BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

“Varlığına yürekten inanıyorum”

Ünal Bolat
Facebook
Kızı aramaya çıkan aileler yavaş yavaş evlerine çekilirken, çaresizliği yaşıyorlardı...
 
Yıllar önceydi… Hiç unutamadığım bir gündü… Çünkü bahar mevsimi olmasına rağmen sabah kalktığımda gökyüzünün kapkara bulutlarla kaplı olduğunu görünce, içimize bir sıkıntı geldi... Öğleye doğru, bardaktan boşanırcasına yağan yağmur, köylüyü çaresiz bırakmıştı. Kısa bir süre içinde, ortalık sel suya gitmişti... Evlerimizin önünden akan minik dere sele dönmüş ne varsa önüne katmış götürüyordu.
Bu hengâmede birtakım sesler duydum... Hepimiz dışarı çıktık... En son bizim haberimiz olmuş meğerse... Elleriyle dizini döven M. Ali Amca'nın hanımına rastladık... Zavallı iki gözü iki çeşme ağlıyordu...
İki kızından birini bulamıyorlardı. Sel suyuna kapıldığından endişe duyuluyordu. Bütün köy halkı, kaybolan minik yavrunun ölü veya dirisini arıyordu... Bu arada, sel suyu yavaş yavaş çekilse de minik yavruyu bulamadılar. Kızcağız hiçbir yerde görünmüyordu...
Fakat dikkatimizi çeken bir durum daha vardı ki, kızın babası M. Ali Amca, dili dişi kilitlenmiş bir türlü konuşamıyor, konuşamadığı gibi ağlayamıyordu da...
Hava kararmış artık akşam olmuştu... Kızı aramaya çıkan aileler yavaş yavaş evlerine çekilirken, çaresizliği yaşıyorlardı... O yıllarda AFAD’ın jandarmanın böyle arama kurtarma faaliyeti olmuyordu. O geceyle birlikte üç gün kızı aramakla geçti... Üç gün boyunca ne ölüsünden ne dirisinden haber alınamamıştı... Artık herkes öldüğüne inanmıştı... Annesi ve babası da artık bari ölüsünü olsun bulsak diyorlardı.
Beşinci günü, köyden çok uzakta, bir çalılığa takılı hâlde minik yavrunun cesedi bulundu. Köy hüzne büründü. Minik bedeni tanınmaz hâle gelmişti...
Defin hazırlığı yapılıp cenaze gözyaşları içinde yıkanıp kefenlenip toprağa verilirken beş gündür dili dişi tutulmuş konuşamayan babanın hüngür hüngür ağladığını gördüm. İçim parçalandı. Baba hem ağlıyor hem yalvarıyordu:
“Allah’ım bütün kötü düşüncelerden tövbe ediyorum. Bütün kalbimle varlığına inanıyorum. Beni bağışla Rabb'im...”
Daha sonradan öğrendik ki meğer M. Ali Amca köyün meydanında yaklaşık iki hafta önce yaptığı bir sohbet anında nasıl olduysa ağzından gafletle şunlar çıkmış: "Beni de mi imtihan edeceksin Allahım!.." Dinleyenlerin dudakları uçuklarcasına yapılan bir kula yakışmayan bu konuşmanın ardından uğradığı felaketi M. Ali Amca kendisi için ders olarak yorumlamış o sebeple şoke olmuş ve mezara kapanıp yalvarmıştı…
           Ayten Ç.-Kayseri
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
610662 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/unal-bolat/610662.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT