BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Çağdaş

Muasır idi, asrî oldu. Derken çağdaş dendi. Bazıları için o da yetmedi. Onlar, 'çağcıl' diyorlar. Ama tutacağını sanmıyoruz. Hiç sevimli değil. Hayli kekre. 'Muasır medeniyet seviyesi' diye konuşulurken, 'çağdaş medeniyet' denmeye başlandı. 'Çağdaş uygarlık'la yarıştılar o daha fazla tuttu. Ortak aklın neyi benimseyip, neyi görmezlikten geleceği, neyi reddedeceği, neyi saklayacağı önceden hiç de belli olmuyor. 'İnsan konuşan hayvan' diye tarif edilmekte. Buradaki 'hayvan' canlı mânâsına. 'İnsan, hayvanat cinsinden bir mahluktur' denmek istenmiyor. Zaten tarifin evveliyatı mevcut. Öncekiler de 'hayvanı nâtık' demişler. Düşünebilme melekesinden sonra belki de en önemli kabiliyet, konuşabilme imkânı. İnsandan gayrı hiçbir varlık konuşamıyor. İnsan konuşan bahtiyar. Konuşma da kelimelerle. Kelimelerin hayatımızda büyük yeri var. Diğer tarifi hatırlayalım. 'İnsan, kelimelerle düşünür'. Kelime, insan olmakla yakından alakalı, 'İnsan kıyafetiyle karşılanır; konuşmasıyla uğurlanır'. Yunus Emre merhum, 'söz ola kestire başı, söz ola kese savaşı' derken aslında kelimeye işaret etmekte. Söz, kelimenin sese dönüşmüş halidir. Sözün çoğu ziyandır. Onun da hakkını atalar vermiş. Demişler ki 'çok mal, haramsız, çok söz, yalansız olmaz'. Malı temizlemenin yolu zekât vermekten, fazla kelamı arıtmak da istiğfardan geçer. Her sözü doğru konuşan seçilmişler dahi hem her ân tövbe etmiş ve hem de 'bizim tövbemiz de tövbeye muhtaçtır' deme zarafetini göstermişler. Çok konuşmak makbul değil. Kelime israfına düşmemeli. Bunun gibi büsbütün susmak da tehlikeli. Geveze, lafını bilmez kadar hepten suskun da sakınılması gereken biridir. Öyleleri içten pazarlıklıdır. Hesabidir. 'Ahmağın kalbi dilinde ârifin dili kalbindedir' abidevi tesbiti gereği çalçene belki ahmaktır ama, asla renk vermeyen, asla konuşmayan abus çehreli biri muhakkak haindir. Halbuki en güzeli konuşacak ve susacak zamanı bilmektir. Bazen de kelimelerde aşınma, yıpranma koflaşma olur. 'Çağdaş' onlardan biri. Bu sevimli kelime, ezbere övme ve yerme vasıtası, bir hafif slogan haline getirilldi. 'Çok çağdaş bir adam. Hayır; o mu? O, çağdışı gerici'. Neye göre, kimin için hangi teraziyle çağdaş veya değil. Sıradan bir tarif biçimi. Kelime katledildi adeta. Bir ara olur olmaz yer ve sebeple "olay" diyenler vardı. Türkçeyi perişan etmekteydiler. Ona döndü. Koskoca kimseler, ağzını açınca bir şey diyeceğini sanıyorsunuz. Bakıyorsunuz, muhtevasız bırakılan bir kelime etrafında lafı köpürtmekte. Yaldızlı fakat boş. Başımıza ne geliyorsa o yaldızlı ve boş veya kof kelimelerden dolayı geliyor. Çünkü onlarla düşünülmüyor. Düşünülüyor sanılmakta. Rüyada gibi. İnsan rüyada ne kadar düşünebilir? İçi boşaltılmış kelimelerle de düşünülmez. İnsanın önüne çıkan kelimeleri düşünmesi lazım. Çağdaşsa öyle.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
130798 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/rahim-er/130798.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT