Ziyneti Kocabıyık

Kadınların böbrek hastalıkları açısından erkeklerden daha şanssız olduğunu söyleyen Türk Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Kenan Ateş, “Türkiye’de Kronik Böbrek Hastalığı Prevalans Çalışması’na göre ülkemizdeki yetişkinlerin yüzde 15’i kronik böbrek hastası. Bu çalışmanın en çarpıcı sonuçlarından birisi, kadınlarda kronik böbrek hastalığı sıklığının erkeklerden yaklaşık 1,5 kat daha yüksek olması. Buna göre, ülkemizde hâlen yaklaşık 5 milyon kadın, kronik böbrek hastalığı ile hayatını sürdürüyor” dedi. Prof. Dr. Ateş, kadınlarda böbrek hastalıklarının daha sık görülmesinin sebeplerinin kronik böbrek hastalığının en önemli risk faktörlerinden olan diyabet, hipertansiyon, obezite, idrar yolu enfeksiyonları ve romatizmal hastalıkların kadınlarda sık görülmesi ve gebelik süreci olduğunu söyledi.

HAMİLELİK BÖBREK SAĞLIĞINI TEHDİT EDİYOR

Özellikle gebelik döneminin akut böbrek yetmezliği ve gebelik zehirlenmesi gelişimi, var olan böbrek hastalığının kötüleşmesi, idrar yolu enfeksiyonu riskinin artması ve çeşitli romatizmal hastalıkların şiddetlenmesi gibi böbrek hastalığı açısından risk taşıyan bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ateş, “Gebe kalan kadınların hepsinde tansiyonları ölçülerek, idrar tetkiki ve kanda kreatinin ölçümü yapılarak böbrek sağlığının normal olup olmadığı araştırılmalıdır. Hamile kadınlar gebeliğin yirminci haftasından itibaren gebelik zehirlenmesi riski altındadır” dedi. 

GEBELİK ZEHİRLENMESİ

Prof. Dr. Ateş, “Gebelik zehirlenmesi,  kan basıncında yükselme, idrarda protein kaçağı, ödem ve böbrek işlevinde bozulma ile seyreden bir tablodur. Tüm gebeliklerin yaklaşık yüzde 5’inde görülen bu durum hem anne, hem de bebek sağlığını tehlikeye atar. Böbrekler için bir fırtına olarak nitelendirilebilecek bu durum, geçici böbrek rahatsızlığı yapabileceği gibi uzun dönemde kadınlarda kalıcı hipertansiyon ve böbrek hastalığı riski de taşır” diye konuştu.