin olacağını ifade etti.