Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emin Ersoy, kanser türleri arasında yer alan mide kanserlerinin geç saptanması nedeniyle tedavi şanslarının az grupta yer aldığını söyledi.
Prof. Dr. Ersoy, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, bu sayının Sağlık Bakanlığı verilerine göre, önümüzdeki 20 yıl içinde 500 bin kişiye çıkacağını ve 1.5 milyon kişinin de kanser tedavisi göreceği öngörüsünü aktardı.
TÜRKİYE KANSER TEDAVİSİNE YILDA 2,5 MİLYAR DOLAR HARCIYOR
Kanser hastalarının Türkiye'ye tedavi maliyetinin halen yaklaşık 2.5 milyar dolar olduğuna dikkat çeken Ersoy, erken teşhisin hem hastanın sağlığına kavuşması için hem de bu tedaviye ayrılan masrafların azaltılması açısından önemli olduğunu vurguladı.
Türkiye Endoskopik ve Laparoskopik Cerrahi Derneği Başkanı da olan Prof.Dr. Emin Ersoy şöyle konuştu : " Kanserden ölümlerin ilk sıralarında erkeklerde akciğer, kadınlarda ise meme kanseri ön sıralarda. Mide kanserleri ise sık görülmekle beraber, ülserler ve gastritler gibi iyi huylu mide hastalıkları ile benzer şikayetlere neden oldukları ve bu yüzden geç saptandıkları için tedavi edilme şanslarının azaldığı bir kanser grubudur. Ülkemizde hastaların çoğu hazımsızlık, ekşime gibi nedenlerle doktora gitmeden çevreden duydukları çeşitli antiasid ilaçlar almakta şikayetin nedeni bilinmeden kullanılan bu ilaçlar ise mide kanserinin geç tanısına neden olmaktadır.
Oysa, mide kanserinin, tütsülenmiş et, çiğ balık gibi beslenme alışkanlıklarına bağlı nedenlerle sık görüldüğü Japonya gibi gelişmiş ülkelerde endoskopik taramalarla hastalığa erken tanı konulmaktadır. Yapılan tedavilerle bir çok hastanın yaşam süreleri uzamakta bir kısmı da hastalıktan kurtulmaktadır. Yani her kanser türünde olduğu gibi erken tanı çok önemlidir."
MİDE KANSERİNDEN KORUNMA
Prof. Dr. Ersoy, mide kanserinden korunmada beslenme alışkanlığının önemine değinerek, C vitamini, sarımsak, yeşil çay gibi gıdaların çok tüketilmesinin mide kanseri görülme sıklığını azalttığını hatırlatarak, "Karın ağrısı, mide yanması, ekşime, bulantı, kusma, yemeklerden tiksinme, kilo kaybı gibi şikayetleri bulunan hastalar, geç kalmadan bir doktora gitmeliler" diye konuştu.
Prof. Dr. Ersoy, açıklamasını şöyle sürdürdü:
"Mide kanseri tanısı, Endoskopi, Ultrasonografi, Tomografi, MR , Endso ultrasonografi gibi yöntemler ile hızla konabilir. Endoskopi sadece tanı amaçlı değil, gelişen yeni teknolojilerle birlikte mide kanserinde tedavi amaçlı olarak de kullanılabilir. Özellikle Laparoskopik yöntemle tedavi edilmesi planlanan hastalarda operasyon sırasında endoskopi kullanımı sıktır."
Mide kanseri tedavisinde cerrahi, kemoterapi, radyoterapi gibi yöntemlerin birlikte veya ayrı ayrı kullanılabileceğini belirten Prof. Dr. Ersoy, önemli olanın hangi türde mide kanserine ne çeşit bir operasyon yapılması gerektiğinin doğru saptanması olduğunu bildirdi.
EVRESİ İLERİ OLMAYAN MİDE KANSERLERİNDE CERRAHİ YÖNTEM İLK SIRADA
"Evresi ileri olmayan mide kanserlerinde cerrahi hep birinci sırada yer alır" diye konuşan Ersoy açıklamasına şöyle devam etti:
"Mide duvarının değişik katmanlarından kanser gelişebilir. Çoğunlukla iç katmandan gelişen kanserler erken dönemde teşhis edilirse cerrahi tedavinin başarısı büyüktür. Bu tür kanserlerde geleneksel açık cerrahi yöntemlerinin yerine Laparoskopik cerrahi yöntemler tercih edilebilir. Geliştirilen Laparoskopik yöntem ile daha ileri evrelerdeki mide kanserleri için de bu yöntem uygulanmakta literatürdeki sonuçlara bakıldığında her iki yöntem arasında cerrahi sağkalım açısından bir fark bulunmamaktadır. Laparoskopik yöntem mide tümörlerinde etkindir. Bu tür kitleler, eğer mide üzerinde yerleşik olduğu alanda uygun ise, Laparoskopik yöntem ile kolayca çıkartılabilir."
LAPAROSKOPİK YÖNTEMİN TERCİH NEDENLERİ
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emin
Ersoy, Laparoskopik yöntemin tercih edilmesindeki nedenleri de şöyle sıraladı:
"- Hastalar küçük deliklerden ameliyat edildiklerinden ameliyat sonrasında ağrıları çok az olur.
- Ameliyat sonrasında hemen ayağa kalkabilir daha kolay hareket ederler.
- Ameliyat sonrasında ciltte daha az iz kalır.
- Daha çabuk işlerine dönebilirler."