BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Hibrit eğitimden nereye gidiyoruz?

Meryem Aybike Sinan
Facebook

Üniversiteler eylül ayından beri eğitim ve öğretime devam ediyor.

Omigron varyantının hızla yayılması karşısında bazı üniversitelerin Hibrit olarak devam ettikleri modelden tekrar uzaktan eğitim seçeneğine geçme hazırlıkları yaptıklarını söyleyelim.

Bu durum bazı Avrupa ülkelerinde hayata geçirildi bile.

Türkiye’de üniversitelerde bugüne kadar Hibrit denilen hem uzaktan hem yüz yüze olan eğitim faaliyeti öğrenciler tarafından nasıl değerlendiriliyor?

Bir defa öğrencinin barınma meselesi, ekonomik şartlar öğrenciyi büyük oranda uzaktan eğitim seçeneğine yöneltilmiş durumda. Her şeyden önce kimi üniversitelerde hocaların da öğrenciye kulak vermesiyle neredeyse derslerin tümü uzaktan yapılıyor. Bununla ilgili kimi anket çalışmaları bile var. Üniversite yönetimleri tarafından yüzde 40 olarak belirlenen uzaktan eğitim modeli kimi üniversitelerde pratikte yüzde yüze ulaşmıştır. Bu model öğrencilerin büyük çoğunluğu tarafından kabul görse de geriye kalanlar yüz yüze eğitimden yana bir tavır gösteriyor.

Peki hangi seçenek uzun vadede fayda sağlar?

Akla ilk gelen cevap yüz yüze eğitim olsa da ekonomik gerçeklerimiz uzaktan eğitim diyor. Ağır hayat şartları ne yazık ki üniversite öğrencilerini, ailelerini olumsuz etkiliyor. Üniversiteli hayal ettiği üniversiteli hayatını maddi nedenlerden dolayı yaşayamıyor. Ortalama bir hayat standardı için en az beş bin liranın gerektiğinin altını çizelim.

İnsanların ezici çoğunluğu üniversite eğitiminin bir barınma ve yiyecekten ibaret olduğunu sanıyor. Oysa bunun ulaşımı var, oldukça pahalı ders kitapları var, öğrencinin üniversitedeki sosyal hayatı var… Bazı alanlarda tek bir kitabın bir asgari ücret fiyatına geldiğini biliyor musunuz?

Eskiden öğrenciler fotokopi yoluyla çoğalttıkları kaynakların bu yolla bile artık kitap fiyatına geldiğini söylüyorlar zira kâğıda yapılan zamlar maalesef o imkânları da ortadan kaldırmış. Hasılı ne taraftan bakarsak bakalım üniversite eğitimi ülkemizde hiç kolay değil.

İşte bütün bu olumsuzlukların üzerine bir de pandemi illeti eklenince uzaktan eğitim seçeneği öğrenciler tarafından en tercih edilen eğitim modeli olarak pratikte çoktan hayata geçmiş bile. Şimdi yüz yüze eğitimin şart olduğu bazı bölümler hariç bütün alanlarda uzaktan eğitim istiyor üniversiteli.

Peki haklılar mı?

Yukarıda izahını yaptığım gerekçelerden dolayı elbette haklılar lakin kampüs hayatının da öğrenciye kattığı pek çok tecrübe olduğunu söylemem lazım. Üniversite sadece derslerden de ibaret değildir. Sosyal iletişim, düşünce platformları, Öğrenci Kulüpleri ve etkinlikler üniversiteliye pek çok alanda hayat tecrübesi kazandırıyor. Hocalarıyla, tanışma, kaynaşma yüz yüze sohbet etme imkânları oluyor. Bu unsurların da üniversite eğitiminde çok önemli olduğunu ifade etmek lazımdır.

O hâlde ne yapılmalı?

Pandemi hız kesmeden devam ediyor. Yarınlarımız hakkında fikirlerimiz, tasavvurlarımız bir türlü netleşemiyor! Eğitim çok önemli, ondan vazgeçemeyiz! Bilgi çağında zamanın ruhu bizlere yakın gelecekte “Uzaktan Eğitim” modelinin zamana damgasını vuracağını söylüyor.

Her şeyden önce “Uzaktan Eğitim” seçeneğinin de bu çağın önemli bir enstrümanı hâline geldiğini, bu alanda çok daha ciddi çalışmalar yapmanın zaruri olduğu üzerinde akademi camiasının ittifak etmesi gerek. Üniversite kütüphanesi acilen dijitale dönüşmeli, sosyal kulüplerin faaliyetleri uzaktan yapılacak duruma getirilmelidir. Hocalar uzaktan eğitimin materyallerini çeşitlendirip hazırlıklarını tamamlamalıdır.

Yeni dünya düzeni biz istesek de istemesek de bizlere bu hazırlıkları yapın diyor!

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
622129 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/meryem-aybike-sinan/622129.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT