BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Üniversiteler tam açılmıyor mu?

Meryem Aybike Sinan
Facebook

Bütün ilk ve orta dereceli okullar açık ve neredeyse pandemiden önceki normallerle eğitime devam ediyorlar. Peki üniversitelerin durumu ne? Üniversiteler yüz yüze eğitime hangi şartlar altında başlayacak?

Ders kayıtlarını başlatan kimi üniversitelerde bu dönem de bütünüyle yüz yüze eğitime başlanmayacağını, bazı derslerin uzaktan eğitimle sürdürüleceğini görüyoruz.

Bazı üniversitelilerden aldığımız mektuplardan bu durumun kendilerini memnun etmediğini hatta sıkıntıya soktuğunu anlıyoruz. Mesela Akdeniz Üniversitesi öğrencisi olan bir kardeşimiz mektubunda diyor ki:

“Bu yıl ikinci sınıfı okuyacağım. Ancak derslerimin büyük çoğunluğu online olacak! Biz çok uzaktan kalkıp Antalya’ya gideceğiz çünkü yüz yüze göreceğimiz dersler var ve bu derslere girmek mecburiyetindeyiz... Öte yandan öğrenci yurtları ve kiralık evler ateş pahası. Mademki uzaktan eğitim vermeye devam ediyorsunuz birkaç ders için bizi bu maddi yükün altına niçin sokuyorsunuz?"

Kimi üniversitelerde ise kredisi çok düşük olan bazı seçmeli derslerin uzaktan eğitimle verileceğini öğreniyoruz. Bunun pandemiye ne gibi katkısı olacağını anlamak da zor aslında.

Üniversiteler açılıyor ama birçok sorunla… KYK yurtları yetersiz, gençlerimiz barınma, beslenme konularında ciddi sıkıntılar çekiyor. Bütün şehirlerde aniden yükselen kiralar, öğrenci yurtlarına yapılan astronomik zamlar öğrenci bütçelerini çok ciddi anlamda sarsıyor!

Her zaman savunduğum bir hususun altını buradan yine çizmek istiyorum. İlk ve ortaöğretimde okuyan milyonlarca öğrencinin ders kitapları MEB tarafından bedava dağıtılıyor. Bu gerçekten yanlış, yanlış yanlış!.. Neden mi? Çünkü bu kitapları yetersiz bulan öğretmenler bu kitaplardan ders anlatmıyor ve kaynak kitaplara yöneliyor.

Bu kitaplar çoklukla atıl durumda kalıyor!  Bir de ücretsiz verilen bu kitaplar öğrencide değer bulmuyor ve sağa sola atılıyor! Milyonlarca paramız çöp oluyor… Eskiden bu ders kitapları kıymetliydi, sahaflara kadar gider ikinci el olarak satın alınırdı… Unutmayalım ki bedava verilen kitap ancak ve ancak kitapları değersizleştirir!

Hâlbuki bu bedava kitaplara ayrılan bütçe, üniversiteli gençlerimizin her türlü ihtiyacı için harcanabilir, onların sıkıntıları giderilebilir, AR-GE çalışmaları için ayrılabilir.

Bir yandan milyonlarca öğrenciye ders kitaplarını bedava veriyoruz öte yandan yüz binlerce üniversiteli gencin sıkıntılarını göremiyor ve onlara yeterince kaynak ayıramıyoruz. Yarınlarımızı emanet edeceğimiz gençlerimiz hayatlarının bu en önemli kavşağında derslerine odaklanmaları gerekirken, yarınlara hazırlanmaları gerekirken ekonomik şartlardan dolayı türlü endişe ve sıkıntılarla boğuşuyorlar. Verilen öğrenci bursları dahi mezun olur olmaz faiziyle geri isteniyor! Kaldı ki bu bursların günbegün pahalılaşan bu hayat şartlarında ne kadar yetersiz olduğu da ayrı bir vaka…

AVM ve diğer iş yerlerinde tezgâhtarlık yapan gençlerin büyük çoğunluğu neredeyse üniversite öğrencisi! Bütün gün ayakta durarak okul harçlıklarını denkleştirmeye çabalıyorlar. Bu öğrenciler tezgâhlarda değil, kütüphane ve diğer araştırma geliştirme çalışmaları içinde olmalıydılar oysa…

Üniversiteler açılıyor evet… Birkaç ders için başka bir şehirden gelen öğrenci gelmişken kalan dersleri de yüz yüze yapmaları daha doğru değil mi? Üniversiteler bu kararı öğrencilerle istişare ederek alsa daha doğru olmaz mı?

Hasılı özerklik zırhı içinde her üniversitede ders zilleri başka başka çalıyor. Ancak gönül istiyor ki bu ziller öğrencinin lehine ve faydasına çalsın. Öyle değil mi?

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
620646 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/meryem-aybike-sinan/620646.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT