Kağıthane'de dün gece meydana gelen olayda müzisyen Kamil Emre Güvener boşanma aşamasında olduğu eşi Zerrin Güvener ile baldızı Betül Demir'i silahla ateş ederek öldürmüş ardından da kendisine sıkarak intihar etmişti. Olayın ardından ağır yaralanan Emre Güvener hastaneye kaldırılırken olay yerinde hayatını kaybeden kız kardeşler otopsi yapılmak üzere Yenibosna'da bulunan Adli Tıp kurumuna getirildi.Burada iki kızının cenazesini bekleyen acılı anne Melahat Demir yaşananları anlattı. Kızıyla damadını tartışırken gördüğünü belirten acılı annen onlara dua etmek için lavaboya abdest almaya gittiğini söyledi.Müzisyen damadı iki kızını vuruğu sırada lavaboda olduğunu ifade eden acılı anne sesleri duyduğunda yere sandalye vurulduğunu zannettiği söyleyerek gözyaşlarına boğuldu.

“Tartışıyorlardı ama karısını öldüreceği baldızını, öldüreceği hiç aklımızın ucundan geçmezdi”

Kızıyla damadının anlaşamadığını ve kızının daha öncede ayrılama kararı aldığını söyleyen anne Melahat Demir, “Kızım üç kere ayrıldı. Bu üçüncü ayrılışıydı. Sonra damat aradı, tartışıyorlardı ama karısını öldüreceği baldızını, öldüreceği hiç aklımızın ucundan geçmezdi. Arada bir misafir gibi gelirdi. Anlaşamazlardı, kızımın dilinden anlamazdı o. Kızım 'biz ikimiz yapamıyoruz' derdi. Damadım da 'ne olur gel barışalım hep senin dediğin olacak' derdi. Kızım istemedi. Boşanma davası açıldı, mahkemeye kadar gidildi. Mahkemede avukat mı gelmedi, hakim mi gelmedi ne olmuştu bilmiyorum. Mahkeme ertelendi. Ertelendikten sonra damat geldi. 'Tekrar beraber olalım evlenelim sen benim karımsın zaten' diyordu” şeklinde konuştu.

“Takır takır sandalyeyi yere vuruyor zannettim ama sandalyeyi yere vurmuyordu”

Olay anını anlatan acılı anne Demir, “Benim büyük kızla ikimiz dışarı çıkmıştık. Geldik, baktım ki damat gelmiş. Baktım yavaş yavaş konuşuyorlar didişmeye başlayacak bunlar dedim. Hemen gidip de bir abdest alıp şunlara bir dua edeyim dedim. Kavgaları ilerlemesin diye. Ben abdest almak için lavaboya gittim. Tam oradayken büyük kızımın 'Emre ne demek istiyorsun sen' dediğini duydum. Sonra takır takır sandalyeyi yere vuruyor zannettim ama sandalyeyi yere vurmuyordu meğerse. Çok yakından geliyor ses dedim. Çıktım dışarıya bir baktım bizim evin kapısı dibine kadar açık oğlan içeride yok. Öbür tarafa bir baktım ki iki tane yavrum koyun koyuna” diyerek gözyaşı döktü.