BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Gıybet, kanser gibidir!..

Gıybet ve iftira söylemek, büyük günâh olduğu gibi, bunları dinlemek de haramdır. Söyleyen ve dinleyen, Cehennem ateşinde yanacaktır.
 
Dilimizin âfetleri -11-
Gıybet, din kardeşinin ve hatta bir zimmînin [gayrimüslim vatandaşın] işitince üzüleceği bir kusurunu arkasından söylemektir. Ebû Hüreyre “radıyallahü anh” der ki: 
Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu: 
(Gıybetin ne olduğunu bilir misiniz?) Allah ve Resûlü daha iyi bilir dediler.
(Din kardeşini, hoşlanmadığı bir şeyle anmandır) buyurdu. O din kardeşimde, söylediğim şey varsa denildiğinde: 
(Eğer söylediğin onda varsa, onu gıybet etmiş olursun. Söylediğin onda yoksa, ona iftira etmiş olursun) buyurdu
Gıybet ve iftira söylemek, büyük günâh olduğu gibi, bunları dinlemek de haramdır. Söyleyen ve dinleyen, Cehennem ateşinde yanacaktır. Söyleyeni susturmalı, susturamaz ise, oradan kalkıp gitmelidir. Ve bunlar için hayır dua etmelidir.
Gıybet harâmdır. Dinleyen, o kimseyi tanımıyorsa, gıybet olmaz. Bedeninde, nesebinde, ahlâkında, işinde, sözünde, dîninde, dünyasında, hatta elbisesinde bulunan bir kusûr, arkasından söylendiği zaman, bunu işitince üzülürse, gıybet olur.
Bir Müslümanın günahı ve kusûru söylendikte, hâfızların, din adamlarının, "Elhamdülillâh biz böyle değiliz" demeleri, gıybetin en kötüsü olur.
Birisinden bahsedilirken, “Elhamdülillâh, Allah, bizi hayâsız yapmadı” gibi, onu kötülemek, çok çirkin gıybet olur. Falanca kimse çok iyidir, ibâdette şu kusuru olmasa, dahâ iyi olurdu demek, gıybet olur.
Gıybet, Kur'ân-ı kerîmde, ölü kardeşinin etini yemeye benzetilmiştir. Hucûrat sûresi 12. âyet-i kerîmesinde meâlen buyuruldu ki: 
(...Birbirinizin kusûrunu araştırmayın. Biriniz, diğerinizi gıybet etmesin. Ölmüş kardeşinizin etini yemek, sizden birinizin hoşuna gider mi? Siz tabii bundan tiksinirsiniz! O hâlde Allah'tan korkun!) 
Yeni defnedilen iki ölü için Resûlullah Efendimiz buyurdu ki: 
(Şimdi onların kabirleri ateşle dolduruldu, azap içindedirler. Feryatlarını insan ve cinden başka her mahlûk işitti. Eğer gizleyebilseydiniz, benim işittiklerimi siz de işitirdiniz. Bunlardan biri, idrardan sakınmazdı, öteki de, insan eti yerdi [gıybet ederdi]).
Şu altı kişinin kusurlarını, ayıplarını arkasından söylemek, gıybet olmaz: Ona acıdığı için söylemek, ona mâni olunması için söylemek, fetvâ almak için söylemek, Müslümanları onun şerrinden korumak için söylemek. O kusur, ona isim olmuş ise, onu bu isim ile tanıtmak mecburiyetinde olmak. Âşikâre, herkesçe bilinen  fıskı, bid'ati ve zulmü söylemek...
Gıybet, üç türlüdür: Birincisinde, ben gıybet etmedim, onda bulunan şeyi söyledim, der. Böyle söylemek, küfür olur. Çünkü, harâma, helâl demiş olur.
İkincisinde, gıybet olunana duyurmaktır. Büyük haram olur. Tevbe etmekle af edilmez. Onunla helâlleşmek de lâzım olur.
Üçüncüsünde, gıybet olunanın bundan haberi olmaz. Tevbe ve istiğfar etmekle ve ona hayır dua etmekle af olur.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
620627 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/hasan-yavas/620627.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT