Buna ilk örnek Zonguldak’tan... İleri düzey epilepsi hastası olan ve “yaşamaz” denilen iki çocuğu için çabalayan emekli hemşire Emine Elikesik (53), evini tıbbi cihazlarla donattı. Mini bir hastane gibi olan evde, steril ortamı koruyabilmek için halı bile serilmiyor. Emine Elikesik, “Hemşirelik tecrübemle, doktorların her dediğini uyguladım. Oğlum Emrah (28) 14 yıl önce, Murat (25) 8 yıl önce hastalandı. Her ikisi de 5 yıldır yatağa bağımlı. Onları yaşatmak için elimden geleni yapıyorum” şeklinde konuştu. İkinci örnek ise Köln’de yaşayan bir Türk babadan... Doğuştan böbrek rahatsızlığı bulunan 11 yaşındaki Sıla Aytaş, babasından yapılan nakille sağlığına kavuştu. Ancak olayın ilginç bir hikâyesi var... Baba Hakan Aytaş (45), doktorlardan diyabet hastalığı riski taşıdığını öğrendi. Baba Aytaş, bir yıl boyunca günde 10 bin adım yürüyüp 7 kilo vererek diyabet hastalığı riskinden kurtuldu ve uygun donör haline geldi. Ardından nakil gerçekleşti. Üçüncü örnek ise Mersin’den... 43 yaşındaki Ayşe Bucak, rahatsızlığı sebebiyle çalışamayan eşine bakmak ve 2 çocuğunu okutabilmek için pazarlarda gözleme, börek satıyor; bahçelerde portakal, limon topluyor; evlere temizliğe gidiyor. Ayşe Bucak, “Boş kaldığım zamanlarda evimin temizliğini yapıyorum, çocuklarıma ve eşime yemek hazırlıyorum. Küçük çocuğum var, ders yaparken ona yardımcı oluyorum” diyor.