BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

İşin sırrı nerede?

Kurlar arttı, TL’ye yatırım cazibe kazandı. Türkiye’nin dış ticaretinde önemli paya sahip 36 ülkenin para birimlerinden oluşan sepete göre TL’nin ağırlıklı ortalama değeri olan "reel efektif döviz kuru”nda büyük düşüş var. 2003 ortalamasına göre endeksin 100’ün altına inmesi Türk lirasının değer kaybettiğini (ucuzladığını) 100’ün üzerine çıkması değer kazandığını gösteriyor. 2010 yılında %122 ile rekor düzeye ulaşılmıştı. Endeks TÜFE bazında nisanda bir önceki aya göre 3,28 puan azalarak 62,29'a indi.

TL’nin %37.71 ucuzlaması başka ülke paralarıyla Türk varlıklarını satın alacaklara büyük avantaj sağlıyor. Dolar kuru 6,85 TL iken, 1 milyar liralık Türk varlığı satın alacak yabancı yatırımcı 145 milyon ödeyecekken, dolar fiyatı 8,50 TL’ye çıktığında (Türk lirası ucuzladığında) 1 milyar Türk liralık varlığı 117 milyon dolara satın alma imkânı ortaya çıkıyor. Yabancı yatırımcı öncelikle finansal varlıklarla ilgileniyor. Çünkü ucuzlayan Türk lirası hisse senedi ve Hazine Bonolarını yabancı yatırımcılar için çok cazip hâle getiriyor... Dövizini yüksek fiyattan bozduruyor, hisse senedi ve tahvili en ucuz fiyattan alıyor. Böyle fırsat her zaman ele geçmez. 2020'nin tamamında 4,58 milyar dolarlık satış yapan yabancı yatırımcılar son 4 haftada 450 milyon dolarlık tahvil ve ağırlıklı olarak banka hisselerinde alım yaptı.  
Türkiye’de şirket almak için de çok uygun ortam oluştu. Şu anda yüzlerce Türk şirketinin ya tamamı ya da önemli bir bölümü yabancıların eline geçmiş durumda… 5 ayda Türk lirası dolara karşı yüzde 14 değer kaybetti, yani ucuzladı. Yurt dışı üretici fiyatlarındaki artış %35’i aştı. İhracatçı işletmelerde ciddi kur riski oluştu. Faizlerin %19’a çıkarılması kredi maliyetlerini arttırdı. Türk şirketleri sermaye ihtiyacını bankaya borçlanmak yerine şirketinin bir bölümünü satarak karşılama yolunu tercih ediyor. Bugün alışverişte hiç vazgeçmediğimiz dev markaların büyük çoğunluğunda ya Çinli, ya ABD’li, ya Alman, ya Fransız ya da İtalyan menşeli şirketlerin payı var. 2020’de Türkiye’de yabancıların şirket satın alma hacmi yüzde 35 artışla 4,6 milyar dolara yükseldi. Aslında bu sadece bize mahsus bir tablo değil. Avrupa’da, ABD’de, İngiltere’de, Japonya’da ve Çin’de de aynı şekilde yabancı kuruluşlar faaliyet gösteriyor. Yani özetle şirketler nezdinde global bir dünya düzeni oluşmuş durumda...
Yabancılar neden şirketlerimizi kapışıyor diye soracak olursanız, ülkemiz eşsiz bir coğrafi konuma sahip, imalat sanayii güçlü, katma değerli ürünlere odaklanma şansı yüksek, kaliteli ve genç iş gücü var ve tüketim toplumuyuz. Yüksek kazanç elde ediliyor. Ülkemizin kalkınma için yabancı sermayeye ihtiyacı var. Yıllık ortalama 35 milyar dolar cari açık veren ülkemizin bunu en aza indirmek için doğrudan yatırımlara şiddetle ihtiyacı var. 
Yabancı yatırımcı işkembeden atan zangoçların sözlerine değil, Türkiye'nin büyüme stratejisine, kısa ve uzun dönemdeki risklerine, sermayenin getirisine ve hukuk sistemine güvendiği için geliyor. İşin sırrı burada.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
619070 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/necmettin-batirel/619070.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT