Bakan Müezzinoğlu, eşi Faize Müezzinoğlu, Vali Ali Kolat, Ak Parti Kırıkkale milletvekilleri Ramazan Can ve Mehmet Demir, AK Parti İl Başkanı Mürsel Akçay ile ilçeye bağlı Yeşilyazı köyünde yaşayan Şerife Cesur'u ziyaret etti. Burada Bakan Müezzinoğlu'nu, Kaymakam Fikret Dağ, Şerife Cesur'un oğlu Osman Cesur ve köylüler karşıladı. Bir sağlık mensubu olarak Cesur'a teşekkür ettiğini belirten Müezzinoğlu, şöyle konuştu: "Hem hekimler hem sağlık çalışanları olarak zaman zaman şiddete maruz kalıyoruz. Bu anlamda hekime, sağlık hizmeti sunucularına gösterdiği o merhametli, mütevaziliği, alçak gönüllülüğü, sevecen ve şefkatli yüzü, sağlık camiamıza gerçekten çok huzur veren, motive eden bir mesajı teyzemizden aldık. bugün itibariyle onun bütün mesajlarını, Türkiye genelindeki bütün hastanelerimize afiş olarak dağıtacağız. Bütün polikliniklerimizde, Şerife ananın bu mesajını, hem hekimlerimize hem hastalarımıza hem insanlarımıza bir mesaj olarak Türkiye geneline yaymak istiyoruz. Çünkü her iki boyutuyla da toplum olarak ihtiyacımız olan çifte mesajın verilmesine vesile oldu. Bizler sağlık camiası olarak her zaman yanlarındayız." 

Bakan Müezzinoğlu, ziyarette, Cesur'un uzun süredir sigara kullanan oğlu Osman ve gelini Şaziye Cesur'dan da sigarayı bırakacaklarına dair imzalı yazı aldı.

"VERDİĞİ MESAJIN ANLAMI BÜYÜK VE DERİN"

Köydeki ziyaretin ardından Müezzinoğlu ve beraberindekiler, İlçe Devlet Hastanesi'nde düzenlenen törene katıldı. Müezzinoğlu, burada yaptığı konuşmada, Cesur'un, kendi yaşam tarzının gereğini hastaneye girerken de yaptığını anlatarak şunları söyledi: "Gördüğü temiz ortam, kokladığı nefeste temiz bir nefesin gelmesi, ortamın pırıl pırıl olması vesilesiyle kendi evine girerken yaptığı hareketi hastanemize girerken yaptı. Esasında onun ölçeğinde baktığımızda olağan dışı bir hareket yapmadı. Günlük yaşamında olan ve işin tabiatında olması gerekeni yaptı. Bu milletin medeniyet değerlerinin gereğini ve temsilciliğini yaptı. Sağlık Bakanlığı olarak hiçbir vatandaşımızın da Şerife anamızın yaptığı bu hareketi yapmasına hem ihtiyacımız hem gereği yok. Hem de bu hareketin bizim için fiili anlamdan ziyade manevi bir anlamı var. Verdiği mesajın anlamı büyük ve derin çünkü biz bir medeniyetin mensuplarıyız. Bizim medeniyetimiz, inanç değerlerimiz 'Temizlik imandandır' der. Dolayısıyla imani bir değerimizin güçlü bir mesajını buradaki birkaç arkadaşımıza verirken buradan yakalayan bir arkadaşımız, bunu öyle veya böyle medyanın duyabileceği bir noktaya, medyanın hassasiyetine taşıdı. Medyamıza da teşekkür ediyorum. Bunu Türkiye'ye mal etme sürecini başardı ve biz de bize düşeni yapma gayreti içerisinde olduk."

Sağlıkta olmazsa olmazın temizlik olduğunu, Cesur'un davranışının da temizlikte gösterilen duyarlılığın karşılığında vatandaşın gösterdiği hassasiyetin en uç örneği olduğunu dile getiren Müezzinoğlu, şöyle devam etti:

"Kendisine teşekkür ediyor, ellerinden öpüyorum. Onlardan medeniyet değerlerimiz adına aldığımız bu güzel örnekleri yaşayabilmeyi, yaşatabilmeyi de Rabb'im bizlere nasip etsin. Bu değerlerin Türkiye'ye mal olması adına Sulakyurt İlçe Devlet Hastanesi'ne Şerife Cesur anamızın adını vererek yaşatacağız. Burada yaşatmak istediğimiz, onun vesile olduğu değerlerdir. Onun vesile olduğu değerlere sahip çıktığımız sürece büyük millet olarak yarınlarda büyük hayallerin peşinde koşmaya devam edeceğiz."

Müezzinoğlu, Şerife Cesur ve beraberindekiler, konuşmaların ardından hastanenin yeni isminin yer aldığı "Şerife Cesur İlçe Devlet Hastanesi" yazılı tabelanın açılışını gerçekleştirdi.

Daha sonra hastaneyi gezen ve yetkililerden bilgi alan Müezzinoğlu, Cesur'u muayene eden doktor Aybüke Ünsal'a tansiyonunu ölçtürdü.

''HASTANE PİS OLMASIN, KİRLENMESİN DEDİM''
Kırıkkale'nin Sulakyurt İlçesi'nde karın ağrısı şikayetiyle hastaneye giden 84 yaşındaki Şerife Cesur, acil servise girerken çamurlu olduğunu fark ettiği ayakkabılarını kapının önüne çıkarıp muayene odasına girdi.

OKUMA YAZMASI YOK AMA...
Yeşilyazı Köyü'nde yaşayan ve okuma yazma bilmeyen 6 çocuk annesi Şerife Cesur'un bu hareketi hastanenin güvenlik kameralarına yansımıştı.

Hastaneye girdiğinde her tarafın pırıl pırıl olduğunu ve güzel koktuğunu ifade eden Şerife nine, "Ayakkabılarımda çamur vardı. Muayene odasına ayakkabılarımı kapının önüne çıkardıktan sonra girdim. Doktor ve oradakiler bana 'ayakkabını çıkarma' dediler ama ben onları dinlemedim. 'Çamurlu ayakkabılarla girilir mi? Yazık olur' dedim. Kendini bilen çamurla içeri girmez. 'Hastane pis olmasın, kirlenmesin' dedim. Hemşireler bana gülümsediler ve 'bu teyze görmüş kişi' dediler. Tedavimi yapan ve bana yardımcı olan doktor ve hemşirelere teşekkür ediyorum. Allah razı olsun. Başka kişilere de tavsiyem bu gibi yerlere ayaklarındaki pisliklerle girmesinler" diye konuştu.