Merve Kılıç
Dünyanın birçok şehrinin ortasından nehir geçer. Hepsinin de üzerine sanat şaheseri köprüler yapılmıştır. Oysa Türkiye'nin de birçok şehrini nehirler böler. Ama bizler, Mimar Sinan'ın torunları,  atamızdan ders almak yerine, “Su akar Türk bakar” atasözünü benimsemişiz. İşte o muhteşem nehirler ve üzerlerinde tarihi geçmişleriyle göz kamaştıran köprüler.


Lena Irmağı (Tiran)

Lena, dünyanın en uzun 10. ırmağıdır. Toplam uzunluğu 4.400 kilometreyi bulur. Bolşevik liderlerden Vladimir İlyiç Ulyanov, kendisine mahlas olarak aldığı Lenin ismini Lena Nehrinden esinlenerek almıştır. Liderleri de etkisi altına alan nehir yılın 7 ayı boyunca buzlarla kaplı. Farklı kayalarla çevrili olan nehir en güzel doğa harikalarından biri.


Taş Köprü (Türkiye)

 Taş Köprü Seyhan Nehri üzerine kurulmuş. Roma dönemi eseridir. Seyhan Nehri üzerinde bulunan Taşköprü'nün, Mimar Auxentus tarafından yaptırıldığı belirtiliyor. Batı ucunda Sabancı Merkez Camii, bulunan Taş Köprü Adana'nın gezilip görülmesi gereken tarih kokan bir yerdir.  Tahribat gören köprü restorasyon yapıldıktan sonra araçlara tamamen kapatılıp yaya geçişi sağlanmaktadır.


Porsuk Çayı (Türkiye)

Eskişehir'in içinden geçen Porsuk Çayı, bir doğa harikası olarak insanı kendine hayran bırakır. Nehrin üzeri heykellerle süslenmiş olup renkli köprüler bulunur. Venedik kanallarını hatırlatan Porsuk Çayı'nın üzerinde isterseniz gondol keyfi yapabilirsiniz. 


Vardar Nehri (Makedonya-Yunanistan)

Makedonya'dan Yunanistan'a uzanan Vardar Nehri'nin, Osmanlı'dan günümüze kadar ünü sürekli büyümüş. “Vardar Ovası” gibi birçok türküye de ilham olmuş. Fatih Sultan Mehmet'in yaptırdığı Taş Köprü burada bulunur. Üsküp Şehrinin tam ortasındaki Vardar Nehri, Eski Üsküp ile Yeni Üsküp'ün ayrılmasını sağlar. 


Mostar
Neretva Nehri üzerinde Mimar Sinan'ın öğrencisi Mimar Hayreddin tarafından inşa edilmiş. Şehir ismini de bu köprüden almış. Boşnak geleneklerine göre nişanlanan erkekler evlenmeden önce nişanlılarına cesaret ve sevgilerini ispat etmek için bu köprüden atlarmış. Fakat gelenek günümüzde geçerliliğini yitirmiş. Tarihteki savaşlar üzerine tamamen yıkılan köprü. Bir Türk şirketi tarafından tekrar inşa edilir. 2005 yılında da Dünya Miras Listesi'ne girer.

Miljacka Nehri (Saraybosna)
Miljacka Nehri, Saraybosna Irmağı olarak da adlandırılır. Nehir sadece yağmur suları ile beslenir. Nehrin üzerindeki köprü yıllar boyuncu farklı isimlerde anıldı. Şimdilerde ise, Latin Köprüsü deniliyor. Estetik, zarif sayılabilecek hatta benzerlerine Osmanlı coğrafyasında sıkça rastlanabilecek olan bu köprüyü dünyanın en ünlü köprülerinden biri yapan olay 28 Haziran 1914 günü gerçekleşir. Avusturya - Macaristan veliahtı Ferdinand bir Sırp milliyetçisi olan Gavrilo Princip tarafından bu köprüde sûikast sonucu öldürülür.

San't Angelo Kalesi (Roma)
Aşıklar Şehri Roma'nın kendi gibi aşk kokan Tiber Nehri'nin üzerinde birçok köprü yer alıyor. Nehir üzerinde San't Angelo Kalesi bütün asaletiyle kendini arz-ı endam ediyor. Bu kale, Orta Çağda hapishane olarak da kullanılmış. Fatih Sultan Mehmet'in oğlu Cem Sultan da sürgün yıllarının bir dönemini burada geçirmiş. Kaleye girmeden sizi 8 heykel karşılıyor. Her heykelin hikâyesi var.

Moskova Nehri (Rusya)
Moskova'dan geçen nehir kente adını verir. Birçok şehirden geçen nehrin önemli kolları Kuza, İstras, Pahra ve Severka'dır. Kremlin Sarayı da nehir kıyısında yer alıyor. Bu tarihî manzara insana doyumsuz bir görsellik sunuyor. Üzerinde birçok köprü bulunan nehir, Moskova'nın su ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılıyor.


Pont des Arts Köprüsü (Paris)
 İki şehri birbirinden ayıran üzerinde birçok köprüsü bulunan Sen Nehri, Fransa'nın ikinci en uzun nehridir. Bu nehrin en bilinen köprüsü de sevgililerin geçerken sevgilerinin bir ömür boyu sürmesi için kilitler astığı Pont des Arts yaya köprüsüdür. Birinci Fransa İmparatorluğu'nda “Palais des Arts” olarak adlandırılır. Günümüzde maalesef sevgilerin bıraktığı kilitlerin ağırlığını taşıyamamaktadır. Paris Belediyesi yetkilileri de bu duruma çözüm arıyor.


Kule Köprü (Londra)
Tüm ihtişamıyla göz kamaştıran Kule Köprüsü, Thames Nehri üzerinde bulunuyor. İsmini Londra Kulelerinden alan, hızla gelişen ticareti daha aktif hale getirmek için yapılan köprü, 1884 yılında Horace Jones isimli İngiliz mimarın projesidir. Yaya ve araç trafiğine açık olan köprü istenilen zamanda ziyaret edilebiliyor. Londra'nın simgelerinden biri olan eser, İngiliz 
mimarisinin güzel bir örneği... 








  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
309213 http://www.turkiyegazetesi.com.tr/kultursanat/309213.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT