BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Ortaya karışık...

Bugün moralim; teknik direktör tarafından maçın 55. dakikasında kenara alınan yıldız futbolcunun tekme attığı 0,5'lik su şişesi gibi… Neden? Çünkü güneş yok! Mevsim döndü; havalar soğudu… Başladı üst pijamayı alt pijamaya, alt pijamayı çoraba sokup yatma sezonu. Çoğu yerde kaloriferler çoktan açıldı, sobalar yakıldı...
Yahu bir kere de Balkanlar’dan meyveli çikolata gelsin, ucuz Bulgar kaşarı gelsin, anca soğuk hava dalgası! Neyse sinirlenmiyoruz, şimdi buğulu cama abidik gubidik resimler çizme zamanı; oradan buradan okuyup sakinliyoruz…

-Kadın hissettiği kilodadır! Tartı fazla gösterirse "tartı bozuk" elbise dar gelirse "kalıbı küçük" arkadaşı kilo almışsın derse "fesattır"…

-Oturup kendi kendine ağlamak normal iken, kendi kendine gülmeye neden delilik deniyor ki?

-Erkekler 2'ye ayrılır;… ve maç yaparlar.

-Sosyal medyada sen o kadar aşklı meşkli yazı yaz, şarkı paylaş; akraba gelsin altına “Dayımgil n’apıyo iyiler mi?” yazsın… He iyiler, iyiler selamları var…

-“Feminizm kocayı buluncaya kadar, komünizm parayı buluncaya kadar, ateizm uçak sallanıncaya kadardır" demiş bir düşünür.

-Sabah binbir zorlukla yaptığı makyajı, akşam hiç üşenmeden silen varlık sizi mi silmeyecek? Yapmayın beyler…

-Tabii öte yanda da üçüncü gözü açılsa ilk olarak rimel sürecek kadınlar tanıyorum. Bacım yavvaş; makyajın da bi hududu var.

-“Hiçbir korku filmi, insana babanın 16 cevapsız çağrısı kadar korku veremez" diyen gençler size de selam olsun…

-‘Bu laflara karnım tok ama bi çayını içerim…” denesi ne çok insan var…

-‘Sevenleri sevdiğine vermediler…' diye zıplaya zıplaya oynarsak Allah da cezamızı yalnızlıktan verir böyle işte...

-‘Arabada bebek var’ yazan insanlar da bi acayip, ne yapalım yani ışıklarda çeyrek altın mı takalım?

-O an alamayacaksan mağazada beğendiğin kıyafeti kimse görmesin diye en arkaya saklıyorsun; saklama…

-Google Earth bize dünyayı gezme fırsatı veriyor, biz gene gidip evimizi buluyoruz…

-Ev demişken, gece camdan sokaktaki evlere baktım da büyük televizyonlarda dizi, küçük televizyonlarda maç izleniyor. Sonra neymiş, kadınlar eziliyormuş…

-Asetabulum kırığı (kalça yuvası kırığı)=600 lira… Akıllı telefon dış kasa kırığı=1100 lira+KDV...

-Okullarda “Zorunlu dün dersi” verilsin, belki yaşadıklarımızdan ders çıkarırız…

-Biz Nasreddin Hoca’nın torunlarıyız. Hep bir umut var içimizde; ‘Ya severse'...

-Biri de çıkıp desin ki: “Önemli olan yarışmak değildi paraydı, para için geldim! Tüm rakiplerimin önüne yokuş gelsin!” Ama yok, hep gösteriş…

-İş yerlerinde ‘personel harici giremez’ yazan kapıların ardında vileda, süpürge olduğu bilinmesine rağmen çılgınca merak eden bi ben miyim?

-“Telefonu kapalı…” dendiğinde “Dur bi de ben arayayım!” diye anlamsız atraksiyonlar yapanlar hariç herkese mutlu haftalar…


Ninem diyor ki; Gurbette taşa yaslanmayan, evdeki yastığın kıymetini bilmez.

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
621005 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/halime-gurbuz/621005.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT