Selçuk Böke ANKARA
Türkiye ve ABD’de Kıbrıs meselesin ardından tarihinin en büyük krizlerinden birini yaşıyor. NATO müttefiki iki ülke son yıllardaki bölgesel ve küresel olaylar karşında farklı duruşları ile dikkat çekerken ikili ilişkilerde de Ankara-Washington hattı oldukça gergin. İlişkilerin bu denli gergin olmasının altında yatan nedenin 2003 yılına kadar uzandığı, ABD askerinin Türkiye üzerinden Irak’a geçmesini içeren 1 Mart tezkeresinin reddedilmesinin iki ülke ilişkilerinde olumsuz anlamda kırılma noktası olduğu belirtiliyor.
2003 yılında Irak krizi konusunda hükûmet tarafından TBMM’ye sunulan ancak Genel Kurulda reddedilen 1 Mart tezkeresinin sarsıntıları ABD nezdinde hâlâ devam ediyor. Tezkerenin reddedilmesiyle Türk hava sahasını, liman ve topraklarını kullanamayan ABD, Irak işgali sırasında büyük bir başarısızlığa uğramış ve ağır bir ekonomik ve sosyal fatura ödemek zorunda kalmıştı. Aradan geçen 14 yılda ABD’nin Türkiye üzerinde yapmak istediği operasyonların altında 1 Mart tezkeresinin olduğu belirtiliyor. İşte o operasyonlar:
MEHMETÇİĞE ÇUVAL
 Tezkerenin reddedilmesinden birkaç ay sonra Süleymaniye’deki Türk birliklerine saldıran ABD ordusu Türk askerlerini esir aldı. “Çuval olayı” olarak adlandırılan bu olay sonrası Türkiye’de ABD karşıtlığı doruk noktasına çıktı. 
GEZİ PARKI REZİLLİĞİ
 2013 yılında “ağaçlar kesiliyor” bahanesiyle Taksim meydanında toplanan kalabalık gruplar ülke çapında büyük protesto gösterilene yol açmıştı. Gezi Parkı’ndaki olaylar üzerine ABD Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada yaralı sayısından endişe duyulduğu belirtilerek göstericilerin temel hak ve özgürlüklerine vurgu yapılmıştı. 
 17/25 ARALIK KUMPASI
 Gezi Parkı ile istediğini elde edemeyen ABD, aynı yıl bu defa 17-25 Aralık kumpasını devreye soktu. 17 Aralık 2013 sabahı, içlerinde dönemin bakanlarının da olduğu birçok kişinin gözaltına alındığı büyük bir operasyon başlatıldı. Operasyonu dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcı vekili olana FETÖ’nün kaçak gözde savcısı Zekeriya Öz koordine ediyordu.
 15 TEMMUZ DARBESİ
 Türkiye, darbe girişiminin bir numaralı sanığı Gülen’in iadesi için 85 koli belge verse de bir sonuç elde edemedi. Yurtdışına kaçmış FETÖ’cülerin iadesi konusunda ABD bugüne kadar olumsuz bir yaklaşım sergiledi. Washington, Ankara ile adli işbirliğine yanaşmadıkları gibi teröristleri koruyan bir tavrı sergiledi.
Gözaltına alınan sanıklardan 39. Mekanize Tugay Komutanı Tuğgeneral Hasan Polat’ın darbe girişimi öncesinde İncirlik Hava Üssü’nde ABD’lilerle 12 kez buluştuğu ortaya çıktı. 
PYD VE PKK’YA SİLAH
 ABD, Suriye’de terör örgütü PYD/PKK’ya DEAŞ’la mücadele gerekçesiyle silah yardımında bulundu. Son yapılan sevkiyatta yaklaşık 3200 TIR, Rakka’nın kuzeyindeki örgüt unsurlarına gönderildi. 
YARI YOLDA BIRAKTI
 2011 yılında patlak veren Suriye krizinde Esad’ın gitmesi gerektiğini her platformda dile getiren ABD’li yetkililer “dost ve müttefik ülkelere” de bu çağrıda bulundu. Ancak Suriye politikasında köklü değişikliklere gitti ve müttefik ülkeleri yarı yolda bıraktı. Başından beri Esad’ın halkına zulmettiğini savunan Türkiye ise, Suriye krizindeki tavrından taviz vermesi ve çizgisini bozmadı. Bu sebeple çoğu kez Suriye ile ilgili meselelerde yalnız bırakıldı. 
BÜYÜKADA PROVOKASYONU
 Sözde insan hakları savunucularından oluşan bir grup, temmuz ayında Büyükada’da bir otelde bir araya geldi.  İkisi Alman ve İsveç vatandaşı olmak üzere 11 şüpheli gözaltına alındı. ABD’nin Ankara Büyükelçisi John Bass, Büyükada’da toplantı hâlinde basılan örgüt üyelerinin hâkim karşısına çıkarıldığı anlarda özgürlük çağrısı yaptı.
 ELEKTRONİK CİHAZ YASAĞI
 ABD, 21 Mart’ta sekiz ayrı ülkeden yapılan uçak seferlerinde, kabinde cep telefonundan büyük elektronik cihazların taşınmasını geçici olarak yasaklamıştı. ABD yönetimi ülkeler için olumsuz bir algı oluşmasına sebep olan bu karara Mısır, Ürdün, Kuveyt, Fas, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin yanında Türkiye’yi de eklemişti. ABD yönetimi, Türkiye’den gelen tepkiler üzerine geri adım atmıştı.