Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başdanışmanı Bülent Gedikli, Kanal 24 canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül’le ilgili "hak ihlali" kararı konusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "Karara uymuyorum, saygı duymuyorum" açıklamalarına ilişkin Gedikli, "Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan, halkın oylarıyla seçilmiştir, kamu vicdanını temsil eder. Bu açıklama şahsını bağlar diyemezsiniz" dedi. Gedikli, "Devlet sırlarını ifşa etmiş ve gazeteciliği ajanlık olarak aracılık etmişler ve dava devam ederken AYM araya girip açıklama yaptı. AYM ’herkes karara uyacak’ derken beni eleştiremezsiniz demek istiyor. Hiç kusura bakmasın eleştirilir. Fransa’da Le Monde gazetesi devlet sırlarını ifşa ettiği için gazetecileri hapse girdi. Hayran olduğunuz Batı’da uygulama böyle. Bireysel başvuru yapılabilmesi için tüm yargı yollarının tükenmiş olması gerekiyordu. AYM sevdiği dosyaları mı öne çekiyor? 40. günde kararı nasıl alabilmiştir? Yıllardır bekleyen dosyalar varken neden bu dosya? Yurt dışında gazetecilik faaliyetinden dolayı hapse atılıyoruz diye yalan söylüyorlar. Ağır cezalık suçları böyle yutturuyorlar. Türkiye bölgesinde Suriye’de yaşananlar, PKK ve uzantısı terör örgütleriyle uğraşırken ajanlığın yolunu açtılar" ifadelerini kullandı.

HDP’NİN SUR’A YÜRÜYÜŞ ÇAĞRISI

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın "Sur’a yürüyüş" çağrısını değerlendiren Gedikli, "HDP yöneticileri bölge halkını ayaklanmaya çağırdı, kendileri ve aileleri orada gidip yürüyecek mi peki?" dedi. "Eskiden çok uluslu şirketler vardı, şimdi çok uluslu terör şebekeleri var" ifadesini kullanan Gedikli, "Bu şebekelerle Türkiye mücadele ederken bir de bu. Çözüm sürecinde Kandil’e biz silah bıraktırırız diyordu bu HDP’liler ne oldu? ’Sırtımızı PKK’ya YPG’ye dayadık’ diye açıklama yapıyor HDP’nin vekil sıfatında olan insanları. Nereden nereye gelmişler. Diyarbakır’da, Sur’da Kürt vatandaşlarımızı sokağa dökme gayretleri de amacına ulaşamadı. Bölge halkımız bunlardan yaka silkiyor. Türkiye Cumhuriyeti Devleti gereğini neyse yapacaktır. Bölgedeki halkı sokağa dökmeye çalışan, kullanmaya çalışan HDP yöneticileri nerelerde okuyorsa kendi çocuklarını getirsin bölgeye. Kürt kardeşlerimize PKK ve uzantısı partiden daha fazla zarar veren olmamıştır. Güvenlik koridorlarına bomba döşediler. O koridorlardan Kürt vatandaşlarımız geçerken patlatıp katledecekti, sonra ’devlet soykırım yapıyor’ diyeceklerdi" dedi.

"TERÖRÜN AMACI BÜYÜYEN TÜRKİYE’Yİ FRENLEMEK"

Türkiye’nin böyle bir ortamda bir hedef koymayı başarabildiğine dikkat çeken Gedikli, "Terörle, kanla ve yabancı devletlerle işbirliği yaparak başaramayacaklar. Terörün amacı büyüyen Türkiye’yi frenlemek" dedi. Gedikli, şunları kaydetti:

"1 Kasım seçim sonuçlarından dolayı başta Sayın Cumhurbaşkanımız, bizler ve halkımızdan intikam almaya çalışan bir CHP ve HDP var. Türkiye’de Gezi olayları, 17-25 Aralık darbe girişimiyle kökünden söküp atmak istedikleri devletimiz dimdik ayaktayız. Türkiye her şeye rağmen yoluna devam ediyor. Bunlar sandı ki jeopolitik olaylardan sonra girdaba gireriz. Ekonomimiz yavaşta olsa büyümeye devam ediyor. Milli olmak ve evrensel olmak önemli. Mevlana gibi bir ayağımız ülkemizde, diğer ayağımız dünyada olacak. Sayın Cumhurbaşkanımız da bunu yapıyor."

"BAŞKANLIK SİSTEMİNİ EN AZINDAN KONUŞALIM DİYORUZ"

Türkiye’nin sivil anayasayı yapmak istediğini vurgulayan Gedikli, "Başkanlık sistemini en azından konuşalım diyoruz. Neden korkuyorsunuz? Tartışın, konuşun beğenmezseniz yok deyin. Deniz Baykal bile CHP’nin müdürünü eleştirdi. Asıl diktatörlük şu anda CHP’de yaşanıyor. İnönü seçimi kazandığında millet bize muhalefet görevi verdi demişti. O gün bugündür de muhalefetteler, keşke muhalefet olabilseler. Milletimiz bu anayasayı yapmamıza izin vermeyenlere cevabı sandıkta zamanı geldiğinde verecektir. Kimin nerede durduğu ortada. Halkımızın gözü önünde yaşanıyor. Kimin yeni Türkiye’nin tarafında olduğu, kimin statükocu zihniyetle beraber olduğu ortadadır. Anayasa milli bir görev, bu idrak edilmeli" ifadelerini kullandı.