Spora bağlı ani ölümlerin oranı her geçen gün artıyor. Amerika’da yapılan araştırmalara göre ani ölüm riski sporcularda 2,5 kat fazla meydana geliyor. Yoğun egzersizin kalp ritim bozukluğunu tetiklediğini belirten Yunus Emre Hastanesi Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Mete Öç, “Egzersizin kalp dolaşım sorunu olan sporcularda kalp ritim bozukluğunu tetiklediği saptandı. Araştırmalara göre kalp damar hastalığı bulunan genç sporcular yaşıtlarına göre daha büyük risk altında” dedi.

Düzenli spor, fiziksel, ruhsal ve kişisel gelişim için herkese öneriliyor. Ancak son yıllarda genç yaşta meydana gelen ani sporcu ölümleri, spor yaparken de çok dikkatli olmak gerektiğini de gözler önüne serdi. Amerika’da yapılan araştırmalara göre ani ölüm riski sporcularda 2,5 kat fazla ve ani ölüm olaylarının %78’inin kalp damar hastalığına bağlı nedenlerle meydana geliyor. Yine bu çalışmada sporda ani ölümler, erkeklerde kadınlara göre 5 kat artıyor. Kadınlarda erkeklere göre daha düşük ani ölüm riski görülmesi, kadınların daha hafif sporları tercih etmeleri, daha az yarışmalı sporlara katılmaları ve ani ölümlere yol açan kalp damar hastalıklarına erkeklere göre daha az yakalanmalarından kaynaklanmakta.

Sporcuların ani ölümlerinin %95’ine kalp damar hastalıklarının neden olduğunu belirten Yunus Emre Hastanesi Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Mete Öç, sporla ilgilenenlerin risk kat sayısının hiç egzersiz yapmayanlara oranla 2,5 kat daha fazla olduğunu kaydetti.  Araştırmaya göre sporun kalp rahatsızlığı olan ve risk altında bulunan kişilerde ani ölümü kolaylaştırdığının doğrulandığını açıklayan Dr. Mete Öç, “Ani ölümlerin görülme sıklığı 100 bin sporcuda bir olarak belirlenmiştir. Risk oranı açısından da spor yapanlar, yapmayanlara göre 2,5 kat daha fazla tehlike altında. Sporcularda ani ölümlerin %95’i altta yatan ve genelde önceden bilinmeyen kalıtımsal kalp damar hastalıklarına bağlı oluyor. Ani ölümler ise en çok müsabakalı futbol, basketbol gibi ağır egzersiz gerektiren sporlarla uğraşan kişilerde görülüyor” şeklinde konuştu.

Teşhisi zor, ancak tesadüf değil!

Spor yaparken meydana gelen ani ölümlerin nedenlerinin önceden teşhis edilmesinin zor olduğunu kaydeden Dr. Mete Öç, kalp dolaşım bozukluğu olan sporcularda, sportif aktivite sırasında ve sonrasında tehlike belirtisi olarak kabul edilebilecek şikâyetlerin görülebileceğini ve bunlara dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı. Dr. Mete Öç, “Kalp kası hastalığı (hipertrofik kardiyomiyopati), koroner damar gelişim bozuklukları (koroner arter anomalileri) ve ritim bozukluğu oluşturan sağ karıncık gelişim bozukluğu (aritmojenik sağ ventrikül displazisi) ani ölüm nedenlerinin başında geliyor. Çarpıntı, bayılma gibi bazı şikâyetler bu rahatsızlıkların en belirgin bulgusu. Yapılan çalışmalarda da, kalp kası hastalığı (hipertrofik kardiyomiyopati) ve kalp damar hastalıklarına bağlı sporcu ölümlerinde, ölmeden önce göğüs ağrısı, baş dönmesi, baygınlık ve şiddetli solunum güçlüğü gibi belirtiler tespit edilmiştir” diye konuştu.

Müsabaka stresi de tetikleyici

Egzersiz türü ve şiddetinin de ani ölümlerde etkili olduğunu söylen Dr. Mete Öç, “Müsabakalar sırasında kandaki stres hormonlarının (katekolaminler) düzeyinde artış meydana gelir. Bunun sonucu olarak kalp atım hızında, kan basıncında ve kalp kası aktivitesinde artış gözlenir. Kalbin fizyolojisinde meydana gelen bu değişiklikler, altta yatan kalp hastalığını, kalpte dolaşım ve ritim bozukluğunu tetiklemektedir” dedi.

 Belirtiler ve İleri Tetkikler Önemli

Spor yaparken gelişen ani ölümlerin önlenmesi için sporcuların kalp-damar hastalıkları açısından değerlendirilmesinin gerekli olduğunu kaydeden Dr. Mete Öç şunları söyledi: “Bu değerlendirme sırasında hangi yöntemlerin kullanılması gerektiği konusunda görüş birliği yok. Avrupa Kardiyoloji Derneği ayrıntılı bir öykü, aile öyküsü ve muayenenin yanı sıra EKG çekilmesini öneriyor. Sporcuları değerlendirirken iyi bir öykü alınması çok önemlidir. Sporcularda bayılma, ani ölümün ilk habercisi olabilir. Bunun dışında göğüs ağrısı, çarpıntı, efor kapasitesinde azalma gibi belirtiler sorgulanmalıdır. Bayılma, göğüs ağrısı, çarpıntı gibi şikayetler varsa bunların eforla ilişkili olup olmadığı da araştırılmalıdır. Sporcuların hepsine ekokardiyografi, efor testi gibi ileri tetkik yöntemlerinin uygulanması tanı olasılığını arttırsa da bu tetkikler yapıldığında bile, tanı konulamayan bir grup hastanın olabilir.