ZİYNETİ KOCABIYIK

Karantina sürecinde evlere kapandık; bol bol ekmek, kek, börek, pastalar yaptık. Yemek yapmaktan sıkılınca da dışarıdan pizza hamburger söyledik. Önceden eve stokladığımız cipsleri, bisküvitleri, çikolataları hesapsızca tükettik. Dışarı çıkamamanın getirdiği stresi mutfakta atmaya çalıştık. Hazırladığımız lezzetli kızartmalarla da hem midemizi hem de ruhumuzu doyurmaya çalıştık. Sonuç: tartıda yukarı doğru giden rakamlar ve kıyafetlere sığmayan göbekler…

BAĞIŞIKLIĞI DÜŞÜRÜYOR
Peki hepsi bu kadar mı? Ne yazık ki değil… İç hastalıkları uzmanı Dr. Ayça Kaya, pandemi döneminde trans yağlardan zengin beslenmenin Covid-19 tablosunu ağırlaştırdığını söylüyor. Bu dönemde evde kalarak yoğun şekilde tüketilen abur cuburların ve fast-foodun yüksek oranda trans yağ içerdiğine dikkat çeken Dr. Kaya “Bisküvi, çikolata, patates kızartması, kraker, gofret, cips, pastane ürünleri, fast-food ürünlerde kullanılan trans yağlar, vücutta hücrelerde iltihaplanma sürecini artırıcı etki yapıyor. Başta kalp damar hastalıkları olmak üzere, metabolik hastalıklara yatkınlık oluşturuyor. Özellikle damar kireçlenmesini artırıyor. Damarların çeperini döşeyen endoteli bozarak damar sertliğine yol açıyor. Bugün biz Covid-19’da en büyük risk faktörü olarak hipertansiyon, koroner arter hastalığı ve diyabetli insanları görüyoruz. Bunların da ortak paydası obezite ve fazla kilo problemi. Yanlış beslenmek bağışıklığımızı düşürüyor. Herhangi bir virüs vücuda girdiğinde, vücudun onunla savaşan hücrelerinin etkisi azalıyor. Ve tablo daha ağırlaşabiliyor” dedi.

GÜNDE BEŞ GRAMI KALBİ VURUYOR
Sağlığımız için en büyük tehdit unsurlarından biri nedir derseniz listenin en başında trans yağlar gelir... “Kötü Yağlar” olarak da adlandırabileceğimiz bu yağlar; İyi huylu kolesterolü (HDL) düşürürken kötü huylu kolesterolü (LDL) yükseltir. Dolayısıyla damar için önemli bir risk faktörüdür. Günde sadece 5 gram trans yağ tüketmek, kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riskini yüzde 25 artırıyor.  Damar yapısının bozulmasına ve kireçlenmesine bağlı olarak inme, bellek bozuklukları ortaya çıkar. Trans yağlar, Alzheimer’a da zemin hazırlıyor. Yüksek kalorisinden dolayı ve alışkanlık yapan yeme şeklinden dolayı da bel çevrenin genişlemesine, şeker hastalığına ve obeziteye sebep oluyor.

YILDA 540 BİN KİŞİYİ ÖLDÜRÜYOR
Dünya Sağlık Örgütü’nün, gıdalarda trans yağ kullanımının her yıl 540 bin kişinin kalp damar hastalığına bağlı olarak ölümüne sebep olduğunu tahmin ettiğini söyleyen Prof. Dr. Elif Dağl, “Dünya Sağlık Örgütü’nün trans yağın kaldırılması kararının ikinci yıl dönümüne yakın Türkiye’de mevzuatın hayata geçmesi sadece bizler için değil, dünya halk sağlığı kamuoyu için de kutlanacak bir durum.. Ancak, bu başarı sorumluluğumuzu arttırdı, karşımıza yeni yeni ev ödevleri getirdi. Gıda sektörünün mevzuata uyumu çok yakın izlenmeli ve denetimlerin nasıl ve hangi analiz metoduna göre yapılacağı somutlaştırılmalıdır” dedi.

EVDEKİ SAĞLIKLI YAĞI TRANS HÂLE GETİRİYORUZ
Trans yağlar maliyeti düşürmek için, ucuz bitkisel sıvı yağların yüksek başınç hidrojenlenmesi ile elde edilen doğada olmayan kimyasal bir yağ asidi çeşidi. Kıvam vericiler, yumuşatıcı gibi kimyasallarla nişasta da katılarak yiyeceklerin tadının daha güzel hâle gelmesine, raf ömrünün daha da uzatılabilmesine ve hatta alışkanlık yapıcı etkiye dönüştürülmesi sağlanıyor. Trans yağlar sadece dışarıdan aldığımız yiyeceklerde yok. Evde yaptığımız yiyeceklerde de yağı yüksek ısıya maruz bıraktığımızda ya da kızartma yağı olarak tekrar tekrar kullandığımızda da sağlıklı yağ trans yağ oluyor.

HANGİ YİYECEKTE NE KADAR VAR?
Çocukları bu kimyasal silahtan uzak tutun!
İki tane kaymaklı bisküvide 2 gram, bir gofrette 3 gram, bir dilim hazır kekte 4,5 gram, bir orta boy patates kızartmasında 8 gramdır. Alınan her 1 gram trans yağla kalp damar hastalığı riskinin yüzde 5 arttığını düşünürsek farkında olmadan vücudumuza giren minicik paketlerdeki küçücük yiyeceklerin sağlığımızı nasıl bozduğunun farkına varırız. Özellikle çocuklarımızı birer “kimyasal silah” diye adlandırabileceğim bu yağlardan eklenmiş yiyeceklerden kesinlikle uzak tutmak gerekiyor. Çocuğunuzun her gün tükettiği bu tür yiyecekler o güzelim damar yapısını daha erken bozuyor; çocukların ileride daha genç yaşta bu hastalıklara maruz kalma riskini artırıyor.

ETİKETLERİ OKUMA ALIŞKANLIĞI EDİNİN
Peki bu yiyeceklerden nasıl uzak duracağız diye düşünürsek, aldığımız yiyeceklerin üzerinde yazan “İçindekiler” kısmını okumayı alışkanlık hâline getireceğiz. Üzerinde trans yağ, hidrojenize bitkisel yağ  ya da hidrojenize nebati yağ yazan yiyecekleri kesinlikle satın almayacağız, evimize sokmayacağız. Dışarıda yemek yerken patates kızartması, cips, kızarmış tavuk, kanat gibi kızartma yağların tekrar tekrar kullanıldığı yiyeceklerden uzak duracağız. Evde yemek pişirirken yağı yakmayacağız ve piştikten sonra yemeklere ekleyeceğiz.

2023'TE HEDEF YÜZDE 1
Mayıs başında yayımlanan bir yönetmelikle ülkemizde perakende satışa yönelik gıdalarda trans yağ miktarı toplam yağın 100 gramında 2 gramı geçemeyecek. Böylece Türkiye, birçok ülkeyi geride bırakarak endüstriyel trans yağ kısıtlamasında ipi göğüslemeyi başardı. Türkiye’nin bu konuda mevzuata sahip olmasının çok önemli bir kazanım olduğunu söyleyen Sağlığa Evet Derneği Başkanı Prof. Dr. Elif Dağlı “Türkiye altı aşamalı yol haritasının üçüncü maddesini kısmen de olsa tamamlamıştır. Bu mevzuatın sağlık konusunda faydalı olabilmesi için gıda sektörünün farkındalığının arttırılması, tüm gıda zincirindeki kısıtlamayı desteklemesi ve uyumun izlenmesi gereklidir. Türkiye 2020 yılı içinde, trans yağın 100 gram yağ içinde 2 gramı ile sınırlanmasını başarmıştır. Dünya Sağlık Örgütü’nün hedefi ise 2023 yılına kadar trans yağın gündelik enerji alımının yüzde birini geçmemesidir. Türkiye’nin trans yağ ödevi tamamlanmamıştır” diye belirtti.