Mersin  Tarsus'ta üniversite öğrencisi Özgecan Aslan'ı evine gitmek için bindiği minibüste vahşice öldüren Ahmet Suphi Altındöken,  Adana'daki cezaevinde uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürülmüş, suç ortağı babası Necmettin Altındöken ise yaralanmıştı. Altındöken'in cenazesi, 12 Nisan'da Tarsus'a götürülmüş ancak Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi'nin gece defin yasağı kararı olduğu ve  Hastane morgunda yer bulunmadığı gerekçesiyle Adana Devlet Hastanesi morguna getirilmişti. Belediye izin vermeyince Adana ve Mersin arasında gidip gelen cenazenin defnedilmesi için tam 5 gün sonra onay çıktı. Cenazenin toprağa verilmesi için belediye aileye yer gösterdi. Cenaze, önceki gece yakınları ve ailenin avukatı tarafından cenaze Adana Devlet Hastanesi morgundan alındı. Polis, cenazenin fark edilmemesi için tabuta kadın eşarbı koydu. Morg etrafında bekleyenler,  gazetecilere "Bir Suriyeli kadın cenazesi alıyoruz" dedi. Bu yolla gazetecilerin takibinden kurtulmak isteyen aile, cenazeyi sivil plakalı bir kamyonete koyup, Mersin'e doğru yola çıktı.

NEKROFOBİK BABA KATILMADI
Tarsus-Adana-Gaziantep Otoyolu'nda cenaze aracını takip eden gazeteciler, yolda denetim yapan polisler tarafından durduruldu. Cenazenin bulunduğu kamyonet ise Mersin yönüne gitti. Altındöken'in cenazesinin Mersin'de gizli tutulan bir mezarlığa gömüldüğü öğrenildi. Hastanede tedavisi süren baba Necmettin Altındöken'in nekrofobi hastası (Ceset görüldüğünde ya da ölüm düşüncesiyle ortaya çıkan aşırı korku) olduğu için katılmadığı bildirildi.