Tıpta “Ailevi hiperkolesterolemi (AH)” olarak adlandırılan bu hastalığa, özellikle çocukluk yaş grubunda olmak üzere hayatın her döneminde rastlanabiliyor. AH'nin  teşhisi gözden kaçabilen ve yeterince tedavi edilmeyen bir hastalık olduğunu söyleyen İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vedat Sansoy, “Hastaların ancak %20'sine teşhis konulabiliyor. AH hastalarında erken yaşlarda başlayan kalp ve damar hastalığı riski, normal popülasyona göre 20 kat daha yüksektir” dedi. Erken teşhis, uygun korunma ve tedavi ile kalp krizi sebebiyle ölüm ve sakat kalma riskinin azaltılabileceğini söyleyen Prof. Dr. Sansoy, “Kalp ve damar hastalıklarından korunmak için ailevi yüksek kolesterolü olan hastanın bütün birinci derece yakınlarının kolesterol düzeyleri taranmalıdır. Bu kişilerde erken dönem kalp hastalıklarının ve buna bağlı ölümlerin önlenebilmesi için hayat tarzı değişiklikleri ve ilaç tedavisine başlanmalıdır” diye konuştu.