BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Kendini arayan adam

Bursa'nın İnegöl ilçesinde geçen hafta çok enteresan bir hadise yaşandı.
 
Dünya medyasına yansıyan olay, hem ilginçliği hem de gazetecilik adına tartışma meselesi yapıldığı için çarpıcıydı.
 
Muhabiri, haberi servis eden bölge müdürünü, haberi yazan gazetecileri dinledim.
 
Olay, İhlas Haber Ajansı İnegöl Muhabiri Salih Bilal Aslan'ın "Kayıp olduğu sanılan kişi kendisini arama çalışmasına katıldı" başlıklı haberiyle başladı.
 
Habere göre; Beyhan Mutlu isimli 50 yaşındaki bir kişi, arkadaşlarıyla ormanlık alanda kafayı çekiyor. Sonra gruptan ayrılıyor ve gece 01.00 gibi bağ evine gidip uyuyor. Arkadaşları onu aramaya başlıyor. Ancak telefonu uçak modunda olduğu için ulaşılamıyor. Bunun üzerine kayıp ihbarında bulunuluyor. Arama kurtarma ekipleri seferber oluyor. Sabaha karşı adam uyanıyor. Dışarıda ekipleri fark ediyor.
 
Ekipler "Bir kişi kayıp, onu arıyoruz" diyorlar. O da çalışmaya dâhil oluyor. Sonra ekip, ismini bağırınca adam arananın kendisi olduğunu fark ediyor!
 
Aramaya katılan bir kişi, İHA muhabiriyle "Aradığımız adam meğer yanımızdaymış" bilgisini paylaşıyor.
 
Muhabir bu ilginç durumu bölge müdürüne bildiriyor. O da "Hemen yaz" diyor.
 
Haberin etkisi kısa sürede Türkiye sınırlarını aşıyor. SkyNews, New York Post, FOX News, IndiaToday, Mirror, HuffingtonPost, The
 
Sun gibi yayın organları haberi sayfalarına taşıyor.
 
Bu safhadan sonraki adım, olayın kahramanına ulaşmak oluyor.
 
Uzun uğraşlar sonunca Beyhan Mutlu'nun telefonu bulunuyor. Röportaj için yer belirleniyor. İHA muhabiri olay yerine Demirören Haber
 
Ajansı muhabiri ve TRT İnegöl temsilcisiyle birlikte gidiyor.
 
Adam yaşananları anlatıyor: "Arama kurtarma ekiplerini görünce yanlarına gittim, ne olduğunu sordum. Kayıp biri olduğunu söylediler. Ben de aralarına karışarak, kayıp olan şahsı aramaya başladım. Kayıp kişinin kim olduğunu bilmeden aramaya katıldım. Bir süre sonra Beyhan Mutlu'yu aradıklarını söylediler. İsmimi duyunca başımdan soğuk sular döküldü. Beyhan Mutlu'nun ben olduğumu söyledim ama aramaya devam ettiler. Bana inanmadılar. Mesut arkadaşım beni görünce durum ortaya çıktı. Bir anda ortalık karıştı."
 
Anlattıkları video kaydı ile sabit.
 
Aynı gün aHaber de adama ulaşıyor.
 
Sabah gazetesinde röportajı çıkıyor. Muhabirin telefonla ulaştığı adam durumu tekrar ediyor; "Meğer kayıp benmişim, ben ekiplerle kendimi arıyormuşum. Onlarla beraber yarım saatten fazla aramalara katıldım" diyor.
 
Hadise gündemdeki yerini korurken Anadolu Ajansı'nın "Kaybolduğu sanılan kişi, arama çalışmalarına katıldığı haberlerini yalanladı" şeklindeki haberi tartışmaya yeni bir boyut katıyor.
 
Beyhan Mutlu bu sefer "Sabaha karşı birileri beni aradı. 'İn aşağı, seni arıyoruz' dediler. Ben de üstümü giyindim aşağıya indim.
 
Arama olayları abartılmış, öyle bir şey olmadı. Değişik şeyler söylendi. Ben de onlara uydum biraz. 'Şöyle böyle dersin' dediler.
 
Ben de onların dediği şeylere uydum" ifadesini kullanıyordu. AA'nın haberinde İnegöl Doğal Afetler Arama Kurtarma Derneği Başkanı'nın "Biz olay yerine gittikten sonra yarım saat içinde geri döndük. Kayıp şahıs hiç aramaya katılmadı" görüşlerine de yer veriliyordu.
 
Kişinin arkadaşlarıyla alkol aldığı, sonra onlardan ayrılıp bir bağ evine gittiği, arkadaşlarının kayıp ihbarında bulunduğu kesin. Aramanın üç saat mi yarım saat mi sürdüğü, telefonla ulaşılıp ulaşılamadığı muallak...
 
Adam dört muhabire kendisini aramaya çıktığını ifade ediyor, bir muhabire tersini söylüyor! Kime, hangi açıklamasına inanalım?
 
Şahsi kanaatim: Olay doğru. Belli ki arama kurtarma ekipleri zor duruma düşmüş. Haberi atlayan AA da can simidi uzatmış. Tahmin ettiğim gibiyse o da ayrı bir tartışma konusu...
 
 
Pandemi televizyonlara yaradı
 
Deloitte'ın araştırmasına göre; bu yılın ilk altı ayında medya ve reklam yatırımları 10,3 milyar lira civarında gerçekleşmiş.
 
Geçen yıl yüzde 55,3 civarında olan dijitalin reklam payı yüzde 65,6'ya çıkmış. Yazılı basının payı ise yüzde 1,7'de kalmış.
 
Reklam yatırımında yüzde 28 paya sahip olan televizyonlar, yüzde 54 sıçrayışla 3,3 milyara ulaşmış. Bu oran yirmi yılın en iyisiymiş.
 
Anlaşılan pandemi televizyonlara yaramış.
 
On yıl önce televizyonun payı yüzde 55, yazılı basın payı yüzde 25 civarındaydı. Dönüşüm çok hızlı oldu...
 
 
Acar anketçi
 
"Anketçi Faruk Acar, artık AK Parti ile çalışmayacakmış. İYİ Parti'nin anketçisi olacakmış. Acar'ın Erdoğan ile eskiye dayanan yakınlığı varmış. Cumhurbaşkanı ile 20 yıldır özellikle seçim dönemlerinde en yakın çalışan isimlerin başında geliyormuş. Partinin stratejilerini belirlemede en yetkin 3 isimden biriymiş. Faruk Acar’ın ayrılması Erol Olçok’un ölümünden sonra AK Parti için ikinci büyük darbeymiş."
 
Kim diyor bunları? Fatih Altaylı!
 
Bu bilgiler şaşırtıcı geldi, soruşturdum. Faruk Acar, 2018 genel ve 2019 yerel seçimlerinde sadece Ankara için çalışmış.
 
Parti, Erol Olçok döneminde Pollmark, Denge ve Anar, sonra da GENAR ile anlaşmış. AK Parti'nin AR-GE ve eğitimden sorumlu genel başkan yardımcısı Mustafa Şen, GENAR'ın eski genel müdürü. Tercihlerde etkisi var mıdır bilemiyorum ama Altaylı'nın Acar'ı 'iyi' parlattığı kesin.
 
 
Düttürü dünya
 
Yüce Zeus Uğur ile kankası Darbukatör Baryam bir araya gelmiş. Baryam sohbette "Bunlar mehter marşı ile gidecek biz İzmir marşı ile geleceğiz" demiş.
 
"Bunlar" dediği AK Parti.
 
Pekiyi "Biz" dediği kim?
 
Tiyatro Oyuncuları Derneği, Düttürü Dünya Oyuncuları olacak değil. Tabii ki CHP.
 
Bu darbukatör parçası "yandaş sanatçı" olmuyor ama Beştepe'ye davet edilen, kıyısından köşesinden AK Partili belediyelerin konserine katılan "yandaş" oluyor, linç yiyor. Ne ilginç değil mi?
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
620893 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/fatih-selek/620893.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT