Isparta'da eski erkek arkadaşı tarafından öldürülen üniversite öğrencisi Güleda Cankel'in (19) davası bugün başladı. Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanık Zafer Pehlivan, Cankel'in babası Mustafa Cankel, Isparta, Muğla, Antalya, Aydın Barolarının temsilcileri, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı, kadın hakları derneği üyeleri ve her iki tarafın avukatları katıldı. Savcı, müşteki, aile yakınlarıyla Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı temsilcisi dışında diğer katılma taleplerinin reddedilmesini istedi. Mahkeme heyeti de diğer katılma taleplerini reddetti.

Duruşma da kendisine söz verilen Zafer Pehlivan, pişman olduğunu, beş yıllık arkadaşlıklarının olduğu Cankel'i hala sevdiğini ileri sürdü. Onu kazanmak için her şey yaptığını belirten Pehlivan, “Beş sene önce de ayrıldık, yine bir araya geldik. Eylül ayına kadar aramız iyiydi. Üniversite için Isparta'ya geldik. Hatta ona telefon aldım. Sınavlarının başlayacağı hafta, bunaldığını söyledi. 1-2 gün konuşmadık. Sınava İstanbul'a gidecekti. Oraya gittiğinde, aramalarıma cevap vermedi. İşten 18 gün izin aldım, bu sırada sosyal medyadan bir paylaşımını gördüm. Kiraladığım motosikletle otogara gelip, beklemeye başladım” dedi.

"Kabloyla boğazını sıktım"
Cankel'in telefonlarına cevap vermesi üzerine ona ulaşmak için çok uğraştığını söyleyen Pehlivan, bir süre sonra Isparta'da buluştuğu Güleda Cankel’le dışarıdayken bir anda elini bıraktığını, koşmaya başladığını iddia etti. Pehlivan, olay günüyle ilgili, "Arkadaşı Osman'ı aradığını fark edince telefonu kırdım. Orada biraz darp ettiğim Güleda'yı ambulans götürdü. Polis ekipleri de beni otogara götürdü. Para çekmek için polislerin yanından ayrıldıktan sonra hastaneye gittim. Güleda hastanede sarı alanda bekliyordu. Yanına gittim ve biraz konuştuk. Sonra polis bizi merkeze götürdü. İfadeyi verip, ayrıldık. Aparta gittik ve Güleda ile kahvaltı hazırlayacaktık. Güleda babasını aramak istedi. Güleda'nın annesini aradım. Tam bu sırada Osman aradı, sosyal medyadan yapılan bir paylaşımla benimle kavga ettiğini gördüğünü söyledi. Onun üzerine Osman ile telefonla kavga etmeye başladık, telefonu kapattım. Sonra Güleda, 'Ben seni bankamatik olarak kullandım' dedi. Sinirlenip, elimle ağzını kapatmaya başladım. Kabloyla boğazını sıktım, baktım nefes alıyor. Bu sırada evden çıkmak istedim. O da 'Mutfaktan aldığı bıçağı kalbine dayayarak, 'Sen gidersen kendimi öldürürüm' dedi. Kendisine zarar vermemesi için engel olmaya çalışırken bıçak kalbine saplandı. Ben de evden çıktım ve annemi ve dayımı aradım” ifadelerinde bulundu.

"Öldürmek istesem hastaneye götürmezdim"
Mahkeme başkanı, sanık Pehlivan'ın Güleda Cankel'e yazdığı mektuptaki, "Şimdi gidiyorum ama tek başıma değil. Kelebeğimi ve adı gibi gül kadınımı da alacağım. Ama tek başıma değil, yanımda kelebeğim var. Ben giderken gülümü ve kelebeğimi de yanımda götürüyorum.' cümlelerinden öldürme kastı anlamının çıktığını söyledi.
Bunun üzerin Pehlivan, olaydan iki gün önce yazdığı mektubu Cankel'e göndereceğini ama sonra vazgeçtiğini belirterek, "Evet burada bir öldürme kararı çıkıyor ama ben onu öldürmek isteseydim onu hastaneye götürmezdim. İntihar etmeyi düşünüyordum. 'Gülümü, kelebeğimi yanımda götürüyorum' sözlerini okursa bana geri döner diye düşündüm” diye cevap verdi.

Güleda Cankel'in babası Mustafa Cankel, sanık Zafer Pehlivan’dan şikayetçi olduğunu, en ağır cezayı almasını istediğini söyledi. Duruşmada tanık olarak dinlenen Osman Sasa da sınıf arkadaşı Cankel ile ortak proje ödevi çalışmaları dolayısıyla samimi olduklarını, evleri yakın olduğu için görüştüklerini söyledi. Sasa, Cankel’le sadece okul arkadaşı olarak görüştüklerini ancak son zamanlarda hissi bir şeyler hissettiklerini fakat kesinlikle cinsel birliktelik yaşamadıklarını iddia etti. Duruşmada, Güleda Cankel'in eşyaları ve öldürüldüğü bıçağın üzerinde sanığın parmak izlerinin tespit edildiği belirtildi.

Duruşma sanık avukatının savunma hazırlayabilmesi için ileri tarihe ertelendi.

Güleda’nın babası: "Verilecek ceza ne kadar olsa da kızımı geri getirmeyecek "

Isparta’da eski sevgilisi tarafından oturduğu apartta bıçaklanarak ölüdrülen üniversite öğrencisi Güleda Cankel’in babası Mustafa Cankel, " Verilecek ceza ne kadar olsa da kızımı geri getirmeyecek " dedi.

Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesinde bugünkü duruşmaya tutuklu sanık Zafer Pehlivan, Cankel’in babası Mustafa Cankel, Isparta, Aydın, Antalya, Muğla Barolarının temsilcileri, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı, kadın hakları derneği üyeleri ve taraf avukatları katıldı. Mütalaasını açıklayan duruşma savcısı, maktulü tehdit etme, mektup yazma, dövme, boğma ve bıçaklama gibi gerekçelerle planladığı olayı canavarca hisle gerçekleştirmeyen sanığın hiçbir pişmanlık göstermemesi gerekçesiyle "Kasten öldürme" ve "Tasarlayarak öldürme" suçundan cezalandırılmasını talep etti.

“Hep beraber ülkemizde kadın cinayetini tarihe gömmek için yollarda olacağız”
Duruşma sonrası adliye binası önünde açıklamalar yapan Muğla Baro Başkanı Avukat Cumhur Uzun, kadın cinayetini tarihe gömmek için yollarda olduklarını belirtti. Bu davanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirten Uzun, “Ailenin de arkadaşlarımla birlikte vekilliğini sürdürüyoruz. Sizlerin de yakından takip ettiği gibi ülkemizin kanayan yaralarından biri olan kadın cinayetlerinin bir örneği Isparta ilinde gerçekleşti. Öldürülen Güleda bizim mahallemizin kızıydı. O nedenle Muğla Barosu olarak da yakın ilgi göstermemizin sebebi bu. Ama ülkenin herhangi bir yerinde yaşanan kadın cinayet bizim ülkemizdeki bütün hukukçuların bütün insanlarımızın sorunudur. Bununla mücadele her yönüyle hep birlikte yapılmak durumundadır. Sizlerden ayrı kaldığımız saatler içerisinde duruşma salonunda olayın nasıl gerçekleştiğine ilişkin bir dizi anlatımlarla, açıklamalarla ve savunmalarla geçirdik. Söz konusu yargılamada ortaya çıkan gerçekleş karşısında iddia makamı taammüden adam öldürme suçlamasıyla cezalandırılmasına ilişkin mütalaasında bulundu. Bizler bunun aynı zamanda canavarca bir hisle işlenmiş olmasına işaret ederek açıklamalarımızı yaptık. Mahkeme heyeti sanığın savunmasını hazırlayabilmesi ve savunmasına ilişkin kendisine gerekli sürenin tanınabilmesi için duruşmayı 7 Nisan günü saat 11.00’a erteledi. O gün biz yine burada ve ülkemiz kadın cinayetleri utancından arınıncaya kadar her yerde olmaya devam edeceğiz. Sizlerin değerli katkıları bizim için çok önemli sesimiz, gücümüzsünüz. Bu uğurdaki çabanız bizim tarafımızdan da takdirle karşılanıyor. Hep beraber ülkemizde kadın cinayetini tarihe gömmek için yollarda olacağız” dedi

“Güleda cinayeti de bir kadın cinayetidir”
Muğla Barosu Avukatlarından Alev Öztürk ise Güleda cinayetinin bir kadın cinayeti olduğunu söyleyerek, “Ailenin katılan vekili olarak dosyada yer aldım. Baro başkanımız ve diğer Muğla Barosu kadın hakları komisyonu meslektaşlarımızla birlikte Baro başkanımızın da ifade ettiği gibi içeride olayın gelişimi hakkında sanığın ifadesi ve tanıklar dinlendi ve yine tüm kadın cinayetlerinde olduğu gibi Güleda’nın cinayeti de bir kadın cinayetidir. Herhangi bir cinayet davası değildir. Nitekim içerisinde sanığın savunmaları da bize bunu gösterdi. Yine kadın cinayetinden çıkartıp herhangi bir cinayetmiş gibi savunmayla karşı karşıya kalmış olduk ama tüm olay örgüsü ve değerlendirmeler zaten bunun böyle olmadığını gösterdi ve savcı mütalaasında tasarlayarak öldürmeden cezalandırılmasını talep etti. Biz ayrıca beden ve ruh olarak kendisini savunamayacak durumda bir kişye de bu cinayetin işlendiği gerekçesiyle ayrıca bundan da ek savunmasını talep ettik. O konuda da kendisine ek süre verildi. Duruşma 7 Nisan’a ertelendi” diye konuştu.

Baba Cankel: "Verilecek ceza ne kadar olsa da kızımı geri getirmeyecek"
Güleda’nın Babası Mustafa Cankel, sanık için indirimsiz ağırlaştırılmış müebbet cezası verilmesini istedi. Verilecek cezanın ne kadar olsa da kızını geri getirmeyeceğini söyleyen baba Cankel; "Ama bir nebze olsun bizim yüreğimize su serpecek. Diğer kadın cinayetlerinde emsal teşkil edilerek indirimsiz olarak ağırlaştırılmış müebbet cezası verilmesini istiyoruz. Acımızı yaşayan herkese teşekkür ediyoruz. Cinayetin canavarca hisle gerçekleştirildiği bütün ifadelerde, otopsi raporlarında mevcut. Tekrar değerlendirmede de onu göz önüne alacaklarını düşünüyorum” dedi.