Diyarbakır'ın Sur ilçesindeki Süryani Kadim Meryem Ana Kilisesi'nin papazı Yusuf Akbulut, terör örgütü PKK mensuplarının saldırılarından korumak için ayrılmadığı ibadethaneyi, saldırıların artması üzerine terk etmek zorunda kaldı.

İlçede PKK'lı teröristlerce kazılan çukurların kapatılması, kurulan barikatların kaldırılması ve el yapımı patlayıcıların imha edilmesi amacıyla operasyonlar devam ederken, terör saldırıları bölgedeki yaşamı derinden etkiliyor.

Terör örgütü PKK mensuplarının saldırılarına rağmen 23 yıldır yaşamlarını sürdürdükleri Lalebey Mahallesi'ndeki Süryani Kadim Meryem Ana Kilisesi'ne sahip çıkmak için eşi ile ibadethanede kalan Akbulut, saldırıların artması üzerine can güvenliği endişesiyle gönülden bağlı olduğu kiliseden ayrılmaya karar verdi.

Kiliseden beyaz bez parçası sallayarak çıkan Akbulut çifti Sur Kaymakamlığınca güvenli bir yere yerleştirildi.

Yaşadıkları sıkıntıları AA muhabirine anlatan Akbulut, kilisede 1993 yılından bu yana din görevlisi olarak hizmet verdiğini ifade ederek, o günden bu yana kesintisiz ibadet ve ayin yaptıklarını söyledi.

"Evimiz başımıza yıkılacak gibiydi"

Lalebey Mahallesi'nin olaylar nedeniyle boşaldığını, yorganını, yastığını, battaniyesini yanına alanların ilçeden kaçtığını dile getiren Akbulut, olaylar nedeniyle çocuklarını bir yakınlarının yanına gönderdiklerini, eşi ile kilisede kaldıklarını belirtti.

Yaşadıklarını "Kiliseyi bırakmak istemedik. Ne olursa olsun kilisede kalacağız dedik. Evimiz de kilisenin içerisinde. Birileri tahrip etmesin diye 'kiliseyi terk etmeyeceğiz' dedik ancak biz böyle düşünürken mayınlar, roketatarlar, silahlar aklınıza gelebilecek her şey vardı. Ev adeta sarsılıyordu. Evimiz başımıza yıkılacak gibiydi. Bu nedenle kiliseden ayrıldık" sözleriyle aktaran Akbulut, bölgede elektrik ve su kesintisi olduğunu, dışarıyla iletişimlerini cep telefonları aracılığıyla sağladıklarını ancak bunları şarj edememeleri halinde iletişimlerinin kesildiğini söyledi.

"Kilisede çan, camilerde ezan sesleri yok"

Akbulut, silah seslerinin artması üzerine polisi aradığını dile getirerek şöyle konuştu:

"Çukurlar vardı. Kendi imkanlarımızla ana caddeye kadar çıktık. Televizyonda daha önce gördüğümüz gibi eşimle beyaz bayrak sallayarak çıktık. Çok korktuk. Kaymakamlık tarafından sağ olsunlar otele yerleştirildik. Moralimiz ve psikolojimiz çok bozuk. Tek derdimiz bin 750 yaşındaki tarihi kilise. Tek düşündüğümüz kilisenin zarar görmemesi. Kilisenin çevresinde patlamalar olduğu için ister istemez hasar olacak."

"Kilisede çan, camilerde ezan sesleri yok. Kilise, cami, bunlar Allah'ın evidir. Bunlar mukaddes ve kutsal yerlerdir" ifadelerini kullanan Akbulut, ibadet yerlerine saldırının kabul edilemez olduğunu vurguladı.