BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Uğur Dündar’ın geçmişine tutulan ayna ve o acayip mahkeme kararı

Fuat Uğur
Facebook
Sözcü gazetesi yazarı Uğur Dündar önceki gün bana karşı açtığı davayı kazandığını duyurmuş Twitter hesabından. Doğru, kazanmış. Daha İstinaf aşaması var ama o çılgın bir heyecan içinde yine de.
İçinde tek bir hakaret olmayan yazılarımdan dolayı bana açtığı davayı kazandığı için mutlu olduğunu ifade ediyor.
Avukatımın mazeret bildirerek katılamadığı duruşmada, onun yokluğunda verilen bir karar bu.
Eğer bir mahkeme, benim davaya konu yazılarımın içeriğinden dolayı “hakaret” kararı verebiliyorsa şunu net biçimde söyleyebilirim:
Sözcü gazetesinde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve AK Partili yöneticiler hakkında yazılanların büyük bir kısmı ağır ve sunturlu hakaret kapsamına girer.
O kadar vahim yani.
Şöyle bir baktım geçmişe, Uğur Dündar ile ilgili üç yazı kaleme almışım.
Birincisi “UĞUR DÜNDAR’IN KARANLIK AVUKATI” başlığını taşıyordu.(*)
Uğur Dündar’ın uzun yıllar boyunca yanından ayırmadığı, 15 Temmuz’a kadar avukatlığını yapan Vural Ergül ile ilgiliydi yazım. Vural Ergül 15 Temmuz gecesi FETÖ darbesini destekleyen ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a ağır hakaretler içeren tweetleri nedeniyle yargılandı ve bir süre kaçtıktan sonra yakalanıp hapse girdi.
Birkaç bilgi daha:
Vural Ergül, MİT tırları kumpası sorumlusu FETÖ’cü Tuğgeneral Hamza Celepoğlu’nun da avukatıydı.
Ergenekon davalarında sürekli tartıştığı fail Osman Yıldırım ile davalar bittikten sonra irtibatlı olduğu ortaya çıkmış bir isimdi.
Uğur Dündar’a bu karanlık avukatla nasıl bir ilişkide bulunduğunu sormuştum. Cevap olarak onu azlettiğini söyledi. 15 Temmuz’a kadar avukatıydı.
Azil belgesini göstermesini istedim, gösteremedi.
Belki de hiç azletmedi, bilemiyorum.
Uğur Dündar bu yazımın ardından bana ismimi vermeden hakaretler etti Twitter hesabından.
Ona yönelik ikinci yazım(**) ise “UĞUR DÜNDAR, GARDIROBUNDAKİ CESETLER GECE RÜYANA GİRMİYOR MU?” başlığını taşıyordu.
Ramazan Bayraktar adlı, Kanal D önünde kendini yakarak öldüren bir vatandaşın trajik, acıtıcı hikâyesiydi bu.
Uğur Dündar, Kanal D’de yaptığı Arena programı için Ramazan Bayraktar adlı bir vatandaşı böbrek tacirlerinin arasına, üzerine gizli kamera takıp göndermişti. Ramazan’ın sayesinde Arena programında böbrek tacirleri haberleriyle günlerce, haftalarca “ekmek” yediler.
Ramazan Bayraktar 27 yaşında, evli ve iki kız çocuğu olan çaresiz bir adamdı. Yoksuldu ve eşi böbrek hastasıydı. Böbrek bulup tedavi ettirmesi gerekiyordu. Ne yazık ki bu haberi yapılan çetenin eline düşmüştü eşini tedavi ettirebilmek uğruna. Eşinin tedavisi için ondan böbreğini istemişler, karşılığında vereceklerini söyledikleri 8 bin doları da ödememişlerdi. İşte bunun için Uğur Dündar’a başvurmuştu Ramazan Bayraktar ve bu haber karşılığında da para alacaktı.
Ama olamadı. Dediğine göre eline üç beş kuruş verip savmışlardı. Ramazan “Hakkım olanı istiyorum” diye günlerce Kanal D binasının önüne gelmişti. Güvenlik artık onu içeriye bırakmıyordu. Mağdur adam bir keresinde “Eşim ölürse kendimi yakarım” demişti. En sonunda eşi ölmüştü Ramazan’ın. Dediğini yaptı. Bir gece yine geldi ve başından aşağı bir bidon benzini döküp kendini yaktı. Arena ekibinde eskiden de tanıdığım vicdanlı bir genç yetişip üzerine ceketini attı ama yazık ki iş işten geçmişti.
Annelerinin ölümüyle öksüz kalan iki çocuk artık yetimdi.
İşte mahkemenin tuhaf biçimde HAKARET saydığı KOSKOCA BİR GERÇEKTİ olan biten.
Uğur Dündar tuttu BİR TWEET DAHA ATTI bu yazım üzerine.
Aynen şöyle dedi:
“Ramazan Bayraktar UYUŞTURUCU MÜPTELASI OLDUĞU İÇİN kendini yaktı.”
İnanılmazdı… Nasıl hâlâ böyle yazabiliyordu? Dehşete düşmüştüm.
Ertesi gün bir yazım(***) daha yayınlandı. Ve “BU YAZILAR KENDİNLE YÜZLEŞMEN İÇİN BİR FIRSAT UĞUR DÜNDAR” başlığını taşıyordu.
Bu yazımda da Uğur Dündar’ın yukarıdaki tweetini eleştirdim ve aynen şu soruları yöneltmiştim ona:
1-Uyuşturucu kullanan her insan intihar mı eder?
2-Bir insan uyuşturucu kullanıyorsa ÖNCE tedaviye muhtaçtır. O insanı nasıl haber hırsın için kullanabilirsin?
3-Hadi madem haberi yaptın, ondan sonra bir hastaneye yatırtıp tedavi ettirseydin ve böbrek hastası eşiyle çocuklarına baksaydın ya.
 
MAHKEME NEREDE HAKARET BULDU ANLAMADIM
 
Şimdi tekrar soruyorum:
Mahkeme bu yazılarımın neresinde hakaret buldu hakikaten anlamış değilim.
Bu yazılar sorgulayan, bir araştırmayla ortaya çıkmış gerçeklerle ilgili.
Eğer bu yazılar “hakaret” kapsamına giriyorsa Türkiye’de kimse yazamaz.
Hep söylüyorum. Geçmişte olduğu gibi bugün de ne yazık ki yargıda hep Uğur Dündargillerin istedikleri doğrultuda, onları mutlu edecek kararlar çıkabiliyor. Adam yazılarımı Basın İlan Kurumu’na bile “Basın ahlak kurallarını ihlal ettiğim” iddiasıyla şikâyet etmiş ve gazeteye müeyyide uygulanmasını istemiş. Pes doğrusu. Ancak oradan “mutluluk verici” bir karar alamamış.
 
UĞUR DÜNDAR’IN GEÇMİŞİYLE YÜZLEŞİP PİŞMANLIK GÖSTERMESİNİ BEKLİYORUM
 
Oysa benim yaptığım onun geçmişine ayna tutmaktı. Bu haberlerin hepsi medyada yer aldı zaten, bilinmeyen olaylar değil ki?
Çok saf bir isteğim var.
Ben hâlâ Uğur Dündar’dan geçmişiyle yüzleşmesini ve pişmanlık göstermesini bekliyorum.
Çünkü o geçmişte intiharlar, ölümler, karanlık FETÖ destekçisi avukatlarla ilişkiler var. Kendini yakan Ramazan Bayraktar ile intihar eden Şerafettin Yardımedici’nin trajedileri var.
Ona tuttuğum aynada gördükleri, biliyorum hoşuna gitmiyor ama bir öz eleştiri her şeyi sonlandırır bence.
Açık söylüyorum, ona yeniden “Uğur abi” demeye bile hazırım bunu yaparsa.
Yoksa bu geçmiş hep peşinden gelecek. Yani benden almayı hayal ettiği 3000 lira onu kurtarmayacak bu geçmişten.
.....
 (*) Uğur Dündar’ın karanlık avukatı
(**)Uğur Dündar, gardırobundaki cesetler gece rüyana girmiyor mu?
 (***)Bu yazılar, kendinle yüzleşmen için fırsat Uğur Dündar
 
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
612124 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/fuat-ugur/612124.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT