Ziyneti Kocabıyık

Kanser tedavilerinde meydana gelen gelişmelere rağmen özellikle kan kanserlerinde kemoterapinin hala altın standart olduğunu söyleyen Türk Hematoloji Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Güner Hayri Özsan “Kullanıma giren yeni hedefe yönelik ilaçlar sayesinde normal hücrelere zarar vermeden, kanser hücresini öldüren tedaviler, kanserle savaşta başarıyı artırıyor. Yeni ilaçların kemoterapiye eklenmesi ile ve daha çok çocuklarda görülen Akut Lenfoblastik Lösemi (ALL) ve yetişkinlerde görülen Akut Miyeloid Lösemi (AML) de kanserli hücreler  ortalama yüzde 80 oranında ortadan kaldırılabiliyor” dedi.  
Türkiye’de her yıl yaklaşık bin 500-2 bin lösemi teşhisi konduğunu anlatan Prof. Dr. Özsan, tedavideki gelişmelerin yetişkinlerde görülen kötü seyirli lösemilerde sağ kalım oranlarını artırdığını belirterek “AML hastalarının yüzde 35’inde görülen bir FLT3 adı verilen mutasyon, mevcut ilaçlarla yapılan tedavilerin başarısını düşürüyor ve hastalar kısa sürede kaybediliyordu. Ancak bu hasta grubunda bu proteini hedefleyen iki yeni ilacın kemoterapiye eklenmesi sayesinde tedaviye cevap ve sağ kalım oranları arttı. FDA bu ilaçlara yakında onay verdi” dedi.  Prof. Dr. Özsan yine erişkin tip lösemide AML hücrelerini tanıyan bir antikorun kemoterapi ile birleştirilmesi sonucu verilen tedavi ile kötü risk grubunda olmayan 60 yaş üstü hastalarda hayatta kalma oranlarının arttığını da ifade etti. 

ÇOCUKLARDA EN SIK GÖRÜLEN KANSER

Lösemide gelişmeler var

Löseminin en sık görülen çocuk kanseri olduğunu söyleyen Türk Hematoloji Derneği İkinci Başkanı Prof. Dr. Tülin Tiraje Celkan  kanser teşhisi alan her 3 çocuktan birinin lösemi olduğunu belirterek “Çocukluk çağı lösemilerinde yeni tedavilere kemoterapinin eklenmesi daha önce yüzde 45 olan sağ kalım oranları yüzde 80’lere kadar yükseltildi. Ülkemizde de ulaşılabilen bu tedaviler sayesinde bazı tür çocukluk çağı lösemileri kronik hastalık hâline geldi” dedi. Mevcut tedavilere cevap vermemiş ve nüks eden lösemilerde CAR-T Cell tedavisinin ümit verdiğini belirten Prof. Dr. Celkan  “Bu tedavide vücudun bağışıklık sistemi hücreleri olan T hücreleri vücut dışına alınarak, laboratuvar ortamında tümör hücresine karşı eğitildikten sonra lösemiyle savaşmak üzere hastaya geri veriliyor. Bu tedaviler Eylül 2017’de FDA tarafından ruhsatlandırıldı” dedi.