ZİYNETİ KOCABIYIK

Verici bulamayan hastalarda tedavi umudu olan yarı uyumlu nakillerde başarı oranlarının giderek arttığı bildirildi. Antalya’da düzenlenen 9. Ulusal Kemik İliği Transplantasyonu ve Kök Hücre Tedavileri Kongresi’nde konuşan Türk Hematoloji Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Prof. Dr. Güner Hayri Özsan, kök hücre naklinin kan kanserlerinde “kür sağlayan” önemli bir tedavi seçeneği olduğunu belirterek, “Standart uygulamalarda tam uyum istiyoruz. Tam uyumlu nakillerde HLA adı verilen genlerinde  10’da 10 uyum aranmaktadır.  Ancak uygun verici bulunamadığında, zaman kaybetmemek için haploidentik olarak adlandırılan yarı uyumlu nakiller de yapıyoruz. Son yıllarda kök hücrede veya ilaçlarla yapılan manevralar sayesinde 10’da 5, 10’da 4 gibi az uyumlu nakiller de başarı oranları arttı. Neredeyse diğer nakillere yakın başarılı sonuçlar ortaya çıkmaya başladı. Belki bir süre sonra bağışıklık sistemi ile oynanarak az uyumlu hücrelerle çok daha başarılı sonuçlar elde edebileceğiz” dedi. 
HASTALAR DİKKATLİ SEÇİLMELİ
Kongreye katılmak üzere ülkemize gelen Chicago Rush Üniversitesi Tıp Merkezi Kemik İliği Kök Hücre Nakli ve Hücresel Tedavi Bölümü Direktörü Dr. Görgün Akpek  de tam uyumlu olmayan vericilerin kullanılmasının kök hücre tedavilerinde son yıllardaki önemli gelişmelerden biri olduğuna dikkat çekerek “Şu anda tam uyumlu verici bulunmasa da kök hücre naklinden yarar görecek dikkatle seçilmiş hastalara, her hangi bir aile ferdinden nakil yapmak mümkün hale geldi” dedi.  
Yeni tedavilerin kök hücre naklinde aranan yüzde 100 uyum şartını yarı yarıya düşürdüğünü aktaran Prof. Dr. Özsan, “Şu andaki standart uygulama tam uyumlu akraba, akraba dışı ve akrabadan az uyumlu şeklinde sıralanıyor. Kişinin kök hücre naklinde uyum aranan genlerinin en az yarısı anne, baba, kardeşle eşleşmektedir. Bu eşleşme bazen yüzde 80’e kadar varabilir. Kemik iliği bankasından uygun verici bulunması ve bunun testlerle kesinleştirilmesi zaman almaktadır. Nükseden ya da hızlı ilerleyen kanserlerde zaman kazanmak çok önemlidir. Özellikle bu durumda yarı uyumlu nakiller tercih edilebilir” diye konuştu.
214 KİŞİYE YAPILDI
Yarı uyumlu nakillerin ülkemizde de uygulandığını söyleyen, Prof. Dr. Özsan, “Geçtiğimiz yıl içerisinde toplam 77 merkezde 3594 nakil gerçekleştirilmiştir. Bunların 214’ü yarı uyumludur” diye konuştu. 
MERKEZ SAYISI ARTTI ÇOCUKLAR HAYATA BAĞLANDI
Çocuklarda sadece kan kanserlerinde değil, organ tümörlerinde de kök hücre nakli yapıldığını söyleyen Türk Hematoloji Derneği İkinci Başkanı Prof. Dr. Tülin Tiraje Celkan, kök hücre bağışçısı olmanın çocukların hayata bağlanmasında çok daha önemli rolüolduğunu belirtti. Ülkemizde var olan 77 merkezin yaklaşık üçte birinin pediatrik kemik iliği transplantasyon merkezi olduğunu belirten Prof. Dr. Celkan, “Geçtiğimiz yıl ülkemizde yapılan nakillerin toplamının yüzde 28’i çocuklarda yapılmıştır. Kök hücre nakli çocuklarda bazı metabolik hastalıklar, doğumsal hastalıklar ve Akdeniz Anemisi gibi yaygın hastalıklarda da kullanılıyor. Merkez sayısının artması sayesinde, çocuklarımızı daha kısa sürede transplantasyona verebiliyoruz. Çocukların bekleme süresi uzadıkça kayıplar da artıyordu. Şu anda hastalıksız yaşama oranları da arttı” dedi. 
TÜRKÖK DÜNYAYA AÇILIYOR
Gönüllü verici havuzu ne kadar geniş olursa bekleyen hastaların nakil olabilme şansının o oranda artacağını söyleyen Türk Hematoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Meltem Kurt Yüksel bu nedenle hem gönüllü verici sayısını artırabilmek hem de sistemin daha etkin ve verimli çalışabilmesini sağlamak amacı ile TÜRKÖK projesi’nin hayata geçirildiğini belirtti.  Doç. Dr. Yüksel, TÜRKÖK’ün daha etkin olabilmek için uluslararası platformlarla işbirliği çalışmalarını sürdürdüğünü belirterek, “TÜRKÖK tüm dünyayı kapsayan, önemli gönüllü verici havuzunun olduğu Bone Marrow Donor Worldwide’a üyelik başvurusunda bulunmuştur ve ileriye yönelik işbirliği planlanmaktadır” diye konuştu.

KANSERİN YENİ DÜŞMANI DEĞİŞTİRİLMİŞ HÜCRELER

Kök hücre naklinde Amerika’da önemli çalışmalar yapan Chicago Rush Üniversitesi Tıp Merkezi Kemik İliği Kök Hücre Nakli ve Hücresel Tedavi Bölümü Direktörü Dr. Güngör Akpek kanserle mücadelede bağışıklık sistemini kanser hücrelerini yok etmeye yönelik olarak yeniden programlamayı hedefleyen tedavilerde önemli başarılar ortaya konduğunu söyledi. Amerika’da kök hürce transplantasyon merkezlerinin kuruluşunda görev alan Dr. Akpek, “Son zamanlarda, T lenfosit hücrelerinin genetik yapılarına bir virüs gen taşıyıcısı ile istediğimiz bir geni ilave etmek suretiyle bu hücreleri bildiğimiz bir kanser türüne karşı programlamamız mümkün olmuştur. Bu şekilde normalde hepimizde bulunan T hücreleri, tümör hücrelerini tanıyarak onları yok edecek güce kavuşturuldu. University of Pennsylvania dan Carl June isimli blr araştırmacı, bütün bilinen tedavilere artık cevap vermeyen bir hastada denedi ve başarılı bir sonuç elde etti. Bu genetiği modifiye edilmiş T hücre tedavisi, daha sonra 11 kronik lenfositik lösemi hastasında uygulanmış ve hepsinde pozitif yanıt alınmış hiç bir hastada nüks görülmemiştir dedi.